1093’te Türkistan- Horosan Sayram’da doğdu. Horosan Şam Irak’ta dolaştı. Türk diyarlarından Fas’a uzanan, dünyayı kuşatan bir gönülle gönül mihmandarı oldu.
Kur’an ve Sünnet yaşayıcısı Hoca Ahmet Yesevi İslam ahlakı ve hoşgörüsü ile yoğruldu. Vicdan ve haya ilmi ile dünyaya dokundu. Ahlak nedir? Edep nedir ? Hayat nedir? Aşk nedir? Ölüm nedir? Benlik nedir? Bilgiler ışığında zihinleri yoğurdu. Bozkırın çölünde nice Alperenler Yeşerdi.
Arapça ve Farsça iyi bilirdi. Fakat Kaşgarlı Mahmud izinde Türkçe söyler Türkçe yazar Türkçe konuşurdu. Divanı Hikmeti ile bizlere yol gösterici oldu.
Birliğin ve beraberliğin münevverliği oldu. Türk tasavvufun yapı taşlarını ortaya koydu. Bir milleti var eden ayakta tutan en önemli gücün milli ve manevi değerler olduğunu bizlere öğretti. Helal lokmanın iyileştiriciliğini gösterdi.
Peygamberin hurması Yesevi’nin ilk hocası Arslan Babın gönül tasında Yesevi’ye abı hayat oldu. İman ve ilim üstadı Yusuf Hemadani’nin Otağı Yesevi’ye can-u can oldu.
Hz Ali Efendimizin soyu Hz Hüseyin nesebinden geldi. Türklerin manevi hayatına yön verdi.
Hikmetlerinin kaynağı Allah’ın fermanıdır. Hikmetlerinin menbağı Son Peygamberdir. Piri Türkistan’ın hayat tasavvurunda insan İlimsiz ve Hilimsiz yaşayamazdı. Hoca Ahmet Yesevi dergahında yoksul garip mazlum darda kalmış doyardı. Hem aklı hem kalbi hem midesi dolardı.
Evlat acısı yaşamış Aşkın adamı Yesevi’ye Aşkın Sahibi 99.000 Alperen evlat bağışladı nice Alperenler Onu dualarında buldu. Aminler Onunla oldu.
Piri Türkistan Bektaşilik halkalarından önemli bir halkadır. Maneviyatı olmayanın kerameti olmaz imiş sırrınca Onun Büyük maneviyatına Büyük kerametler sığmıştır.
63 yaşından sonra Peygamberim yaşamadı ben yaşasam ne olur diyerek ömrünün geri kalanını uzlet halinde yerin ve gönlün derinliklerinde geçirdi.
Bir mum görsem hüzet kılıp kulu oldum
Toprak gibi yolu üstünde yolu oldum
Aşıkların yanıp sönen külü oldum
Hem dem olup yer altına girdim işte
63’ten sonra hayattan kopmadan Hayata farklı açılardan bakabilmeyi başardı.
Ondan bizlere yadigar kalan Divanı Hikmet bir sosyal ahlak kitabı hayat öğretisi olarak asırlara uzandı. Aşk Nefis Ölüm Cennet ve Cehennem konuları edep ile derin bir tefekkür olarak bizlere ulaştı. Onun zikri, sohbeti, tefekkürü halkalar dolaştı.
Barsa Yahsi Biz Yaman
Barsa Buğday Biz Saman Yesi diyarlarında Hoca Ahmet Yesevi’nin gönül fetihlerinin temel düsturuydu
Toprakta arama benim gönlümü Ariflerin kalbindeyim diyen Mevlana gibi gönüllere Aşk ile Allah Aşkı ile girdi.
Fuat Köprülü Hoca İslam Ansiklobedisinde Piri Türkistan için Hak Aşığı Allah Peygamber sevgilisi bir adamdı der. Onu anlatan tarihsel materyaller çok sayıda olmamakla birlilkte Piri Türkistan Divanı Hikmeti ve yetiştirdiği yüzbinlerce Alpereni ile hayatının nekadar İslam ve Kuran ve Son Peygamber olduğunu görebilmekteyiz. Onun Şairaneliği bu haftaki yazıma sirayet ederek zihinlerinize ve gönüllerinize şiirsel bir üslupla yansıdı. Okurken araştırırken Piri Türkistanı tanımaya çalışırken aldığım manevi ve ilmi lezzeti olduğu gibi aktarmayı ne kadar çok isterdim.
Hoca Ahmet Yesevi çağlar üstü ufuklar ötesi bir zat olmakla birlikte Çağına kandil olmuş bizlere ve bizden sonrakilere de kandil olmaya devam edecektir.
Vah ne yazıkgeçti ömrüm gafket ile
Sen bağışla günahımı Rahmet ile
Kul Hoca Ahmed döndü sana hasret ile
Kendi ateşine Kendisi yanıp yakılır imiş
Onun yanarken yaktığı Kandil Ateşinin gölgesine talip olanlara selam olsun!