Konya son günlerde yine yoğun bir gündemle karşımızda. Hatta bugün bizi çok yoğun bir gündem bekliyor.
Sabahın ilk programı Bera Otel’de gerçekleşecek. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) onay vermesiyle birlikte Golda Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin halka arz süreci resmen başladı. Borsa İstanbul Ana Pazar'da GOLDA koduyla işlem görecek şirket için talep toplama tarihleri, hisse fiyatı, halka açıklık oranı ve tahmini lot dağılımı belli oldu. İşte biz de sabah bu ayrıntılarla ilgili bilgi sahibi olacağız. Bera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Şahin ve Golda Gıda Genel Müdürü Fatih Doğan’ın ev sahipliğinde, halka arz detaylarını ve gelecek planları basınla paylaşılacak. Bizler de orada olacağız.
Günün ikinci programı ise Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat Merkezinde olacak. Dünya Belediyeler Birliği ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Belediyenin hayata geçirdiği “Vefa Umresi” projesinde ilk çekilişi gerçekleştirecek.
Günün kapanışını ise Selçuklu Kongre Merkezi’nde yapacağız. AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından düzenlenecek olan Sivil Toplum Kuruluşları İstişare Toplantısına katılacağız.
Yani gün yoğun olacak, haftaya hızlı bir başlangıç yapacağız. Bizim pazartesi programımızdan da görüleceği üzere Konya’da iş, icraat ve hizmet hiç hız kesmiyor.
Bir tarafta uluslararası arenada elde edilen başarılar, diğer tarafta Ankara'da sürdürülen yatırım temasları, turizmi canlandırmaya yönelik projeler ve yeni hedefler. Elbette bunların her biri, şehrin geleceği adına umut veren gelişmeler.
Tüm bunlar Konya için yeter mi derseniz, yetmez! Çünkü Konya bugün olduğu yerden çok daha ileriye gidebilecek potansiyeli barındırıyor.
Konya bugün Türkiye'nin en planlı şehirlerinden biri olarak gösteriliyor. Geniş yolları, raylı sistem yatırımları, bisiklet altyapısı, sanayi gücü...
Ama bu çalışmaların karşılığı inanın çok daha fazla olmalıydı.
Bu şehirde ne yazık ki çoğu zaman yapılan iş ile o işin kamuoyundaki karşılığı arasında ciddi bir fark oluşuyor. Bir yatırım tamamlanıyor, önemli bir organizasyon düzenleniyor, uluslararası ölçekte ses getirecek bir başarı elde ediliyor, fakat birkaç gün sonra gündem değişiyor ve yapılanlar, hak ettiği kadar konuşulmadan unutuluyor.
Tıpkı Uğur İbrahim Altay Başkanın Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçilmesi gibi. Birkaç saat konuşuluyor ve konu kapanıyor. Hatta Uğur Başkan Konya Havalimanında coşkulu bir şekilde karşılanmak yerine kendi ekibiyle evinin yolunu tutuyor, tek bir kişi bile karşılamıyor.
Refiklerimizden Haber Dairesi’nin bu konuda yaptığı haberi okudum. Rahmeti Kadir Topbaş’ın aynı göreve seçildiği gün İstanbul’da yapılan coşkulu karşılamaya atıfta bulunmuşlar. Güzel ve isabetli bir haber yapmışlar. Bu konu çok iyi bir örnek aslında.
Konya’da çoğu zaman başarıya burun kıvırılıyor. Haydi bunu biliyoruz ama başarının sahipleri de başarılarını pek sahiplenmiyor. "İşimizi yapalım, gerisi önemli değil" anlayışıyla hareket ediliyor. Bu mütevazı yaklaşım elbette takdir edilebilir. Ancak iletişim çağında mütevazılık bazen görünmezliğe dönüşüyor. Bunu sadece Uğur İbrahim Altay Başkan özelinde söylemiyorum. İlçe Başkanlarımız Ahmet Pekyatırmacı, Hasan Kılca ve Mustafa Kavuş için de aynı cümleleri kurabilirim. Yaptıkları işlerle çıkardıkları gürültüler orantısız. Bazı işlerde daha fazla gürültü çıkarmaları gerekir halbuki…
Adamlar bir çeşme, bir ıbrık için büyük bir hizmet yapmış gibi tüm dünyayı ayağa kaldırıyor ama Konya’nın başkanları mütevazılığı elden bırakmıyor.
Normal şartlarda medyada günlerce konuşulabilecek gelişmeler, birkaç haberin ardından gündemden düşüyor. Aynı şekilde sanayi yatırımları, tarımda geliştirilen projeler, çevre çalışmaları veya kültürel etkinlikler de çoğu zaman yerel basının birkaç saatlik sınırları içinde kalıyor.
Elbette burada yerel medyaya da önemli görev düşüyor. Haber yapmak kadar, şehrin hikâyesini anlatabilmek de önemli. Bir yatırımın sadece maliyetini değil, vatandaşın hayatına nasıl dokunacağını gösterebilmek lazım. Bir turizm projesini yalnızca açılış töreniyle değil, oluşturacağı ekonomik katkıyla değerlendirmemiz lazım. İnsanlar artık rakamları değil, hikâyeleri hatırlıyor. İşte o yüzden yeni hikayeler yazmak gerekiyor.
Konya'nın anlatacak hikâyesi aslında çok fazla. Güçlü sanayisi var, çalışkan belediyeleri var, tarımda öncü bir şehir, tarihi ve kültürel mirası dünya çapında… Kısacası içerik var. Bize düşen bu hikayeyi çok daha iyi anlatabilmek.