Konya İl Sağlık Müdürlüğü, 2025 Haziran-2026 Haziran dönemine ilişkin faaliyetlerini değerlendirdiği basın toplantısında son bir yılda hayata geçirilen çalışmaları ve gelecek dönem hedeflerini dün kamuoyuyla paylaştı. Basın toplantısına ben de muhabir arkadaşımız Büşra Erkuş ile birlikte katıldım.
Aslında daha gün doğarken, güne sağlıkla alakalı başka bir başlangıç yapmıştım.
Basın toplantısından önce Konya Şehir Hastanesi’nde bir iş işim vardı. İşimi hallettikten sonra, sabahın erken saatlerinde yoğun bir trafiğin üstesinden gelip, basın toplantısına katılmak için Meram’da bulunan Konya İl Sağlık Müdürlüğü 112 Eğitim Merkezi’nin yolunu tuttum. Güne erken başladığım için kahvaltı yapmaya imkanım olmamıştı. Bu sebeple de yolda aldığım simidi trafikte kemirerek toplantıya gittim. Ama toplantıya gittiğimde güzel bir kahvaltı sofrasıyla karşılaştım. İl Sağlık Müdürümüz Yusuf Yavuz, bizlere güzel bir sofra hazırlamış, yolda yediğim simide pişman oldum o sofrayı görünce açıkçası.
Kahvaltı eşliğinde Sayın Yusuf Yavuz’un Konya sağlığı hakkındaki bilgilendirmesini dinlerken, şehrin sağlıkta geldiği noktayı en ince ayrıntısına kadar öğrenme fırsatı bulduk.
Sayın Yavuz öncelikle bazı yeni yatırımlardan bahsetti.
Geçenlerde benim de köşe yazımda bahsettiğim, Şehir Hastanesi kampüsünde Türk Anadolu Vakfı ve Karatay Belediyesi iş birliğiyle zemin etütleri tamamlanan ve inşaatına başlanacak olan, yaklaşık 3000 metrekare kullanım alanına sahip 3 katlı ve 96 odalı Hasta Konukevi’nden bahsetti.
Ayrıca Konya Şehir Hastanesi’ne bin kişilik bir caminin kazandırılacağından, zemin etütlerinin tamamlanarak protokol aşamasına gelindiğinden söz etti.
10 bin metrekarelik alan ayrılan 450 öğrenci kapasiteli kreş projesi için de bakanlık ve hayırseverlerle görüşmeler sürdürülmekte olduğunu ekledi.
Ama asıl haberi sona bırakmıştı. Konya’ya yapılacak olan ikinci Şehir Hastanesinin yerinin belirlendiğini ifade ederek, arsa tahsisinin tamamlanmak üzere olduğunu söyledi.
Sayın Yavuz’un verdiği bu bilgiler kıymetliydi. Ama bence günün en kıymetli ayrıntısı, Sayın Yavuz’un yaptığı özeleştiriydi.
Kapasite bakımından birinci seviyeye gelen Konya’daki sağlık hizmetlerinde, halkla iletişimin bazı noktalarda biraz kopuk olduğunu söylemesi önemli bir özeleştiriydi. Sayın Yavuz’a bu noktada katılmamak mümkün değil. Ne yazık ki insani ilişkilerde çok iyi olan sağlıkçılar olduğu kadar çok başarısız olan sağlıkçılar da var. Ama bu bir yaratılış meselesi. İstediğiniz kararı alın, istediğiniz yönetmeliği koyun, güler yüzlülük bir insanın içinden gelmiyorsa pek fazla da yapacak bir şey yoktur.
Vatandaşların zaman zaman bu konuda dert yandığı biliniyor. Ama Sayın Yavuz’un bu eksiklik konusunda farkındalığı çok yüksek. O sebeple kendi personelinin açığını bazen kendisi kapatıyor. En önemlisi de hem personelinin memnuniyetini artırmak için hem de vatandaş memnuniyetini artırmak için özel çalışmalar yürütüyor.
Bazen habersiz ziyaretler yapıyor. Bazen vatandaşın arasına karışıyor. Hatta bir hasta gibi acil serviste sıra bekleyip orada yaşanan aksaklıkları bizzat deneyimlediği oluyor. Daha önce de bahsetmiştim, kendisi Konya için önemli bir şans.
