Seyfullah Koyuncu

Allah yokluklarını göstermesin

Seyfullah Koyuncu

Dedenin biri her gün sabah erkenden hastanenin yolunu tutuyormuş. Sırası gelir gelmez doktorun odasına giriyor, şikayetini dile getiriyormuş.

Doktor özene bezene muayenesini yapıyor, dedenin şikayetlerine çözüm bulmaya çalışıyormuş. Nihayetinde de teşhisi koyup reçeteyi yazıyor, dedeyi yolcu ediyormuş.

Aynı dede ertesi gün yine aynı hastanenin yolunu tutuyor, yine benzer şikayetlerle doktorun başında bitiyormuş.

Bu böyle aylarca, günlerce devam edip durmuş.

Dede her gün sabah hiç sektirmeden istikrarla muayene olmaya geliyor, bir gün bile boşluk vermiyormuş. Öyle ki, hastanede çalışan herkes artık dedeyi yakından tanımış, varlığına alışmışlar.

Her gün sabah türlü şikayetlerle hastaneye gelen dede, günün birinde gelmemiş.

Dedenin yokluğunu gören hastane personelinin aklına kötü şeyler gelmiş. Acaba dedeye bir şey mi oldu, acaba hayatını mı kaybetti diye tedirgin olmuşlar.

Derken, ertesi gün dede sağlam bir şekilde yine muayeneye çıkagelmiş.

Allah’ın her günü hastaneye gelen dedenin, dün neden hastaneye gelmediğini merak etmişler ve kendisine sormuşlar; ‘Dede hayırdır, dün niye gelmedin?’

Dedenin cevabı manidar: Hastaydım guzum, gelemedim…

Bu hikayeyi daha önce de yazdığımı hatırlıyorum. Çünkü ne zaman hastaneye gitsem, o kalabalığı, o hengameyi görünce aklıma bu hikaye geliyor.

Ne yazık ki hastanelerimiz bu dedemiz gibi insanlarla dolu. Başı ağrıyan hemen hastanenin yolunu tutuyor. Dolayısıyla da ne hastanelerde yer bulunabiliyor ne de sağlık çalışanlarımız insani şartlarda çalışabiliyor.

Devletimiz yeni binalar yapıyor, teknolojik yatırımlar yapıyor, sağlıkta hizmet ağını genişletiyor. Ama gel gör ki durum başka…

Sağlık hizmetlerine bu kadar kolay bir erişimin olması normal şartlarda övünülecek bir şeydir. Ama ben bu erişimin kısıtlanması taraftarıyım. Hatta muayene olmanın bu kadar kolay olmasını eleştiriyorum. Gerçekten hasta olanların hakkına girildiğini düşünüyorum.

Sağlık Okuryazarlığı eğitimi mi verilir, yoksa başka bir proje mi üretilir, bilemem. Ama bu hengameyi çözmek şart.

İnsanlarla uğraşmak kolay değil. O sebeple doktorlarımız başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımız çok ulvi bir vazifeyi ifa ediyorlar. Para pul bir kenara, hakları inanın ödenmez.

Allah düşürmesin, yokluklarını da göstermesin…

Başınıza bir iş gelmeyince anlamıyorsunuz çünkü kıymetlerini.

Bu anlamda geçtiğimiz hafta ben de sağlıkla imtihan oldum ve hastanelerimizdeki son durumu bizzat yerinde gördüm, sağlığın ve sağlıkçının kıymetini bir kez daha anladım.

Konya Numune Hastanesi Kulak Burun Boğaz Polikliniğindeki tedavimin ardından, değerli Doktorum Sermin Selver Gürcüoğlu ve ekibi tarafından bir ameliyata alındım. İnanın her şey o kadar düzenli, o kadar temiz ve o kadar insaniydi ki, özel hastaneye gitsem bu kadar konfor bulamazdım.

Yanlış anlaşılmasın, bana özel bir muamele değildi bu. Tüm vatandaşlar aynı şartlarda ağırlanıyordu. Doktorumun kibar, merhametli ve ilgili tavrı, ameliyathane ekibinin özverisi, hasta bakıcıların ve oda görevlilerinin titizliği beni çok memnun etti.

Bu sebeple başta Konya İl Sağlık Müdürümüz Yusuf Yavuz hocama, Konya Numune Hastanesi Başhekimimiz Ali Haydar Dadacı hocama, ameliyatımı yapan Dr. Sermin Selver Gürcüoğlu hocama ve tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.

Yazarın Diğer Yazıları