Bir adam çıktı ve ‘hav hav’ diyen müptezellerin tahtını paramparça etti!
Celal Karatüre isimli abimizden bahsediyorum.
“Kâbe’de Hacılar Hu der Allah…”
Çocukluğumuzun en bilinen, en çok dinlenen, gönüllere dokunan bu ilahisiyle ünlenen ve geniş kitlelerin sevgisini kazanan Celal Karatüre, sosyal medyayı adeta yerinden oynattı. Celal Karatüre’nin ve arkadaşlarının çektiği video, sosyal medyada viral oldu, dilden dile yayıldı ve Türkiye’nin gündemine oturdu.
Öyle sıradan bir iş değildi bu yaptığı.
‘Hav hav’ diye şarkı söyleyen kaybolmuş bir nesle, “Kâbe’de Hacılar Hu der Allah…” dedirtmeyi başardı.
Popüler kültürün gençlik üzerindeki tüm olumsuz etkilerini en sevilen ilahiyle yıkmayı başardı.
Onun bu girişimiyle, okullarda, sınıflarda hep birlikte “Kâbe’de Hacılar Hu der Allah…” ilahisi söyleyen çocuklar görmeye başladık.
Bir yiğit çıktı ve ülkenin seviyesini ‘hav hav’ seviyesinden Allah'ı anar seviyeye çıkartmayı başardı.
O yiğide bir destek de ilahinin sahibi olan Abdurrahman Önül ağabeyden geldi. Abdurrahman Önül, kendisiyle özdeşleşmiş olan bu ilahiden telif istemek yerinde büyük bir adamlık gösterdi. Celal Karatüre ile düete imza attı. “Kâbe’de Hacılar Hu der Allah…” ilahisi hem Karatüre’nin yorumu hem de Önül’ün tecrübeli sesi ile aynı eserde buluştu. Düetin klibi YouTube’da kısa sürede trendlere girdi ve milyon izlenmeye ulaştı.
Klipte Abdurrahman Önül hiç öne çıkmamış, Celal Karatüre’ye yol vermiş ve büyük bir incelik göstermiş. Ona da helal olsun.
NE OLDU BU SALATALIĞA?
Ramazan ayının başlamasıyla birlikte pazarlarda hareketlilik iyice arttı. Fakat fiyatlarda da gözle görülür bir artış oldu.
Cuma günü Karkent Pazarındaydım. İnsanlar tezgahların önünde fiyat soruyor ama çoğu zaman eli boş dönüyor. Açıkçası kuru bir kalabalık oradan oraya geziniyor.
Çünkü bazı ürünlerde fiyatlar aşırı yüksek.
Tamam çoğu ürünün mevsimi değil, bunu biliyoruz ama yine de soğuk hava depolarından çıkarılan ürünlerin ya da seralardan gelen ürünlerin bu kadar pahalı olması akıl dışı.
Mesela bir kilo salatalığın 120-130 TL bandında satılması akıllara zarar bir durum. Zaten pazarcılar da bu durumu bildiği için tezgahlarına salatalık getirmiyorlar. Sohbet ettiğimizde, salatalık o fiyata satılmaz diye gerekçe sunuyorlar. Buradan da anlaşılacağı üzere, fiyatı şişkinliği pazarcılardan kaynaklanmıyor.
Devletimizin pandemiden bu yana gıdada tam anlamıyla ipleri eline alamadığının bir göstergesi olan bu durum değişmelidir. Tavuk ihracatına yapılan kısıtlama gibi, bu tarz ürünlerde de gereken hamleler gecikmeden atılmalıdır.
İhracat elbet önemli ama önce kendi insanımız!