Bizim için çok verimli bir bilgilendirme oldu.
Basın toplantısının sonunda sırf soru sormak için soru soran bazı isimler oldu. Bazen hakikaten sabır zorlayan, tansiyon yükselten bazı isimler oluyor. Gazeteci dediğin soru sorar, alakasız ve komik yorumlar yaparak soru sorduğunu sanıp konuyu sulandıran arkadaşlar tüm Konya basınını gülünç duruma düşürüyor. Bu da bizim ve büyüklerimizin kabahati, ne diyelim…
BASIN DAVETİ NASIL YAPILIR?
İl Sağlık Müdürlüğünde basın toplantımız sona erdikten sonra ofise dönerken AK Parti Konya İl Başkanlığı önündeki ağacın gölgesine atılan bir masada İl Başkanı Sayın Fatih Özgökçen ve birkaç kişinin sohbet ettiğini gördüm. Tam oradan geçerken Başkan beni aracın içinde fark ederek el kaldırdı. Başkan Özgökçen gençliğini hemen burada belli etti. Gözlerinin ve dikkatinin bu kadar sağlam olması beni gerçekten etkiledi. Araçla seyrederken yaptığımız bu transit selamlaşma günün güzel ayrıntılarından biriydi.
Tam da bunun üzerine gün içinde AK Parti İl Başkanlığından bir davetiye geldi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır'ın teşrifleriyle, AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından düzenlenecek olan İl Danışma Meclisi Toplantısına davet edildik. Fakat selamlama ve açılış konuşmalarından sonra basının çıkarılacağı yazıyordu. Her zaman söylüyorum, eğer basın çıkarılacaksa bir toplantıdan, basını çağırmanın da pek bir anlamı yok. Ya basın çağrılmasın ya da bu yapılacaksa bile daha profesyonel bir yaklaşım sergilensin. Ama bence asıl gariplik, basına verilecek olan yemekle ilgili satırlarda.
Normalde davetiyelerde yemek kısmından pek bahsedilmez. AK Parti Konya İl Başkanlığı’nın yakın zamandaki başka bir davetiyesinde de aynı sıkıntı vardı. Bu yemek konusu insanları irite ediyor. ‘Toplantı basına kapalı olarak devam edecek, o sırada gazetecilere yemek ikram edilecek’ şeklinde yazılan satırlar nedeniyle yakın zamanda yapılan bir toplantıya gitmemiştim ben mesela.
Bana kalırsa bu tarz şık bir tarz değil. Gazeteciler sanki yemeğe muhtaçmış gibi bir anlam çıkacağından bu konuda titiz davranmak gerekir.
Yazımın girişinde de bahsetmiştim, İl Sağlık Müdürlüğü programında kahvaltı olduğunu bilmiyorduk, AK Parti programında ise yemek ikram edileceği gözümüze sokulmuş.
Bunun bir ortası var. Örnek olması adına bahsetmek gerekirse, belediyeler bu konuda daha doğru yöntem kullanıyorlar.
Yemek-kahvaltı gibi organizasyon yapılacaksa eğer davetiye şöyle düzenlenebilir;
Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır'ın teşrifleriyle, AK Parti Konya İl Başkanlığımız tarafından düzenlenecek olan İl Danışma Meclisi Toplantısına sizleri davet etmekten memnuniyet duyarız.
Tarih: 30 Temmuz 2026 Perşembe
Yemek: 18.00
Toplantı: 18.30
Yer: Selçuklu Kongre Merkezi / Selçuklu
Davetiyede verilen zamanlama tutmasa bile, planlamanın önce yemek sonra toplantı şeklinde devam edeceği en azından kurumsal bir dille kısaca anlatılmış olabilir. Toplantının sonra basına kapalı devam edeceğini de söylemeye gerek yok. Zaten açılışta söylenenler haber olur. Sonra kibarca basın mensupları dışarıya alınır ve herkes evine gider. Ufak bir ayrıntı gibi görünse de bence çok önemli bir iletişim metodu.