Konya’da bir doktorun darp ettiği müezzin Yusuf Mete, geçtiğimiz gün tutuklanarak ceza evine gönderildi.
Evet, evet, yanlış okumadınız; bir doktor tarafından darp edilen müezzin Yusuf Mete diyorum.
Çünkü benim izlediğim videoda burnu kanayan, darp edildiği açık seçik görünen kişi Yusuf Mete’ydi. Ortada eğer bir darp varsa, bu darba uğrayan kişi kesinlikle Yusuf Mete’ydi.
Yusuf Mete, uğradığı sözlü ve fiziki saldırının mağduru olmasına rağmen çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ben bunu hakkaniyetli bulmadım.
Olayın mağduru olduğu açık seçik belli olan bir din görevlisinin özgürlüğünden mahrum bırakılması, kamu vicdanını yaralamış, adalet duygusunu zedelemiştir.
Eğer ortada bir kavga varsa ve bunun sonucu tutuklama olacaksa, fiziki saldırıyla bir din görevlisinin burnunu kanatan doktor neden serbest o zaman? Videoda görülüyor ki karşılıklı bir kavga var. Üstelik müezzinin ifadesine göre ilk saldırıyı yapan doktor…
Kanun kişilere veya mesleklere göre mi işliyor?
Bir doktorun, hastasının burnuna yumruk atma hakkı var da bizim haberimiz yok sanırım!
Ne yazık ki bizim ülkemizde sistem sıkıntılı. Bazı meslekler kutsal, dokunulmaz, erişilmez addediliyor. Bazı meslekler ve kişiler ise sahipsiz, kimsesiz bırakılıyor.
Tabi ki şiddettin her türlüsüne karşıyız. Ama hem şiddeti uygulayıp üstüne bir de mağdur gibi ortaya çıkanlara neden kimse bir şey söylemiyor?
Tamam doktorlar kıymetlidir ama din görevlileri de kıymetlidir.
Nedir kardeşim bu ülkenin ayrıcalıklılardan çektiği?
Hastasına köpek muamelesi çeken, burnundan kıl aldırmayan, soru sorulmasına bile müsaade etmeyen, odasına gelen hastasının yüzüne bakmaktan imtina eden, suratsız, asabi, kibirli, mesleğini asla hak etmeyen doktorlarla hiç mi karşılamadınız siz? Yoksa başka bir ülkede mi yaşıyorsunuz?
Geçenlerde yazmıştım işte, Konya Numune Hastanesi’nde geçirdiğim bir ameliyat nedeniyle ne kadar merhametli, güler yüzlü, işini kusursuz yapan, mükemmel bir doktorumun olduğunu, hastane personelinin güler yüzünden ve çalışkanlığından bahsetmiştim.
Olaya bir de bu pencereden bakmak gerekmez mi?
Ayrıcalıklı olanlar yoktur; işini iyi yapanlar vardır!
İşini iyi yapan doktor değerlidir, işini iyi yapan öğretmen değerlidir, işini iyi yapan gazeteci değerlidir. Ama kimsenin de sırf mesleğinden dolayı tepemize çıkmak gibi bir ayrıcalığı yoktur.
Nedir bizim pandemi sürecinden bu yana çektiğimiz eziyet? Maddi imkanlardan tutun da toplumsal statüye kadar doktorlarımıza zaten ne gerekiyorsa yapılıyor. Ama üstüne bir de hukuki ayrıcalıklar verilmesi kabul edilemez.
Tırnak içinde söylüyorum, garibim bir müezzin, yumruk yiyip darp raporu aldığı halde, üstüne bir de suçlu ilan edilip tutuklanmış.
Niye?
Çünkü Türkiye’yi ayağa kaldıracak, sosyal medya algısıyla insanları galeyana getirecek bir mesleğe ait değil.
Yusuf Mete yalnız değildir diye kampanya başlatılmış. Hayır, Yusuf Mete yalnızdır kardeşim. İl Müftümüz, Diyanet Sendikalarımız gereken desteği verdi ama Yusuf Mete yine de yalnızdır. Çünkü ülkemizdeki algı ve sosyal medya öyle istiyor.
Çok yazık, çok ayıp. Yukarıda Allah var.
Sayın Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, personelinizin arkasında durmanız gerekiyor. Sadece hukuki destek vermekle kalmayıp her anlamda Yusuf Mete’nin yanında olmanız lazım.