Salih Küçükiba

Konyaspor'da savunma tamam, hücum alarm veriyor!

Salih Küçükiba

Konyaspor, Amedspor deplasmanından eli boş döndü. Son üç maçtır kalesinde gol görmeyen yeşil-beyazlılar için sezonun bu bölümünde savunma sorununu büyük ölçüde çözdüğümüzü söylemiştik. Ancak savunmadaki olumlu tabloya rağmen hücum hattındaki üretkenlik sorunu giderek daha belirgin hâle geliyor. Nitekim Konyaspor, son üç Süper Lig maçında rakip filelere yalnızca bir gol gönderebildi.

Gol yollarındaki bu kısırlık, artık görmezden gelinemeyecek bir sorun. Üstelik son vuruş kalitesi ve bitiriciliğiyle bu problemi çözebilecek isimlerin başında gelen Kramer’in takımdan ayrılması, hücum hattını daha da tartışmalı bir noktaya taşıdı. Bu nedenle Konyaspor’un gol yollarındaki sorununa ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Amedspor karşılaşmasında mücadele gücü yüksek, maçın içinde kalmayı başaran ve son ana kadar direnç gösteren bir Konyaspor izledik. Ancak mücadelenin ve savunma disiplininin tek başına yeterli olmadığı da bir kez daha ortaya çıktı. Hücumdaki verimsizlik, kaleyi bulan şutların yetersizliği, topun forvet hattıyla yeterince buluşturulamaması, dikine oynayabilen oyuncu eksikliği ve oyunun yönünü belirleyecek klasik bir 10 numaranın yokluğu artık can sıkıcı bir boyuta ulaştı.

Üstelik Baniya ve kaleci Bahadır’ın başarılı performanslarına rağmen son dakikalarda gelen golle mağlup olmak, bu karşılaşmanın hayal kırıklığını daha da artırdı.

Sorun yalnızca golcülerde değil, oyunun kendisinde

Öncelikle İlhan Palut’un tercihlerini ve takımın hücum organizasyonunu masaya yatırmak gerekiyor.

1. Diogo ve Melih ısrarı sorgulanmalıİlhan Hoca, hücum üretkenliğine katkısı sınırlı kalan Diogo ve Melih’den vazgeçmekte zorlanıyor. Elbette oyuncuların sahadaki görevleri ve taktiksel sorumlulukları önemli; ancak mevcut düzen sonuç vermiyorsa alternatifleri değerlendirmek de teknik direktörün sorumluluğudur.

2. Toth’un üzerindeki yük hafifletilmeliToth’u daha serbest oynatma düşüncesi anlaşılabilir. Fakat oyuncuya gereğinden fazla sorumluluk yüklemek, takımın diğer bölgelerindeki eksiklikleri tek bir isim üzerinden çözmeye çalışmak anlamına geliyor. Toth’un verim alabileceği daha dengeli bir orta saha kurgusuna ihtiyaç var.

3. Kanatlar ve 10 numara pozisyonu işlemiyorKonyaspor, hücumda genişliği yeterince kullanamıyor. Kanat oyuncularının oyuna etkisi sınırlı kalırken merkezde de hücumu yönlendirecek, savunma blokları arasına pas atabilecek ve son bölgeye yaratıcılık katabilecek bir oyuncunun eksikliği hissediliyor.

4. Takımın hücum geçişleri çok yavaşKonyaspor topu kazandığında rakip savunma yerleşmeden hücuma çıkamıyor. Hızlı hücum ve kontra atak tehdidinin yetersizliği, rakiplerin savunmada rahatça organize olmasına imkân tanıyor. Topu kazandıktan sonra dikine oynayabilen, rakip savunmanın dengesini bozabilecek bir oyun anlayışına ihtiyaç var.

5. Muleka’dan yeterince yararlanılamıyorMuleka’nın top saklama ve fiziksel mücadele özelliklerinden faydalanılıyor; ancak oyuncunun hücumdaki potansiyeli bundan ibaret değil. Onu ceza sahasına daha yakın konumlandırmak, çevresindeki oyuncularla bağlantısını güçlendirmek ve gol pozisyonlarına daha sık sokmak gerekiyor.

İlhan Hoca’nın artık alternatif bir plana ihtiyacı var

Savunma tarafında, Adil ve Uğurcan’ın eksikliğine rağmen belirli bir denge yakalandığı görülüyor. Bu, teknik heyet adına önemli bir artı. Ancak savunmada yakalanan istikrarın puana dönüşmesi için hücum tarafındaki tıkanıklığın da acilen giderilmesi gerekiyor.

