Seyfullah Koyuncu

Kupayı alamadı ama…

Seyfullah Koyuncu

İlhan Palut’un takımın başına geçmesiyle birlikte futbolun hâlâ organizasyon, inanç ve karakter oyunu olduğunu herkese gösteren Konyaspor, Antalya’da oynanan Ziraat Türkiye Kupası finalinde çok şanssız bir şekilde elendi.

Bu sezon acaba düşecek miyiz diye tedirgin olurken, Galatasaray’ı, Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı ve Trabzonspor’u mağlup eden Konyaspor, Enis Bardhi’nin direkten dönen penaltısı gibi adeta finalde direkten döndü.

Kupayı kaybetmeyi hiç hak etmemişti Konyaspor. Hatta Trabzonspor’dan daha fazla hak etmişti kupayı kazanmayı. Eldeki kadroyla ortaya koyulan oyun ve tribünlerdeki taraftar coşkusu nedeniyle söylüyorum bunu.

Konyaspor ayağa oynadı, iyi paslar yaptı, hatta penaltıyı kaçıran Bardhi’nin biri ofsayt olma ihtimali olan iki tane kaçırdığı net gol vardı. Defansta pozisyon vermedi, adam adama iyi oynadı ama şanssız bir şekilde elendi. Son dakikada Bahadır’ın kafası gol olsaydı maç bambaşka bir hikayeye bürünecekti. Olmadı!

Konyaspor taraftarı çok büyük destek verdi. Tribünlerdeki coşku inanılmazdı. Maç boyunca bir dakika bile susmadılar. Trabzonspor taraftarının sesini hiç duymadık desem yalan söylemem.

Belki finalin sonunda kupayı kaldıramadı ama bu sezonun en özel hikâyelerinden birini Konyaspor yazdı.

Futbolda cesaretin, planın ve istikrarın hâlâ değerli olduğunu gösteren İlhan hoca, Antalya’da sadece bir final maçı oynamadı, Konyaspor’un gelecek sezon çok daha iddialı bir takım olacağını bir kez daha kanıtladı.

Bu gurura Antalya’da bizler de şahit olarak gururlandık.

Ama çok zor bir yolculuk yaşadık. 

Konya’dan Serik’e kadar 2 buçuk saatte gittik ama sahil yolundan stadyuma 3 saatte ancak vardık. Yolculuğumuz hemen hemen 6 saat sürdü. Sahil yolu adeta tıkanmış durumdaydı. Bayram tatilcilerinin yoğunluğu ile maça gelenlerin yoğunluğu birbirine karıştı. Bir de Kara Yolları Genel Müdürlüğü tarafından sahil yolunda yaptığı yol çalışması eklenince insanlar çileden çıktı. Öğlen 14.30 gibi yola çıkmamıza rağmen maça çok zor yetiştik.

Antalya Stadyumu’na girince tam rahatladığımızı sanıyorduk ki çilemiz bitmemiş. Konya’nın kıymetini bir kez daha anladığımız bir manzarayla karşılaştık.

Konya’da alıştığımız son teknoloji, yayla gibi geniş, çok konforlu ve kullanışlı basın tribününden sonra, derme çatma bir basın tribününde ağırlandık. Hem sağdan soldan hem de ön ve arkadan çok sıkıştırılmış koltuklar, insanlar dip dibe, 10 kişilik masa haricinde sadece koltuklar vardı, priz yok, çekim açısı yok, insanlar üst üste.

Bunları yazmak istemezdim ama hayatımda gördüğüm en kötü basın tribünü Antalya’da!

Bir not olarak yazıyorum, basın tribününe mescit de yapmamışlar. Neyse ki görevli bir polis memurumuz kendi seccadesini ödünç verdi…

Bu manzaralara şahit olunca, Medaş Konya Büyükşehir Belediyesi Stadyumu’nu planlayan, inşa eden, donanımını ve düzenini oturtan her kim varsa bir kez daha teşekkür etmek boynumuzun borcu oldu.

Eleştirilerimi bir kenara bırakacak olursam, Konyalıları güzelce ağırlayan Antalyalılara, güveliği sağlayan Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne ve Antalya İl Jandarma Komutanlığı’na teşekkürler.

Yazarın Diğer Yazıları