Elinde bir kaç aluç ile yola düşer. Yolu da Yolcusuda muamma bir haldir. Yoksulluk bir parça ekmek bir bardak su misali sineler de çatlar. Bilmem hangi diyarın yabancısı hangi kimsesizin kimsesi
Od’un dergahında Işk’ın otağında avuçlar adedince himmete redde yüzün sürer.Allah dostu Peygamber sevdalısı Hacı Bektaş Veli Zat bir kez daha sorar avucundaki aluçların içindeki çekirdekler adedince nefes nefes himmet der. Himmetin bağrı yanık Yunus’un ki bulanık.. Buğday der dünya sofrasında gözler der gördüğüne meyl eder..
Lakin görmek Ondan bakmak Ondan tatmak Ondan adım atmak Ondan herşey Ondan alır buğdayı açlığına merhem ister lakin açlık tende değil candadır. Aç kalan gönüller daim hicrandadır.
Eyvah! Eyvah! halimiz nicedir. Yunus yangın yeridir. Yangına nefes nefese himmet gerekir.
Hacı Bektaşi Veli, nefesi gönlüne gark eylemiş Yunus’u görür pişmanlığını Işk’ında bilir Od’un dergahına senin gönlünün anahtarları Taptuk Emre’de artık gitme vakti der gitme .. Himmetten öteye gitme!
*
Aşkın Aldı Benden Beni,
Bana seni gerek seni..
*
Aşk ile aşıklar yansın Ya Rasulallah
İçip Aşkın Şarabın Kansın Ya Rasulallah
40 yıl Od’un dergahında Işk’ın otağında gönlü dem durur Derviş Miskin Biçare Yunus’un 40 erbain 40 nefes dağ demez ova demez nefes eyler dururdu. Taptuk Emre görmez derler Aşkın sırrını bilmeyen ette kemikte görürler. Yunus’un odunu eğri olmaz Sözleri Allahsız doğrulmaz.
Taptuk Sultan. Piri Derya. Kelam eder Yunus bu doğru odundan mıdır? Yoksa nefes mi istersin Yunus nefeslen kurban olayım. Dergaha eğri gönül yakışır mı?
*
Ben yürürüm yane yane
Aşk boyadı beni kane
Ne akilim ne divane
Gel Gör Beni Aşk Neyledi
Bir meyvenin olgunlaştığını meyve ne bilsin bahçivana sor! Yunus sinesindeki Od’u ile Işk Işk diyerek yol alır. Yol Allah’ın iz Allah’ın.
Menkıbelerde geçer bizim Yunus kendi gibi 2 yangına rastlar bir dağın eteğinde dağa yaslar dağın dağ olduğunu bilmez! Acıkırlar elde ne çare avuçta ne çare veren Allahtır yaratan Allah! Açarlar ellerini duaya Allah kullarına icabet buyurur. İnsan doydum zanneder halbuki Allah doyurur.
Yunus ışkına divane sorar bu himmet kimdendir. Allahtandır derler sebebini sorarsan Toptukun Otağında Işk ışk diyen Derviş Yunustandır.Dedim ya meyve olgunlaştığını nerden bilsin hadi gelin Işkın otağında Od’un dergahında bizim Yunus Taptukun ayaklarında gönlümüze serilsin.
*
Taptuk’un Tapusunda
Kul olduk Kapusunda
Yunus Miskin Çiğ idi
Pişdik Elhamdülillah
*
Haktan inen şerbet içtik elhamdülillah
Şol kudret denizin geçtik elhamdülillah
Kuruyduk yaş olduk. Ayak idik baş olduk
Kanatlandık kuş olduk
Göçtük Elhamdülillah
*
Işka tanışık sığmaz değme can göge ağmaz
Pervane od’a değmez yanmayan aşık mıdır
Aşk ateşiyle yanıp gönüllere girenlere karanlık olur aydınlık der Yunus Bizim Yunus yılları aşan Türkçe dolaşan Yunus. Ben gelmedim dava-kavga içün Benim işim sevgi üçün diyen Sevelim sevilelim diyen Yunus. 700 yılı aşkın süredir bedeni hasreti gönlümüzü kuşatmış bizi Allaha ve Rasulune bağlamış kalbimizi Işk adamı Yunus.
