Bu aralar gündem yine trafik…
Sandığınız gibi Konya’daki trafik sıkışıklığından bahsetmeyeceğim ama yapılan yeni düzenlemeye dair bir şeyler yazma gereği duydum.
Bilindiği gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ve Resmi Gazete'de 27 Şubat'ta yayımlanan Kanun'la 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda bazı değişiklikler yapılmıştı.
Buna göre, APP plaka dediğimiz düzenlemeyle birlikte, araçlara takılan ses ve görüntü cihazlarına yönelik de pek çok kısıtlama getirilmişti.
Düzenlemenin ardından meydana gelen bazı kafa karışıklıkları nedeniyle kamuoyunda çok sayıda çatlak ses oluşmuştu. Bunun üzerine düzenlemede 1 Nisan’a kadar uzatma yapılmış ve kafası karışık olan vatandaşa yönelik olarak trafik polislerimizce rehberlik hizmeti verilmeye başlanmıştı.
Cumartesi günü İRFA İrfan Medeniyeti Araştırma ve Kültür Merkezi bahçesinde bulunan trafik polislerinin rehberlik hizmetinden ben de faydalandım. Trafik polislerimiz, bölgede vatandaşlara hem plaka hem de multimedya cihazları konusunda danışmanlık yapıyordu. Çok sayıda vatandaş bilgi alma amaçlı olarak bölgedeydi. Ben de sıraya girdim. Polislerimiz çok ilgilendiler, yardımcı oldular. Bu konuda Konya Emniyet Müdürlüğü’ne ve trafik polislerimize yardımları için teşekkür ederim.
Polislerimizden, plaka konusunda bir sıkıntı yaşamayacağımı öğrendim ama aracıma multimedya ekran taktırdığımda bir sıkıntı yaşar mıyım sorusuna olumsuz cevap aldım. Navigasyon amaçlı bile olsa multimedya ekran kullanamayacağımı öğrendim.
Oradan ayrılınca kendi kendime sorguladım. Orijinalinde multimedya ekran bulunan araçlarda bir sıkıntı yokken, sonradan takılan multimedya ekranların yasak olması bana çelişkili geldi. Yani 2-3 milyon TL’ye araç alabilen bir vatandaş multimedya ekran kullanabilecek ama 500-600 bin TL’ye araç alan bir vatandaş bu ayrıcalıktan mahrum mu kalacak diye düşündüm.
Sosyal medyaya baktığımda da hep aynı soruyu gördüm. Açıkçası vatandaşı bu konuda haklı buldum. Yani bu düzenlemede bir çifte standart olduğunu ben de düşündüm.
Neyse ki dün İçişleri Bakanlığı bu tezatlığı ortadan kaldırmak için bir duyuru yaptı.
İçişleri Bakanlığı, uygulamaya ilişkin yaptırımların, gerekli yönetmelik hazırlanıp netleşene kadar geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. 27 Şubat 2026’dan sonra bu kapsamda kesilen cezaların iptal edileceği de ifade edildi. Böylece sürücüler için ortaya çıkan belirsizliğin giderilmesi hedefleniyor.
Bu karar isabetli bir karar oldu.
Çünkü mesela ben navigasyon için kullanacağım bu ekranı artık kullanamayacak olduğum için telefonumdaki uygulamadan harita açıp bakıyor olacağım ve bir gözüm sürekli telefonumda olacak, bence bu daha riskli bir durum.
Ayrıca park ederken geri görüş kamerası ve uyarı sistemi de çok işime yarıyor. Bundan da mahrum kalacaktım…
Tamam, bu multimedya ekranda maç izleyenler, hatta dizi falan açanlar elbette vardır ama onların bu düşüncesizliği nedeniyle tüm kullanıcıları cezalandırmak doğru olmayacaktı. O sebeple, multimedya ekranların kaldırılması değil de kullanım özellikleri, içeriği vb. konularda teknik birtakım şartlar getirilse daha doğru olur.
ÖTV'nin yüksekliği vb. gerekçelerle bir tane devlete, bir tane de kendine araç almasından olsa gerek, otomobilini dünyada bizim kadar çok seven bir millet yoktur! Çünkü Türkiye'de araç almak çok zor. O sebeple de vatandaşın aracıyla, alışverişiyle bu kadar fazla uğraşılmasını doğru bulmuyorum. Vatandaş yılbaşından bu yana getirilen, 30 Euro düzenlemesi gibi bazı uygulamalarla zaten bunaldı. Akaryakıt fiyatlarını hiç söylemeye gerek yok… Sosyolojik olarak da siyasi olarak da insanların tepkisini iyi hesap etmek gerekir.
Ama şunu da söylememiz lazım; yüksek sesle müzik açıp bass sistemleriyle yürüyen diskoya çevrilen araçların savunulacak tarafı yok. Gecenin köründe son sesle caddelerde gezen apaçilere asla acımıyorum. İçişleri Bakanlığı’nın bu konuda hiçbir müsamaha göstermemesi gerektiğinde de hem fikirim.