Dünkü yazımda da bahsetmiştim bizi yoğun bir günün beklediğini. Hakikaten o kadar yoğun bir gün oldu ki, bu satırları ancak yatmadan önce yazma fırsatı bulabildim. Çünkü gün boyu sahadaydık. Meram Belediyesince yapılan Suriçi Çarşısı Kentsel Dönüşüm Projesi'ni anlatan "Suriçi'nin Hikayesi" filminin galasını izledikten sonra eve ancak saat 22.00 sularında gelebildim.
Hazır konusu açılmışken geceyi kapattığımız “Suriçi’nin Hikayesi” ile yazıma başlayayım.
Şehre ve şehrin geleceğine atılmış güçlü bir imza olan Suriçi Dönüşüm Projesi, 22 yıllık bir serüvene dayanıyor. 2004 yılında Şükran Mahallesi’nin dönüşümüne yönelik başlayan ilk fizibilite çalışması, Mustafa Kavuş döneminde son halini aldı. İlk 2 etap dönüşümü tamamlandı ve bambaşka bir Meram ortaya çıktı. Dükkanlar, çarşılar, tarihi yapılar, tescilli eserler ve daha fazlası ile Suriçi bölgesi şuanda Konya turizminin yıldızı konumunda bulunuyor.
22 yıllık emeğin ve arka planda yaşananların anlatıldığı "Suriçi'nin Hikayesi" filmi çok başarılı olmuş. Kamulaştırmaların ne zorluklarla yapıldığı, inşa çalışmalarının meşakkati, bu dönüşümde görev alanların fedakarlığı tek tek gözler önüne serilmiş. Dedeman Otel’de gerçekleştirilen organizasyon bizden tam not aldı. Her ne kadar yemek biraz geç gelince masadaki arkadaşlar kuru ekmekleri erkenden tüketse de hem film başarılıydı hem de organizasyon.
CIABATTA EKMEĞİNE BAYILDIM!
Konu ekmekten açılmışken günün bir diğer programı olan ekmek fabrikası açılışından da bahsetmek isterim.
Karatay Belediyesi tarafından şehre yine çok değerli bir yatırım kazandırıldı. 120 personelin görev yaptığı, saatte 10 bin adet 200 gramlık ekmek üretim kapasitesine sahip Karatay Halk Ekmek Fabrikası açıldı.
Karatay Belediye Başkanı Sayın Hasan Kılca ile birlikte diğer protokol üyelerinin katılımıyla bu modern fabrikayı gezme fırsatı bulduk.
Yıllık ortalama 25 milyon adet ekmek üreten Karatay Halk Ekmek, Karatay’ın farklı noktalarında bulunan 39 Halk Ekmek Büfesi aracılığıyla vatandaşların sofrasında yerini alıyor.
Kullanılan teknoloji ise beni çok etkiledi. El değmeden üretiliyor, hijyen üst seviyede tutuluyor, ne yediğinizi biliyorsunuz. Bu anlamda çok başarılı bir yatırım olmuş.
Ben özellikle bir ekmeğin tadına bayıldım. İtalyanların ünlü ekmeği ciabatta (çapata) ekmeği muhteşemdi. Şimdilik satışı yok ama 15 gün sonra önce yeni açılan fabrikada, daha sonra ise büfelerde satışı başlayacakmış. Mutlaka tüketmenizi öneririm.
ŞEFİKCAN’DAN MESAJ ALIYORUM!
Dünün açılış programına gelecek olursak, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Uğur İbrahim Altay, KOSKİ Genel Müdürlüğü’nün 31 ilçede hayata geçirdiği yatırımları ve yürüttüğü projeleri değerlendirdiği bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Programda uzun uzun KOSKİ’nin yatırımlarından bahsetti.
Konya Atıksu Arıtma Tesisi’nin yenilenmesi ve kapasite artırımına yönelik çalışmaların başlayacağını açıklayan Başkan Altay, projenin KOSKİ tarihinin en büyük yatırımı olacağını söyledi. Mevcut su arıtma kapasitesi iki katına çıkarılacakmış. Bu alanda zaten iyi bir seviyede olan Konya, bu yatırımla birlikte dünya sıralamasında da önemli bir noktaya ulaşmış olacak.
Su kıtlığının derinden hissedildiği bir coğrafyada, şehrin geleceğini doğrudan etkileyecek olan bu yatırımlar elbette değerli. Zaten KOSKİ’nin ve Başkan Altay’ın ekibinin başta Hatay olmak üzere alt yapı konusunda ne destanlar yazdığını herkes biliyor. Biz bu konuda ne söylesek az kalır.
Fakat eksiklikleri de yazmazsak olmaz.
Özellikle geçen hafta Şefikcan Bölgesi gibi alt geçitlerde ortaya çıkan görüntüler Konya’ya yakışmadı. Tabi ki afetler karşısında insanoğlu çaresizdir. Bazen ne yaparsanız yapın bu tarz görüntülerin önüne geçemezsiniz. Ama bunun için farklı önlemler almak zorundasınızdır da. Şefikcan bölgesinde benzer manzaraları son zamanlarda sık sık yaşamaya başladık. Bölge halkından gelen şikayetler de mevcut. Bu konuda bize de fotoğraflar ve videolar geliyordu. Son yağışlarda yine aynısı oldu, bazı mesajlar geldi. Bunlardan biri de Cemil Keleşoğlu Lisesi’nden, üzerimde emeği bulunan emekli kimya öğretmenim Ali Dikici oldu.
Sayın öğretmenim, bölgedeki alt yapının yetersizliği nedeniyle Şefikcan Bölgesinde bulunan binaların bodrum katlarında ve bazı binaların zeminlerinde su baskınlarını olduğunu söylüyor. Rögar giderlerinin binalara geri tepme yapması nedeniyle pis su baskınına uğrayan iş yerlerinden bahsediyor. Emeklerinin zayi olduğundan, her yağışta maddi olarak zarara uğradıklarından bahsediyor.
Görüntüleri attı, ben de buraya bırakayım.
Gerekeli başvuruda bulunmuşlar ama henüz bir çözüm üretilemediğini söylüyor, onlar adına buradan ben de bir talepte bulunayım istedim.



