Seyfullah Koyuncu

Bir şehri kim inşa ediyor?

Seyfullah Koyuncu

Yaz sıcaklarının iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladığı bu günlerde özellikle sahada çalışanların işi çok zor. Çocukluğumdan bu yana yaz mevsiminde en çok asfalt işçilerine üzülür, onlarla empati yaparım ben.

Çünkü babam aklıma gelir.

Selçuklu Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nde yıllarca ilçenin her sokağında karış karış emeği olan babamı düşünür, dua ederdim yaz mevsimlerinde.

Kışın ise kar temizleme çalışmaları nedeniyle Selçuklu’nun ücra mahallelerinde yaptıkları yol açma çalışmalarını yüreğim ağzımda takip ederdim.

O yüzden o emeği ve çabayı o kadar yakından bilirim ki…

Birçok insan oturduğu yerden eleştiriyor, burun kıvırıyor ama belediyelerin özellikle fen işleri, temizlik işleri ile park ve bahçeler gibi sahada emek isteyen birimlerinde çalışan abilerimiz, ablalarımız aldıkları parayı son kuruşuna kadar hak ediyorlar.

Hakiki belediyecilik hizmetlerini de en çok onlar veriyorlar.

Hani ‘Yol medeniyettir!’ demişler ya, işte o yolun bir de hikayesi var. O hikaye, o yol trafiğe açıldığında başlamıyor aslında. Üzerinde araçlar gitmeye başladığında hikaye çoktan yazılmış oluyor.

O yolu hayal eden mühendisin, yöneticinin ufkuyla başlıyor, güneşin altında emek veren işçilerin kazmasıyla, küreğiyle ve çabasıyla devam ediyor.

Biz direksiyon başına geçtiğimizde pürüzsüz bir asfalt görüyoruz; o yolların yapımında emeği olanlar ise o asfaltın altında kalan alın terini, sıcağı, yorgunluğu ve fedakârlığı biliyor.

Belki de en büyük eksiğimiz bu. Yapılan işi sonuç üzerinden değerlendiriyor, o sonuca ulaşmak için verilen mücadeleyi çoğu zaman görmezden geliyoruz.

Çünkü alışmışız. Hele ki Konya’da!

Temel belediyecilik hizmetleri konusunda tüm dünyaya örnek çalışmalar yapan Konya’da biz bu hizmetlerin kıymetini çoğu zaman bilemiyoruz.

Bir çukur gözümüze batıyor ama o çukuru kapatmak için kavurucu sıcakta saatlerce çalışan işçileri fark etmiyoruz. Bir ağacın gölgesinde serinliyoruz ama o fidanı diken, sulayan, budayan park ve bahçeler çalışanının adını hiç bilmiyoruz. Sokaklarımız sabah tertemiz olduğunda bunu doğal karşılıyoruz; o temizliği sağlayan temizlik görevlisinin, çöpçünün gece mesaisi çoğu zaman aklımıza bile gelmiyor.

Bilmem ki, belki de babamdan dolayı böyle düşünüyorum. Çünkü çocukluğum hep bu emeğe saygıyla geçti. Bir yolun içine emek karışıyor, sabır karışıyor, ailelerinden uzak geçirilen saatler karışıyor. Eve yorgun dönen insanların sessizliği karışıyor.

Elbette eksikler olur, geciken işler olur, eleştirilecek noktalar da çıkar. Bunlar konuşulmalı, tartışılmalı. Ama eleştirirken, o işe alın teri dökenleri de bir kenara bırakmamalıyız. Çünkü sahada çalışan insanların büyük çoğunluğu, kendilerine verilen görevi en iyi şekilde yapabilmek için alın teri döküyor.

Bugün Konya'nın dört bir yanında yükselen yeni yollar, yenilenen kaldırımlar, açılan parklar ve temizlenen caddeler varsa, bunun arkasında ismini hiç bilmediğimiz binlerce insanın izi var. Bence bazen en büyük teşekkür, onları fark etmekten, empati yapmaktan geçiyor.

Belki de bu yüzden, ne zaman sahada emek veren böyle abiler ve ablalar görsem yakınlaşmaya çalışıyorum. Gazetemizin bulunduğu Ankara Caddesi’nde refüj düzenlemesi yapan Konya Büyükşehir Belediyesi çalışanı ablalara hayran oluyorum mesela. Şehir Hastanesi civarında asfalt döken Karatay Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerine büyük saygı duyuyorum mesela.

Kısacası, sokaklarda çalışan bir ekip gördüğümde, sadece yol, park, temizlik yapılıyor diye bakmıyorum, babamı görüyorum. Eve yorgun dönen babamı görüyorum. Ve içimden sessizce, "Allah güç kuvvet versin." demeden de geçemiyorum.

Fildişi Sahili-Norveç maçını izleyip, Fransa-İsveç maçını beklediğim karanlık loş odamda yazımı kaleme alırken, Aşık Veysel’in Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü dinliyordum ki aklıma yollarımız geldi. O yüzden bu satırları yazdım.

Sabah uyandığımda ise Dünya Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay’ın, Dünya Belediyeler Birliği seçim sürecindeki yolculuğunu bizzat kendisinden dinleme imkanı bulacağım.

Bu yolu ve yolculuğu da kaleme alacağım elbet.

Yazarın Diğer Yazıları