İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti Çorum İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Kudüs’e ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Daha önce Çorum ve Erzurum’da valilik yaptığını hatırlatan Çiftçi, en büyük duasının bir gün Kudüs’te görev yapmak olduğunu söyledi.
Çiftçi konuşmasında, “Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özgürlüğünü göreceğiz. Rabbimden niyazım, bir gün de olsa bana Kudüs Valiliğini nasip etmesidir. Cenabıhak o günleri bizlere mutlaka gösterecek. Buna bütün kalbimle inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Sayın Bakan Mustafa Çiftçi’nin bu duasını popülist bir söylem olarak ya da siyasi bir demeç olarak görmedin ben. Öyle görmemek gerektiğini de düşünüyorum. Çünkü Kudüs bizim tarihimizde kocaman bir yer kaplar.
Osmanlı Devleti, Kudüs'ü 1516 yılından 1917 yılına kadar kesintisiz olarak 401 yıl yönetti. Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılan Kudüs, I. Dünya Savaşı'nda İngiliz birliklerinin şehri ele geçirmesiyle Osmanlı idaresinden çıktı. 1917'de İngiliz işgali altına giren Kudüs, Osmanlı Devleti tarafından atanan mutasarrıflarca yönetilmekteydi. İngiliz işgaline kadar bölgede yaşayan halkın %84'ü Müslüman Araplardan oluşmaktaydı. Yahudi nüfusu yüzde 8'den ibaretti. Ama bugün gelinen nokta herkesin malumu…
Hal böyleyken, vatansever ve Müslüman olan herkesin duasının da tıpkı Bakan Çiftçi’nin duası gibi olması gerekmez mi? Çocukluğumdan bu yana büyüklerimden hep, ‘Allah bizi Kudüs’ü korumakla memur eyleye’ diye çok dua duyardım. O yüzden Bakan Çiftçi’nin duası bana çok samimi geldi, beni eskilere götürdü.
Fakat Bakan Çiftçi’nin bu duası İsrailli faşist Bakan Ben Gvir'den sonra, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu da rahatsız etmiş…
İsrailli faşist Bakan Ben Gvir doğasının gereğini yapmış, çünkü o bir Siyonist! Ama milliyetçi bir akımda siyaset yapan Müsavat Dervişoğlu neden rahatsız olmuş anlayamadım doğrusu.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, İsrail’in işgali altında olan bir bölgeyi kurtarma hayaline, Milliyetçi olduğunu iddia eden İYİ Parti Genel Başkanının karşı çıkması tezat bir durum.
Sayın Dervişoğlu muhalefet partisi olmanın gereği olarak Sayın Bakan Çiftçi’yi eleştirecekse illaki eleştirecek birçok konu bulabilir elbette ama bu konunun Kudüs olması çok acı.
Bence Sayın Dervişoğlu’nun daha faydalı bir muhalefet anlayışıyla siyaset yapması en doğrusu olur. Yoksa her geçen gün kan kaybeden İYİ Parti’nin bundan sonraki geleceğinin ne olacağı bilinmez.
Hakeza, Sayın Dervişoğlu Genel Başkan olduğu günden beri İYİ Parti'den 16 milletvekili istifa etti. Son olarak İYİ Parti'den istifa eden İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz da dün AK Parti'ye katıldı. Rozeti de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.