Ali Kaya

Bize kim saldıracak ki?

Ali Kaya

Kıymetli kardeşlerim, son günlerin konusu ABD-İsrail ve İran savaşı. Her iki tarafa dair televizyonlarda canlı yayınlar yapılıyor, patlama ve ölüm haberleri veriliyor, sürekli yorumlar ve tahminler gerçekleştiriliyor.

Fakat en çok dikkatimi çeken iki olaydan biri savaşın ilk günü İran’da bir okulun arka arkaya bombalanması, ikincisi ise bir hafta sonra İran sokaklarında kanalizasyon şebekesinde ard arda patlamaların yaşandığı sahne.

Ne petrol depolarının yoğun ateş ve dumanları ne de füze veya bombaların sarsıcı gürültülü patlamaları beni bu okul ve kanalizasyon patlaması kadar endişelendirmedi.

Niye mi?

Çünkü ilkinde İran'ın açıkladığına göre 170 kız öğrenci hayatını kaybetti ve belki de niye öldüklerini bilemeden hayatlarının yitirdiler. Hayatın ve baharın güzelliklerini, doğanın muhteşem cazibesini veya deniz canlılarının hayatının var olduğunu bile bilemeden öldüler.

Öte yandan İran sokaklarında kanalizasyon şebekesi patlarken insanlar dehşetle kaçışıyordu. Kuşların bile bu savaşı istemediğinden habersiz sağa sola uçuştuklarını kimse umursamadı. Niye biliyor musunuz? Çünkü insanlar can derdine düşmüş, kendi canını kurtarma derdinde. Yani balıklar korkacak, göçmen kuşlar ürkecek diye bir dertleri olamadı, çünkü can derdindeler.

Kıymetli kardeşlerim, ABD-İsrail-İran savaşı bize güçlü devlet olmanın ne kadar mühim olduğunu göstermiştir. Taaa Atlantik’in öbür tarafından koca koca savaş gemilerini getir ve 90 milyonluk bir devlet ile savaşmaya cesaret et, işte tüm mesele bu. Bu mesele cesaret değil, güçlü olmanın olmazsa olmazı savunma sanayisinin güçlü olması ile sağlanan bir cesarettir.

Eski bir atasözümüz var, ‘Alet işler el övünür’ diye. İşte Trump’ın böyle fütursuzca sözlerinin asıl kaynağı, savaş sanayisinin güçlü olmasından kaynaklanmaktadır. Hani Gazze’yi sapan taşı ile savunan birkaç koca yürekli Müslümana uçaklarla tonlarca bomba atan İsrail'e tüm dünyanın ses çıkartmasını engelleyen o güç işte savunma sanayisinin verdiği güçtür.

Hani masum insanlar katil İsrail tarafından hedef alınırken sözde gelişmiş, sözde medeni dünyanın tek laf etmeden İsrail'e destek vermesinin sebebi, ABD'nin silah sanayisinin güçlü olmasından kaynaklanıyor. ABD silah sanayisini geliştirirken çevre kirliliği ve doğaya zarar verirmişiz diye hiç düşünmüyor. İkinci Dünya Harbinde Japonya'nın iki şehrini, insan, hayvan, ağaç demeden yerle bir ettiler ve kimse bunun hesabını soramadı.

Niye?

Çünkü silah sanayisi çok güçlü idi.

Bunlar silahları geliştirirken okyanusta balinaları korkutmaktan, kuşların psikolojisini bozmaktan, doğayı mahvetmekten korkmadılar. Koyunların ve ineklerin strese girip düşük yapması endişesi gütmeden savunma sanayisini güçlendirdiler.

Ve işte geldiğimiz nokta, Gazze'de insan katliamı yap, Venezuela'da bir gecede seçilmiş devlet başkanını operasyonla al, Amerika'ya getir veya İran'da dini lideri ve lider kadroyu öldür ve canının istediği yeri bombala. Sonra da okulu biz bombalamadık, İran yaptı, diyecek kadar alay et.

Ama balıklar ürkmesin canım, onlarla aynı dünyayı paylaşıyorsun ya ne gerek var hava savunma sistemine, bize kim saldıracak ki?

Hadi kalın sağlıcakla.

Yazarın Diğer Yazıları