Son günlerde emlak piyasasında önemli bir sıkıntı ortaya çıktı. O sıkıntının adı; Değer Artış Vergisi.
Değer artış vergisi nedir? diye soran olursa şöyle açıklayayım; bir gayrimenkulü, konut, arsa, tarla veya benzeri bir taşınmazı satın aldıktan sonra 5 yıl içerisinde satarsanız, satıştan elde ettiğiniz kazanç, gelir vergisine tabi oluyor. Bu vergiye de “değer artış kazancı vergisi” deniyor.
Daha da açmak gerekirse, 2023 yılında aldığınız konutun fiyatı tapu kayıtlarında 3 milyon TL görünüyorsa, siz bugün bu konutu 5 milyon TL’ye satıyorsanız, aradaki 2 milyon TL’nin gelir vergisini ödüyorsunuz.
Uygulama ile vergi kaybının önüne geçilmesi hedeflense de piyasa gerçekleri açısından bu uygulamanın sakat olduğu görülüyor.
Mesela şuanda konut satışı ciddi anlamda sıkışmış durumda. Konut satış ilanları büyük oranda düştü, pek çok insan evini satılığa çıkaramıyor, yeni ev alacak olanlar da bu uygulama nedeniyle mağdur oluyor.
Konut sahipleri satış yaparken, gelir vergisine ödeyeceği meblağı da alıcıya yani konutun fiyatına yansıtmaya çalışıyor. Bir kere bu durum, konut fiyatlarının durup dururken yükselmesine neden oluyor.
Daha basit ifadeyle, bu gelir vergisi kalemi de inşaat maliyetlerine yansıtılıyor.
Tam kiralar düşmeye başlamışken, bu uygulamanın konut arzında sıkıntı oluşturması riski var…
Ayrıca başka bir ayrıntı daha var!
Yıllarca birikim yapıp yüzde 4 tapu harcıyla 2+1 ev alan bir vatandaş, hemen bir iki sene sonra bu evi satıp, aradaki farkı da denkleştirip, evlenmek ya da çocuk sahibi olmak için 3+1 eve geçmek istese, durup dururken hatırı sayılır bir vergi ödemek zorunda kalıyor.
Halbuki vatandaşın derdi bu işin ticaretini yapmak değil, sadece yuvasını büyütmekti, yani ev verip ev alacaktı. Ama durup dururken yüzde 15 ila yüzde 40 arası vergi ödemek zorunda kaldı.
Öte yandan bu vatandaş, bir de enflasyonun bedelini gelir vergisi olarak ödemek zorunda kaldı. Şöyle ki; 2023’te 3 milyona aldığı 2+1 evi bu sene 5 milyona satmış olsa, evet 2 milyon kâr etmiş gibi görünecek. Ama 2023’te 5 milyon olan 3+1 ev bu sene 8 milyon olduğu için aslında vatandaşın bir kârı yok. 2+1’i satarken kâr etmiş göründü ama 3+1’i alırken de 2023’e göre daha pahalıya alacak. Yani o makas aslında hiç değişmemiş olacak.
Vatandaş; altın, gümüş, hisse, emtia almadı, başını sokacak tek bir ev aldı. Aldığı ev 2023’te 2+1 iken 2025’te kendi kendine 4+1’e dönüşmedi. Yani ticaretini yapmadığı için burada asla bir kazanç oluşmadı. Aksine aradaki makas açıldığı için konut sahibi olması daha da zorlaştı.
Bu uygulama pek çok kişiyi mağdur ediyor. Emlak piyasasında alım-satım işlemlerinde bu uygulama nedeniyle büyük kavgalar çıkıyor.
Özellikle ailenin sahip olduğu tek konut varsa, değer artış vergisi diye bir şey olmamalı. O sebeple bu düzenleme kesinlikle gözden geçirilmeli.
Devletimiz buna mutlaka bir çözüm bulmalı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı bu konuda ortak çalışmalı.