Bana göre Konyaspor’un öncelikle orta saha ve hücum hattındaki oyuncu dağılımını yeniden değerlendirmesi şart.

Jevtovic’in yanında Melih yerine Toth’un görev aldığı, kanatlarda Dompe ve Colley’nin kullanıldığı bir düzen denenebilir. İleri uçta ise Muleka ile Mustafa Muhammed’in birbirine yakın konumlandırılması ya da Deniz’in Muleka’nın arkasında görev yapması alternatifler arasında değerlendirilebilir.

Buradaki temel amaç yalnızca oyuncuların yerlerini değiştirmek değil; kanatları daha etkin kullanan, merkezden dikine oynayabilen, hücum geçişlerini hızlandıran ve santrforunu daha fazla topla buluşturan bir takım ortaya çıkarmak.

Böyle bir yapılanmayla Konyaspor hem hücum genişliğini artırabilir hem de oyunun hızını ve yönünü değiştirebilir. En önemlisi, ileri uçtaki oyuncularını rakip savunmanın arasında yalnız bırakmaktan kurtulabilir.

Aslında bu senaryoda elimizde önemli bir avantaj da vardı: Kramer.

Ancak ne yazık ki yönetim ile Kramer arasındaki süreci çözüme kavuşturamadık ve oyuncunun takımdan ayrılmasının ardından oluşan boşluğu dolduramadık. Kramer’in yerini doldurabileceğini düşündüğümüz Mustafa Muhammed ise şu ana kadarki performansıyla bu beklentiyi karşılayabildiğini gösteremedi.

Kramer, yalnızca gol atan bir santrfor değildi. Ceza sahasında doğru pozisyon alabiliyor, farklı şekillerde gol bulabiliyor, gerektiğinde önde baskıya katılıyor ve orta saha oyuncularıyla bağlantı kurarak takım arkadaşlarına duvar olabiliyordu. Kısacası, hücumun farklı aşamalarında sorumluluk alabilen komple bir forvet profili çiziyordu. Onun eksikliği yalnızca gol sayısında değil, takımın hücum organizasyonunda da hissediliyor.

Bu nedenle yönetimin transfer planlamasını şimdiden gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Enis ve Mustafa Muhammed’in devre arasına kadar gösterecekleri performans beklentiyi karşılamazsa, forvet hattına mutlaka yeni bir takviye yapılmalı. Bunun yanında takımın hücum aklını ortaya koyabilecek kaliteli bir 10 numara ya da oyunun iki yönünü de oynayabilen bir 8-10 numara profili transfer edilmeli.

Çünkü Konyaspor’un sorunu yalnızca gol atacak bir oyuncunun eksikliği değil; o oyuncuyu besleyecek, pozisyona sokacak ve hücumun yönünü belirleyecek futbol aklının da yeterince ortaya konulamaması.

Gençlerbirliği ve Galatasaray maçları kritik eşik

Şimdi önümüzde kendi sahamızda oynayacağımız Gençlerbirliği ve Galatasaray karşılaşmaları var. Konyaspor’un bu iki maçtan en az dört puan çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Elbette rakiplerin gücü ve maçların zorluk derecesi ortada; ancak takımın puan tablosundaki hedefleri açısından bu karşılaşmaların önemi büyük.

Özellikle Gençlerbirliği maçında İlhan Hoca’nın burada sözünü ettiğimiz alternatiflerden en azından birini sahaya yansıtmasını bekliyorum. Mevcut düzen hücumda yeterli üretkenliği sağlayamıyorsa farklı bir planı denemekten kaçınmamak gerekiyor.

Futbolda istikrar önemlidir; ancak istikrar, sonuç vermeyen bir düzende ısrar etmek anlamına gelmez. Bazen doğru hamle, alışılmış tercihlerin dışına çıkabilmektir.

Konyaspor savunmada belli bir mesafe katetti. Şimdi sıra hücumdaki düğümü çözmekte. Bunun için hem teknik heyetin cesur kararlar alması hem de yönetimin transfer dönemine yönelik doğru adımları atması gerekiyor.

Aksi hâlde aynı sorunları yaşamaya, aynı eksikleri konuşmaya ve kaybedilen puanların ardından aynı soruları sormaya devam edeceğiz.

Çünkü artık açıkça görülüyor: Konyaspor’un yalnızca mücadele etmesi yetmiyor. Üretmesi, hücumda çoğalması ve bulduğu fırsatları gole çevirmesi gerekiyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları