Gündem Dünya Kupası olunca insanın içinden ne ekonomi yazmak geliyor ne de günlük siyaset. Her akşam izlediğim iki Dünya Kupası maçının ardından iç çekiyorum. Hala sindiremedim…
Bizler böyle iç çekerken, yüzü kızarıp tüm Türk halkından özür dilemesi ve tüm utancıyla istifa etmesi gerekenler ise hala kameraların karşısına çıkıp şov yapmaya devam ediyor. Çıkıp özür dileyeceğine, istifa açıklaması yapacağına bir de milleti tehdit ediyor. Bunu yaparken de tüm tuşlara basmayı ihmal etmiyor. Bu komik duruma bir de Yüce Rabbimizi, Bakanları ve Cumhurbaşkanımızı alet ediyor.
Kendilerini eleştirenleri Adalet Bakanı Akın Gürlek’e şikayet ederken, Bakan Gürlek’i yanına aldığını düşünüyor. Bakan Gürlek’le de yakın çalıştıklarını söylemeyi ihmal etmiyor. Ne kadar komik açıklamalar ne kadar ucuz numaralar yapıyor. Aklınca bir gölge arıyor. Söz konusu kişi İstanbul Valiliği, Ankara Valiliği ya da başka bir bürokratlık görevinde bulundu da bizim mi haberimiz yok acaba? Nereden yakın çalışma arkadaşı oldun sen sayın bakanımızla?
Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de başarısızlığın üstünü örtmek için Cenab-ı Allah’ın adını ağzına alıp, bu rezaleti dine, kadere, kısmete bağlıyor.
Sen adaletli kararlar verdin, iyi bir yönetim sergiledin, futbola kafa yordun, her şeyin gereğini yaptın da Allah mı nasip etmedi başarıyı?
Başarısızlıkta hemen dine sarılmayı ne zaman bırakacaksınız acaba?
Sen çalışmazsan, adil olmazsan Allah sana başarıyı neden nasip etsin?
Öyle ya kader gayrete aşık değil mi?
Sizde ne gayret var ne de ruh; kelime cambazlığından başka hiçbir şey göremedik bugüne kadar. Tabi ki kaderin böyle olur…
Haydi yönetemediğiniz takımı bir kenara bırakalım; senin liginde, Türkiye-Paraguay maçını yöneten El Salvadorlu Hakem Ivan Barton kadar yürekli, becerikli ve disiplinli tek bir hakemin yok. Dünya Kupası’nda Fas’tan, Cezayir’den, Ürdün’den, El Salvador’dan, akla hayale gelmeyecek ülkelerden bile hakemler görev yaparken senin tek bir hakemin yok! Bu utanç bile yeter de artar…
Çünkü sana ve ekibine bu ülkede birkaç zümreden başka hiç kimsenin güvenmediği gibi FIFA ve UEFA başta olmak üzere uluslararası kurumlar da güvenmiyor, inanmıyor.
Suç sizde değil elbette, sizlere alan açan futbol kulüplerinin ve yöneticilerinin de vebali büyük. Anladık ki gereğini sen yapmayacaksın, belki kulüpler bir araya gelmeyi başarır da gereğini yapar. Tek umudumuz bu! Yoksa bizim ülkede koltuğa yapışan bir daha kalkmayı bilmiyor zaten…