ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılarda, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ve Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi ve pek çok İranlı üst düzey isim öldürüldü.
ABD ve İsrail’in, bu isimleri öldürmesinde hiç şüphe yok ki İran içindeki ajanlar ve iş birlikçilerin çok büyük bir katkısı oldu. 2025 yılında da aynı senaryoları izlemiştik. Hamas Lideri İsmail Haniyye İran’daki bu iş birlikçilerin istihbaratıyla şehit edilmişti. Hatta İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi de ya bu işbirlikçilerin istihbaratıyla ya da bizzat kendi elleriyle öldürülmüştü.
İsrailliler, İran’daki kilit isimleri adeta elleriye koymuş gibi buluyor ve vuruyordu. Yine aynısı oldu. Binlerce yıllı Perslerin, devlet aklından yoksun hareket ettiğini kanıtlayan bu görüntüler bize bir kez daha gösterdi ki, sizin ne kadar askeri gücünüz, teknolojiniz olursa olsun, hain içeriden olunca kapı kilit tutmuyormuş işte.
O yüzden İran’daki bu görüntülerin her ülkeye ders olması gerekir. Özellikle ülkemizin de bu konuda her zaman teyakkuzda olması gerekir. Çünkü bizim ülkemizde de hainlerin sayısı hiç de az değil. Ellerine fırsat geçse neler yapacaklarını kestirmek güç olmasa gerek…
O ev zencileri, ülkemizin her felaket anında kendilerini göstermekten hiç çekinmiyorlar zaten.
Hamaney’in öldürülmesinden sonra sevinç gösterileri yapan İranlı laikleri görünce, 15 Temmuz Hain Darbesi’nde balkonlara çıkıp sevinç çığlıkları atan hainler aklıma geldi.
Biz bunlara ev zencisi diyoruz işte. Aşağılık kompleksine sahip, ülkesini, vatanını hiç sevmeyen, hiçbir kutsal değeri olmayan, güce tapan aşağılıklar bunlar işte.
ABD, Irak’ı işgale başladığında sevinçten heykelleri yıkanlar, meydanlarda dans edenler, sonraki süreçte Saddam’ı mumla arar hale gelmişti. Bir Saddam gitmişti ama binlerce Saddam gelmişti. İşte aynı sonu İran’ın da yaşayacağını ön göremeyen İran’ın ev zencileri, bizim ülkemizdeki ev zencileri ile kıyasıya yarışıyor.
Elbette katil, eli kanlı, terörist devlet İsrail'e karşı İran'ın yanındayız. Fakat mevcut İran rejiminin de eli kanlı, onu da bir kenara bırakmayacağız. Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, Yemen’de, Lübnan’da işlenen her türlü katliamın arkasında bu molla rejimi vardı. Suriye'de Sednaya Hapishanesinde tecavüze uğrayan kadınların, pres makineleriyle cesetleri bile yok edilen Suriyelilerin, Irak'ta ABD ile iş birliği yapıp Ebu Gureyb'te katledilen Iraklıların, Yemen'de mezhep kavgasıyla katledin yüzbinlerce Yemenlinin, Afganistan'da ABD'nin katliamlarına çanak tutmanın vebali vardı Hamaney'in üzerinde. Bunları bir kenara bırakamayız. Şii hilali oluşturmak adına tüm Orta Doğu'da girişilen işleri, Lübnan'da yaşananları görmezden gelemeyiz.
Onlar, Müslümanlara her zaman zulmettiler, başta Irak ve Suriye’deki mazlumlar olmak üzere çok fazla kişinin ahını aldılar ama ABD ve İsrail’in işlediği katliamlar yine de bizi sevindirecek değil.
Çünkü biz onlar gibi mezhepçi katil bir gelenekten gelmiyoruz.
İran’da okullar, evler, alışveriş merkezleri, yollar bombalanırken çok sayıda masum şehit edildi. Özellikle geçtiğimiz gün bombalanan okulda çok sayıda çocuk cennet kuşu oldu.
Bir Müslüman olarak ev zenciliği yapacak değiliz, ABD ve İsrail’in katlettiği masumlar için elbette yüreğimiz yandı.
Her şeye rağmen, kahrolsun ABD emperyalizmi, kahrolsun katil, terörist devlet İsrail!