Seyfullah Koyuncu

İsteyen değil, çağırılan gider!

Seyfullah Koyuncu

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından ortaokul ve lise öğrencilerinin Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in örnek hayatını öğrenmelerini sağlamak ve manevi gelişimlerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen 'Konya Geneli Umre Ödüllü Siyer Bilgi Yarışması'nda başarılı olan 100 öğrenci ve anne-babalarından oluşan ilk kafile umre vazifesini tamamladı.

Kafileye basın adına görevli olarak ben de katıldım. Umre vazifesini tamamlamak gençler ve aileleriyle birlikte bana da nasip oldu.

Aslında benim bu kafileye katılmam çok anlamlıydı ve bazı tevafuklar üzerine gerçekleşti.

Normalde 11 Temmuz’da Rıza Turizm ile birlikte Balkan Turu’na misafir olacaktım. Bu sebeple de 2 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na başvuru yaparak gri pasaport işlemlerimi başlattım. Fakat o hafta Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi nedeniyle İletişim Başkanlığı tarafından gönderilmesi gereken evraklar yetiştirilemedi. Böylelikle Balkan Turu’nun ilk uçağını kaçırdım. İletişim Başkanlığı tarafından bir ‘afedersiniz’ geri dönüşünün ardından 18 Temmuz tarihli tur için evrakların yetiştirileceği söylendi. Fakat o hafta içinde de 15 Temmuz etkinlikleri vardı. O programı da İletişim Başkanlığı düzenliyordu. Ve benim evraklar yine gecikti. 17 Temmuzda evraklar elime gelse de pasaport yetişmedi. Böylelikle benim Balkan Turu hayal oldu.

Tam üzülüyordum ki, aynı günlerde Konya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Umre Ödüllü Siyer Bilgi Yarışması'nı kazananlarının gönderileceği umre turuna gazetecilerden de bazı isimlerin eklenmesi kararlaştırıldı ve ben de umre ekibine dahil edildim.

Balkan Turu için çıkarttığım pasaportla Umre yapmak nasip oldu.

‘Her şerde bir hayır olduğunu’ bir kez daha yaşadığım bu olayla daha iyi anlamış oldum. Bir de o güzel beldelere parası olanın değil, çok isteyenin değil, çağırılanın gittiğini yaşayarak öğrenmiş oldum.

Haddimi aşmak istemem ama Rabbim bizi çağırmış, bize de Mekke’ye gidip Kâbe’ye yüz sürmek, Medine’ye gidip Peygamber Efendimiz’i ziyaret etmek nasip oldu, çok şükür.

Hani dedim ya yukarıda, çok isteseniz bile nasip olmadıysa gitmek zor diye. Daha henüz Konya Havalimanı’ndayken buna örnek olacak bir olay yaşadık mesela.

Herkes ihramını giydi, ihram namazını ve sabah namazını kıldı. Artık pasaport kontrollerine geçildi, Uçağa geçmek için son adım kalmıştı. O esnada bir abimiz üzerindeki ihramıyla birlikte pasaport noktasından geçemedi. Çok uzun yıllar önceki bir mahkeme kararıyla yurt dışı çıkış yasağı almış. Ve bu kararı üzerinde ihramıyla öğrenmiş oldu. Umre o abimize nasip olmadı ne yazık ki. İhramıyla Konya’da kalakaldı. Çocukları ise gözyaşlarıyla uçağa binmek durumunda kaldı.

İşte böyle bir şey, eğer nasip olmadıysa önünüze mutlaka bir şey çıkıyor, nasip olduysa ise o sizi gelip buluyor.

Daha yolculuğumuzun başında büyük bir ders aldığımız bu yolculukla ilgili yazacağımız çok şey, anlatacağımız çok anı olacak.

Şimdilik böyle bir giriş yapalım.

Yorumlar 1
İpek 17 Ağustos 2026 11:47

Hocam Allah kabul etsin İnşallah bizlerde bir gün çağrılanlar arasında oluruz.

Yazarın Diğer Yazıları