Cem Ali Yaman

Bir diriliş zaferi: Çanakkale

Cem Ali Yaman

Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- “bu: bir Avrupalı! ”

***

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, 
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

****

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istîâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddîn'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât..
Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

Koca yürekli Mehmet  Akif  Ersoy yüreğini bu mısralarla yeryüzüne sığdırmaya çalışmış. Hey hat Çıldırmış Avrupalı Fatihin torunlarına sataşıyor. Toptüfek hepsi belki onda fakat İman yoktur koca ordularında. İman ve İslam davası Türk’ün yüreğinde çarpıyor bu davayı bilmeyen kendisi gibi korkak sanıyor. Eğer birileri korkmuşsa Çanakkale'de tarih şahittir onlar Fatih Sultan Mehmet’in torunları değildir, olmamıştır da. 

Kıymetli  okur  111 Yıldır bir milletin küllerinden doğuşunun o kutlu imanlarında şahlanışının düşmana korku dosta güven salışının bir yıl dönemindeyiz. Şuheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda hakikatinin timsalidir Çanakkale Seyid Onbaşıların Ilgazlı Mehmetlerin ve yüzbinler Muhammed sevdalısı vatan delisi yiğitlerin destanıdır. Anadolu'dan Kafkasya'ya Balkanlardan Türkistan diyarlarına Tek dertleri Bayrak inmesin Ezanı Muhammedi dinmesin olan bu yiğitler analar bacılar kardeşler yalnızca Türk milletinin değil Alemi İslam'ın akıbetini de belirlemişleridir.

Hasta Osmanlı diyerek küçültmeye çalıştıkları koca bir millet  tarihin tozlu raflarına gömülmek istenmiş olsa da Allah'ın taktiri milletin iradesiyle tıpkı anka kuşu gibi küllerinden doğmuştur. Küfrün bataklığına gömülmüş hasta ruhlar Yedi düvele rağmen gördülerki Türk İslam diyarları sahipsiz değil kimsesiz değil yalnız değil. Evet onların topu tüfeği gemileri donanımlı orduları vardı fakat savaş için yeterli techizat olmadı. İmanlı yürekler Milli birlik ve beraberlikle Küfre Osmanlı tokadını çaktı hezimet yaşattı geride bizlere bağımsız hür bir vatan bıraktı. Bugün vatan sahibi olmak ne demek Suriye'den Irağa İran'dan Libya'ya Türkistan diyarlarına kısaca Ortadoğu'ya bakabilir. 

Çanakkale Türk İslam zaferidir. İslam coğrafyasının Türk bayrağı gölgesi buluşturan sarsılmaz bir kaledir. Selçukludan Osmanlıya Osmanlıdan Türkiye devletinin mayası ruhu karakteri devlet şahsiyeti ve millet hali birdir aynıdır ve aynı kalacaktır.

Çanakkale destanı kahramanlarının dünyaya verdikleri mesaj yalnızca bir muzafferiyet değil aynı zamanda dünyayı iyileştirecek bir zaman getirecek ve yaşanabilir kılacak olan merhamet duygusunun akisleridir. Türk ordusunun cephelerinde savaş esiri olarak düşmüş olan Anzaklar Türklerin onlara gösterdiği iyilik karşısında Bu Türkler Yamyam olamaz böyle insanlar olsa olsa Melek olur ifadeleri  sinelerin vicdan sesleridir.

Çanakkale küfrün tokat yediği  bu kahraman milletin bir kez daha onur şeref haysiyet ve imanlarının şahlandığı benzeri az bulunan mucizevi olayların zuhur ettiği bir meydandır.

Milleti bir arada tutan o İslam mayasının Bedrin Arslanlarının belki hayran kalacağı bir sahnede Allah bizlere şükür minnet ve dua ile yad etmeyi nasip etti. Bağımsız ve güçlü bir vatanın gölgesi altında rahmet ve minnetle anmayı nasip etti.

111 yılın gururu ve hüznü ile Allah bu millete bir kez daha Çanakkale yaşatmasın peki bunun için ne yapmalıyız diye bir soruyu kendime yönelttiğimde aklıma ve gönlüme düşen bir kaç konuları sizlerle paylaşmak isterim.

