Ekonomide bazen rakamlar tek başına çok şey anlatır. Bazen de çarşıdaki esnafın birkaç cümlesi, sayfalar dolusu istatistikten daha net bir tablo çizer. Aşağıda hem rakamlardan oluşan TÜİK istatistiği hem de esnafın birkaç cümlesine yer verdim.
Bu iki haber de dün yenihaberden.com’un en çok okunan haberleri arasındaydı.
1- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye genelinde satılan ilk el konut sayısı, mayısta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 27,9 azalarak 30 bin 196'ya geriledi. İkinci el konut sayısı aynı dönemde yüzde 32,7 azalışla 63 bin 137 oldu. Böylece, geçen ay satılan toplam konut sayısı 2025'in aynı ayına göre, yüzde 31,2 düşüle 93 bin 333 olarak gerçekleşti. Konya'da ilk el konut satışları 924, ikinci el konut satışları bin 186 olarak gerçekleşti. Satışların 345'ini ipotekli satışlar oluşturdu. Toplamda 2 bin 110 konut satılmış oldu. Konya'da nisan ayında 2 bin 990 konut satılmıştı. Böylece Konya'da konut satışlarında geçen aya göre yüzde 29,43 oranında bir düşüş yaşandı.
2- Muhabir arkadaşımız Büşra Erkuş’un özel haberine göre ise, altın piyasasında durgunluğun devam ettiğini belirten Mevlevi Kuyumculuk sahibi Alper Korkmazdağ, “Vatandaşların bekleyişi sürüyor. Piyasadaki durgunluk devam ediyor. Altın satmak isteyenler yükselişi bekliyor satmıyor, almak isteyenler yine düşer diye tedirginlik yaşıyor ve almıyor. Ev, araba alacaklar da altının yükselmesini bekliyor. Herkes elinde telefon, altın fiyatlarını takip ediyor” ifadelerini kullandı.
Her iki haberin de ortak noktası net: Bekleyiş!
Vatandaş ne alıyor ne satıyor, bekleyiş içinde…
Vatandaşta pek para yok ama parası olan vatandaş da çok tedirgin ve yatırım yapmaya korkar durumda.
Önümüzdeki dönemde faizler, enflasyon ve küresel gelişmelerin seyri bu bekleyişin ne kadar süreceğini belirleyecek. Ancak bugün görünen tablo, temkinli bir bekleyişin uzun süreceği yönünde.
Vatandaş haklı!
Konut fiyatları ile alım gücü kıyaslaması yapıldığında şuanda konut almak imkansıza yakın. Krediye bulaşsan hem haram hem soygun. Elindeki parayla altın alsan düşebilir, altınını bozdurup ev, araç alsan bu defa zarar edebilirsin. Paranı Türk Lirası olarak tutsan enflasyona ezilirsin. Borsaya girsen çarparlar. Bitcoin vs. zaten güven vermiyor. İki ucu pis değnek…
O sebeple devletimizin ve ekonomi yönetimimizin bu belirsizliği fırsata dönüştürecek hamleler yapması lazım. Fırsata dönüştürmekten kastım, fırsatçılık yapıp vatandaşın parasına göz dikmek olarak algılanmasın.
Yastık altında bekleyen yüz milyarlarca dolarlık altının ve enflasyonun altında ezilen yüz milyarlarca liralık paranın hem ekonomiye kazandırılmasından hem de vatandaşı bu kazanca ortak etmekten bahsediyorum.
Yukarıda saydığım yatırım alternatiflerinin hali ortada. O sebeple devlet yatırımlarına, güvenilir devlet projelerine vatandaş ortak edilse; örneğin otoyol-köprü gibi yatırımlara belli bir iş adamından ziyade vatandaş ortak edilse, uzun vadeli yatırım yapacaklar için harika bir alternatif oluşmaz mı?
Etrafımda fazla zengin yok ama parası olan tanıdıklarım şuanda cayır cayır helal yoldan yatırım yapacakları enstrüman arayışındalar. Devletimiz ekonomide farklı alternatiflere yönelse, ortaya güvenilir olan yeni enstrümanlar çıkarsa hem kendisi kazançlı çıkacak hem de vatandaşı.