Karatay’da düzenlenen ROBOFEST KONYA bu yıl bir kez daha kapılarını açtı. Muhabir arkadaşımız Büşra Erkuş ve Haber Koordinatörümüz Hüseyin Koyuncuoğlu ile birlikte festivali yerinde görme fırsatı bulduk.
Konya Spor ve Kongre Merkezi’ndeki heyecanı görünce geleceğe dair bir kez daha umutlandık.
1580 öğrencinin katıldığı, 917 robotun yarıştığı bu organizasyon öyle sıradan bir olay değil bence. Çünkü orada stant açan gençlerle muhabbet ettiğinizde ne kadar parlak zekalarla muhatap olduğunuzu bir kez daha anlıyorsunuz. Çünkü gençler çok özgüvenli. Sadece yarışmıyor, aynı zamanda düşünüyor, tasarlıyor, üretiyor ve ürettiklerini çok akıcı bir şekilde anlatabiliyorlar. Kendi yaptıkları robotu anlatırken gözlerindeki ışık içinizi aydınlatıyor. Bu özgüven, ülkenin geleceği açısından en az teknik bilgi kadar değerli. Çünkü üretmek sadece bilgiyle değil, cesaretle de oluyor.
Ben, Mini İHA’lardan çizgi izleyen robotlara kadar incelediğim icatlarda ciddi bir emek ve bilgi birikimi olduğuna şahit oldum. Bu şahitliğim de Türkiye’nin gelecekte nasıl bir ülke olacağına dair hayaller kurmama sebep oldu.
Bilindiği gibi Türkiye son yıllarda teknolojide ciddi bir atılım içinde. Savunma sanayinde yaşanan gelişmeler de bu tablonun önemli bir parçası. İnsansız hava araçlarından yerli yazılımlara kadar birçok alanda Türkiye artık söz sahibi olmaya başladı. Bu gelişmelerin arkasında ise yıllar önce atılan eğitim ve farkındalık adımları var. En sevindirici kısım ise bu atılımın sadece büyük şirketlerin ya da devlet projelerinin konusu olmaktan öte, tabana yayılması.
Teknolojiyi sadece tüketen değil, aynı zamanda üreten bir nesil ortaya çıkarmada, TEKNOFEST, ROBOFEST gibi atılımların itici gücü yadsınamaz. Bugün ROBOFEST’te yarışan bir öğrenci, yarın savunma sanayinde kritik bir projede görev alabilir pekala. Bu ihtimal artık hayal değil.
Geldiğimiz noktada, etrafımız ateş çemberiyken, coğrafyada savaşların ardı arkası kesilmezken, belediyelerin klasik hizmet anlayışının ötesine geçip gençliğe yatırım yapmasının artık bir tercih değil, zorunluluk olduğu aşikar. Hele bir de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta geçen hafta yaşadığımız elim hadiseler göz önünde tutulunca, gençliğe yapılan yatırımın ne kadar hayati olduğu bir kez daha anlaşılıyor.
Karatay Belediyesi’nin bu noktada attığı adımlar, sadece bugünü değil yarını da düşünme açısından önemli. Bundan sonrası, bu potansiyeli doğru yönlendirmekle ilgili. Eğer bu başarılırsa, neden teknoloji üreten merkezlerden biri haline gelmeyelim ki?
Okullarda robotik atölyelerin sayısının artırılması, öğrencilerin uzun vadeli projelere yönlendirilmesi, genç beyinlerle özel sektörün daha güçlü iş birlikleri kurması, ortaya çıkan projelerin gerçek hayatta karşılık bulması gibi adımlar atılırsa bu festivallerin ülkemize katkısı inanılmaz olur.
Ayrıca gündemimiz öğretmenlerimiz olduğu için şunu da eklemekte fayda var; öğretmenlerimizi de desteklemeliyiz. Çünkü bu işin temelinde eğitimciler var. Öğretmenlerin değerini artırırsak, teknik eğitim, dil eğitimi, teknoloji eğitimi gibi donanım kazandıracak adımlar atarsak, bu işi başarmak zor olmaz.