Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2’nci İletişim Şûrası’nda konuştu:
"Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek, devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı.
Yine bu süreçte; sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.
Devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken, diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık.
Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu cümleleri, son günlerin gündemini tahlil etmek adına çok yerinde ve isabetli olmuş.
AHBAPLAR Örgütü soruşturması ve soruşturma sürecinde yaşananları hepimiz gördük işte.
Sırf Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet düşmanlığından dolayı, 6 Şubat Depremleri sürecinde devleti aciz gösteren, devlet kurumlarına operasyon çeken, insanların iyi duygularını sömüren, yardımseverliğe ağır darbe vuran zevat, şuanda ya adliye koridorlarında ya da hücresinde bunun hesabını veriyor.
Hani derler ya ‘Devlet hep 18 yaşındadır. Arşivi tutar, günü gelince de hesabı sorar.’ İşte hesap sorma vakti geçte olsa bir gün geliyor. Şuanda 6 Şubat’ın hesabı soruluyor. Gereken cezalar elbet verilecektir.
Fakat en üzücüsü, bu yalanlar ve dezenformasyon yüzünden insanların sarsılan güveni!
Allah göstermesin bundan sonra böyle bir felaket yaşanırsa insanlar nasıl yardımseverlik gösterecek bilmiyorum.
Asrın Felaketi olan, binlerce insanımızı toprağa verdiğimiz böyle acı bir olayda bile ideolojik sebeplerle bu ülkeye isteyerek ya da istemeyerek düşmanlık edenler yaşananlara iyi baksın…
‘ASIRLIK GECE’ KUSURSUZ OLMUŞ!
Bu vatana düşman olanlar ne kadar hainlik ederse etsin; ülkemizin asırlık mücadelesi kimi zaman 6 Şubat Depremlerindeki gibi kimi zaman da 15 Temmuz Hain Darbe Girişimindeki gibi amansız devam edecek.
Bu mücadelede devletimizin istihbarat teşkilatı, emniyet teşkilatı ve yargı teşkilatı çok önemli roller üstleniyor. Tıpkı bu kurumlarımız gibi önemli bir vazife üstlenen bir diğer kurumumuz da hiç şüphesiz Cumhurbaşkanlığı İletişim Bakanlığı oluyor.
İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin özellikle sosyal medyada ve geleneksel medyada yaptığı çalışmalar çok önemli. Hızla yayılan yalanlarla, algı çalışmalarıyla yapılan mücadelenin, emniyet, istihbarat ve yargının sahada yaptığı çalışmalardan eksik kalır bir yanı yok.
Hakeza dezenformasyonu önlerken, doğruları ve gerçekleri anlatmanın önemi de büyük. Bu konuda da gerekli çalışmalar mutlaka yapılmalı. Doğru yayılmalı ki yanlışa yer kalmasın.
İşte bu noktada TRT’nin hazırladığı Asırlık Gece isimli belgesel çok önemli bir görevi üstlendi. İlk 5 bölümünü soluksuz izledim, 6 ve 7. bölümleri merakla bekliyorum.
Yönetmenliğini Cihan Sağlam ile Ahmet Toklu'nun üstlendiği, Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran 15 Temmuz darbe girişimini konu alan "Asırlık Gece" dizisi TRT 1'de yayınlanıyor.
Doç. Dr. Hüseyin Aydın'ın "Asırlık Gece: Belgeler ve Deliller Işığında 15 Temmuz Darbe Girişimi" adlı eserinden yola çıkılarak hazırlanan yapım, 15 Temmuz darbe girişiminin perde arkasını, kritik aşamalarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde verilen mücadeleyi ekrana getiriyor. Belgesel, güçlü prodüksiyona ve gerçek belgelere dayanıyor. Senaryosuyla dikkati çeken belgesele, Miray Yapım imza atmış. Eyüp Gökhan Özekin yine güzel bir eser ortaya çıkarmış.
15 Temmuz hain darbe girişimini tarihe not etmek ve Fetullahçı Terör Örgütünün kuruluşundan bu gününe kadar vatana, millete ve İslam’a yaptığı hainlikleri özellikle yeni nesle anlatmak amacıyla yapılan bu çalışma bence muhteşem olmuş. İçinde birazcık vicdan ve vatan sevgisi olan insanın çok etkileneceği bir yapım olmuş.
15 Temmuz hainliğinin üzerinden geçen 10 yılda yapılan en dikkat çekici çalışma bence bu belgesel olmuş.
FETÖ’yü AK Parti döneminde çıkmış bir örgüt olarak görenlerin, 15 Temmuz Hain Darbe Girişimini tiyatro olarak addedenlerin, Tayyip Erdoğan düşmanlığı yüzünden FETÖ’cü terörist alçaklara hala toz kondurmayanların da mutlaka izlemesi gerekiyor.