*
Arayı arayı bulsam izini
İzinin tozuna sürsem yüzümü
Hak nasip eylese görsem yüzünü
Ya Muhammed canım arzular seni
Risaletün Nushiye ve Divan eserleri ile medrese ilmini sayfa sayfa önümüze süren Yunus Işk’ın otağında Od’un dergahında bu topraklara Allah’a ve Rasulune susayanlara birer pınar oldu. Onun şiirleri beste beste diyar diyar olaştı.Tıpkı kendi gibi. Onun tevazusu kalperde nakıştı.
*
Adımız miskindir bizim
Düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmayız
Cümle alem birdir bize
*
Bir avuç toprak biraz suyum ben
Neyimle övüneyim işte buyum ben
Dünya da insanın kemalatına vesile oldu.Fakat seküler dünyanın addettiği bir insancı olmadı. Yunus Emre Gelin tanış olalım Sevelim Sevilelim Dünya Kimseye kalmaz düsturuyla insani ilişkilere örnek oldu.Yaratılanı severim Yaratandan ötürüydü onun İnsan sevgisi. Gönül tezgahında ışkla dokudu.
*
Süleyman kuş dili bilir derler
Süleyman var Süleymandan içeru
Beni ben demem ben bende değilim
Bir ben var benden içeru
Yunus insanın maddi alem durakları ve mana alem duraklarını hayatı ile müşahede etmiş bir şahsiyettir. İnsanın özünün iyiliği sözünün güzelliğiyle buluşunca çağlar bir an olurmuş. Yunus beslendiği kaynak Taptuk Emre olunca Allaha ve Rasulüne dost bu güzellikte olurmuş. Bir Yunus vardı Yunustan içeri Yunus derindi derin işlerin adamıydı. Yunus insanın güzelleşme sanatında dili ve sanatıyla önemli bir sanat adamıydı. Yunus içimizdeki yangını dindirecek kurumuş pınarlarımızı ıslatacak çölleşen benliğimize filiz olacak şeyleri içerlerinde taşımış ve taşmış Adamdı.
Adamlık bir makamdı. Onun makamı Türk diyarlarını dolaşmış sevgisi dünyaya ulaşmıştı. O kırk kapı dört makam Şeriat Tarikat Marifet ve Hakikat kapılarından geçerek sonsuzluğa ulaştı
Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşk ile bir kaç huri
İsteyeni ver onlara
Bana seni gerek seni onun sonsuzluğa bir an gördüğünde her şeyi unutacağı Cemalullahtı.
Dönemdadaşı Pir Hz Mevlana ile gönül diyarlarını inşa ettiği biz bizde sarsılmaz bir hakikattir. Yunus mu Mevlana mı diye bir ayrım gözetmeden Yunus’un mesneviye yönelttiği ‘‘ Ey Mevlana Mesnevin uzun olmuş ben olsam ete kemiğe büründüm Yunus diye göründüm derim’’ ifaderi Yunus’un hal dilinide kelam dilinide özü gibi öz olarak sunuyor
Biz dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun
Yunus Türkçe’nin eti kemiğidir. Hoca Ahmet Yesevi misyon ve vizyonun Türkistan temsilcisidir. Arapça ve Farsçaya hakim söz ve gönül ustasıdır. Hayatı ve ölümü ve sonrası anlaşılmaya örnek alınmaya ne kadar da elzem bizler için ne kadar da muhtaçlıktır.
Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı diyerek sosyal ilişkilerimizdeki önemli bir hakikati ortaya koymaktadır. İncitme dostun kalbini tamir edecek usta yok diyen Yunus kalp kırmanın Kâbeyi 70 defa yıkmaktan daha kötü olduğunu ortaya koyar. Çünkü Yunus’a göre hakkın divanı gönüldür. Malda yalan mülkte yalan var birazda sen oyalan diyen Yunus yaratılanı Yaratandan dolayı hoş görmemiz gerektiğini ortaya koyar.
Sen nittim ben diyerek koşa koşa himmete demesini bilmişsin.
Bizse hala buğday kaygusundayız Yunus diyen Arif Nihat Asya ne kadar da güzel söylemiş.