Evvela Çanakkale iman şuuru ve birlikteliğinin ne kadar kıymetli olduğunu iman dolu sinelerin neleri başarabildiği bu ruhu sinelerimize nakışladıkça evvela yıkılmayacağımızı Türk gençliğinin zihin ve gönül dünyalarına nakışlamak zorundayız.

İkinci olarak Türk toplumunun sarsılmaz kalesi olan ve medeniyetimizi inşaa edip muhafaza eden aile ilişkilerimizi ve bağlarımızı sağlam tutmak sağlıklı ve sağlam ailelerimizin yarınlarımızın teminatı olan gençlerimiz için rehabilite iyileşme sahası olduğunu unutmamak. Üçüncü olarak eğitim ve öğretimi milli ve manevi şuurla tarihten sosyolojiye psikolojiden sosyal bilimlere İrfandan Sanata Spordan  Fen İlimlerine felsefeden Edebiyata Teknik İlimlerden ve İslam dini Kuran ve Sünnet merkezli Anadolu kaynaklı ve Dinler tarihi ve yapısını çerçeveleyen bir dava adamı yetiştirme azmi ve gayreti ile Türk milletinin bekasının yapı taşlarını oluşturacak dinamik insan gücünü inşaa edecek bir maarif modeli hayata kazandırmalı

Dördüncüsü maddi ve manevi tekamülün birlikte gerçekleştirdiği bir misyon ve vizyon süreci oluşturulmalı Çocukluk döneminden ergenlik sürecine değin gençler sorumluluk bilinci er kişi olma göreviyle donatılmalı  Japonya'da nasıl her genç Hiroşima'yı bilir ve manasını özümsemek üzere eğitilir kahraman Türk gençliği de Çanakkale'de atasının muzafferiyetine her dem şahit olurcasına yüksek merak ve yerinde detaylı temaşa ile o günleri hatırlayarak bir daha olmaması için bir şahsiyete kavuşur.

Beşincisi Kaybedecek bir gencimiz yok kaybedecek bir dakikamızda yok inancıyla her türlü bağımlılıktan üretken mücehhez bir gençlik için seferber olunmalı

Altıncısı Toplumsal olaylarda birlik ve beraberliği artıracak hadiseler iyi değerlendirilmeli 86 milyonun birliğini ve dirliğini kuvvetlendirecek Milli ve Manevi söylemler ve eylemler oluşturulmalı. Birbirimizi sevmedikçe tam manasıyla iman etmiş olmayacağımızı unutmamalıyız.

Yedincisi sorumluluk ve çalışkanlık duyguları ile kendisi için istediğini kardeşi için isteyen nesillerin yetiştirmesine katkı sağlayan Öğretmen ve müdebbirlerin psikososyal ve sosyoekonomik hallerinin iyileştirilmesini sağlamak  Gayenin vatan bütünlüğü ve bekası olduğunu unutmadan her daim gelişimi ve terakkiyatı hedefleyen zihni ve ruhu malayani işlerden arınmış kimselerce bu kutsal vazife Adam yetiştirme Çanakkale de Cepheye yetiştirir gibi

Sekizincisi Toplumun maddi refah seviyesini artırılmalı ve sosyal adalet göz etmeli  Savunma sanayide sahip olduğumuz yerli ve milli İHA SİHA Uçak ve mühimmatların gemilerin ve her türlü askeri malzemenin gücünü ve kuvvetini sağlamlaştırılmalı İmanı ve İrfanı güçlü bu milletin Güçlü ordusunu muhafaza edecek güçlü bir askeri donanmanın varlığı sağlanmalı

Okuyan üreten düşünen ve harekete geçen İslam'la yoğrulmuş gönlü bu toprakların çamurunda ve gözü dünyanın iyileştirmesine diken az uyuyup çok koşturan az konuşup çok iş yapan bir gençliği var ettikçe bu millet Allah’ın izni ile 1000 yıllar bizim Aydınlığımızda ışıldayacaktır

Başta Çanakkale Şehitlerimiz olmak üzere Alemi İslam'a ve bu Türk diyarlarında şehit olmuş tüm şehitlerimize Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun. 

Ruhlarına El Fatiha.

Yazarın Diğer Yazıları