Konya artık sadece tarımın başkenti olarak anılan bir şehir değil; sanayisiyle, ihracatıyla, üretim gücüyle ve girişimci insan yapısıyla Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Organize sanayi bölgelerinde yükselen üretim kapasitesi, dünya pazarlarına açılan markalar ve her geçen gün büyüyen ticaret hacmiyle Konya bugün sadece kendi bölgesini değil, Türkiye ekonomisini de doğrudan etkileyen şehirlerden biri konumunda. Bu yüzden Ankara’dan gelen her ekonomi mesajının Konya’da ayrı bir karşılık bulması artık kimseyi şaşırtmıyor.
Son günlerde peş peşe gerçekleşen ziyaretler de bunun en somut göstergesi oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan’ın Konya’da verdiği mesajlar, ardından Çin heyetinin şehrin üretim gücüne yönelik temasları aslında tek bir gerçeği yeniden ortaya koydu: Konya artık sadece izleyen değil, Türkiye ekonomisinin yönünü belirleyen şehirlerden biri. Üretimin, yatırımın ve sanayinin kalbinin attığı şehirlerden biri olan Konya’da yaşanan her gelişme de doğal olarak dikkatle takip ediliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan, Konya Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde düzenlenen “Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm Toplantısı” na katıldı. Programda enflasyonla mücadele, finansal istikrar, reel sektörün beklentileri ve Türkiye ekonomisinin makroekonomik görünümü konuşuldu.
Başkan Karahan ayrıca Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı da ziyaret etti.
Herkesin ekonomiyi konuştuğu bir dönemde Fatih Karahan’ın Konya’ya yaptığı bu ziyaret ve verdiği mesajlar çok dikkat çekti. Konya’nın ekonomideki ağırlığını da bir kez daha ortaya koymuş oldu.
Tam bu ziyaretin üstüne Konya’ya bir dikkat çeken ziyareti de Çinliler yaptı.
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin İş İnsanları ve Sanatçılar Derneği (ÇİNSİAD) Genel Başkanı Gao Xiaoming ve beraberindeki iş insanları ve MÜSİAD Konya heyetiyle birlikte Petek Plastik’i ziyaret etti.
Sadece Konya’nın değil, Türkiye’nin de en önde gelen plastik fabrikalarından biri olan Petek Plastik uzun yıllardır yaptığı teknolojik yatırımlarla, üretimdeki kalitesiyle kendinden söz ettiren çok önemli bir marka olarak biliniyor.
Petek Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Öztürk ağabey ise çok uzun yıllardır bu alanda başarılı çalışmalar ortaya koyuyor.
Kazım ağabey sadece başarılı çalışmalarıyla değil, alçak gönüllüğüyle ve yardımseverliğiyle de bilinen bir insan. Ne zaman gazetemizi ziyaret etse eli boş gelmez, ne zaman bir yerde denk gelsek güler yüzünü eksik etmez. Ekonomik gücüne ve başarılarına rağmen böyle alçakgönüllü olmayı bilen, geldiği yeri unutmayan insanlara çok büyük saygım var. Kazım Öztürk de o isimlerden biri işte.
Konu alçakgönüllülükten ve iyi niyetten açılmışken, geçtiğimiz haftayı yine Kazım Öztürk gibi alçak gönüllü ve iyi niyetli bir isimle kapattığımızı hatırlatarak Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay’dan bahsetmek isterim.
2013 yılından itibaren SETA Vakfı bünyesinde Genel Müdür olarak görev yapan Abdulkadir Çay, 18 Ekim 2025 tarihinde Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü görevine atanmıştı. Göreve geldiği günden bu yana basının sorunlarıyla ve beklentileriyle yakından ilgilenen Sayın Genel Müdürümüz, geçen hafta cuma günü Konya Bölge Müdürlüğü’nün görev alanında bulunan gazete ve internet haber sitesi temsilcileriyle Konya’da bir araya geldi.
Konya’nın yanı sıra Afyonkarahisar, Aksaray, Nevşehir ve Karaman’dan resmî ilan yayımlama hakkına sahip süreli yayın temsilcilerinin katıldığı istişare toplantısında sektörün mevcut durumu değerlendirilirken, yerel medyanın yaşadığı ekonomik ve yapısal sorunlar da gündeme geldi.
Basının ekonomik ve yapısal sorunlarını konuşmaktan bizler yorulduk ama Sayın Abdulkadir Çay sabırla dinledi.
Yorgundu çünkü TÜGVA Konya Üniversite Komisyonu tarafından düzenlenen İhtisas Akademi programında gençlerin enerjisine ayak uydurmak için çok enerji harcamıştı. Ama basını da ihmal etmedi. Çok ilgiliydi ve herkesi tek tek dinledi, notlar aldı. Yani sadece bizleri geçiştirmek için bir toplantı yapmadı, tüm yorgunluğuna rağmen bizlerle yakından ilgilendi.
Konya basın temsilcileri tarafından kendisine sunulan raporu da aldı.
Abdulkadir Çay’ın toplantı boyunca sergilediği yaklaşım aslında görev anlayışını da ortaya koydu. Makamın verdiği resmiyetin arkasına saklanmadan, samimi bir şekilde herkesle iletişim kurdu. Yerel basının yaşadığı sıkıntıları dinlerken sadece not alan bir bürokrat gibi değil, çözüm üretmeye çalışan bir yol arkadaşı gibi davrandı. Bu tavrı dikkat çekiciydi.
Bugün birçok kurumda yöneticilik yapmak kolay ama bulunduğu makamın ağırlığını taşırken aynı zamanda insan kalabilmek gerçekten zor. Abdulkadir Çay’ın en dikkat çeken yönlerinden biri de tam olarak bu. Gösterişten uzak bir şekilde görevini yapıyor, mütevazı duruşunu koruması insanlarda ayrı bir saygı uyandırıyor.
SETA Vakfı’ndaki uzun yıllara dayanan tecrübesi, devlet yönetimi konusundaki birikimi ve iletişim kabiliyeti bugün Basın İlan Kurumu’na da önemli katkılar sağlıyor. Özellikle yerel medyanın ayakta kalma mücadelesi verdiği bir dönemde sahaya inmesi, şehir şehir dolaşarak sektör temsilcileriyle birebir görüşmesi son derece kıymetli. Çünkü sorunları Genel Müdürlükte otururken okumakla, gelip sahada dinlemek arasında büyük fark var.
Konya’daki program boyunca da bunu net şekilde gördük. Yorulmasına rağmen kimseyi kırmadan sohbet eden, herkesi dikkatle dinleyen ve çözüm için samimi bir irade ortaya koyan bir genel müdür profili vardı karşımızda. İnşallah bu yaklaşım sadece Konya’da değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki yerel medya kuruluşları için de güzel sonuçlar doğurur. Çünkü iyi niyetin, samimiyetin ve alçak gönüllülüğün olduğu yerde bereket de oluyor.