Konya bugünlerde bir kitap şölenini daha yaşıyor. Artık geleneksel hale gelen Konya Kitap Günleri, Selçuklu Kongre Merkezinde 13. Kez düzenlenmekte ve Konya’da yaşayan kitap severlere, yazarlara, şairlere gerçek anlamda bir şölen yaşatmakta. Hem bir yazar hem de bir okur olarak 16 Ekim Cuma günü başlayan bu etkinliğin içinde bulunmaktan büyük bir keyif aldığımı söylemem gerek.
Bu organizasyonu her yıl bizlere yaşatan başta Konya Büyük Şehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay olmak üzere emeği geçen herkese kalbi şükranlarımı sunuyorum. Kültüre hizmet etmek, kitaba hizmet etmek ve sanata emek vermek güzel bir şey olamaz diye düşünüyorum. Çünkü bunların içinde dini duygulardan tutun da milli hassasiyetlere kadar kutsal olarak atfedebileceğimiz her şeyin mevcut olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir toplumu ayakta tutan en önemli kavramlardan biri de kültürel reflekslerinin sağlamlığı gelir.
Kitaplar, kültür aktarımında en etkin role sahip alanların başında gelir. Kitap edinme, okuma ve çevremizdeki insanlara bunu teşvik etmek kadar yararlı bir şey olamaz. Bizler Selçukya Kültür Sanat Derneğinde otuz kadar arkadaşımızla birlikte her ay bir kitap okuyor ve her ayın ikinci cumartesisinde okuduğumuz kitabı değerlendirmek için toplanıyoruz. Şu ana kadar 6 kitap okuduk ve elimize 7. Kitabı aldık. Bu ayın kitabı Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonnası idi. Ve çok verimli geçen bir değerlendirme toplantısı oldu ve gelecek ay okuyacağımız kitap da Betty Mahmudi’nin Kızım Olmadan Asla biyografik romanı oldu. Şimdi bu kitabı okuyoruz.
Kitap günleri, fuarları, şölenleri elbette güzel ve de gerekli organizasyonlar. Ancak kitap yılda sekiz on güne sıkıştırılacak bir şey değil. Kitabı hayatımızın en önemli eylemleri arasına almamız gerekiyor. Zira çağımızın anlık ekran kaydırmalarıyla, görsel ve sanal ortamlarında kaybolup gitmektense sanatın, edebiyatın kollarında hem aklımızı hem de ruhumuzu doyuracak bir romanın, bir öykünün, bir şiirin huzurlu havasını solumak evladır diye düşünüyorum.
Kitap okuma eylemini bireysel olarak gerçekleştireceğimiz gibi yukarıda anlattığım gibi arkadaş gruplarıyla da gerçekleştirebiliriz. Her okuyanın farklı bir keşifte bulunduğu bu kitap okuma gruplarının daha verimli olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Ancak günümüzde bu hızlı hayatın içinde bunun mümkün olmadığı arkadaşlarımız varsa, onlara bireysel okumayı mutlaka hayatlarına konumlandırmalarını tavsiye ederim.
Edebiyat dünden seslenir, bugünde yankılanır ve yarını çağrıştırır. Biz bundan kendimizi uzak bırakırsak hem ferdi hayatımızda hem de toplumsal hayatımızda sağlıklı bir gelişim göstermemiz mümkün olmaz.
Son olarak Konya Kitap Günleri kapsamında Selçuklu Kongre Merkezinde SKY standında ve kendi standımla bütün kitaplarımla okurlarımla fuar boyunca birlikte olacağım inşallah. Bir de 23 Ekim Cuma günü aynı mekânda Miryokefalon Salonunda saat 16.00’da bir söyleşimiz olacak. Okurlarımı ve bütün kitap severleri beklerim.
Kürk Mantolu Hüzün
Yalnızlıkla dolaşan iki insan
Berlin sokaklarından yansıyan
İçime uzanan isimsiz bir keder
Oysa biri kadın biri erkek
Raif efendi ile Maria Puder
Biri suret biri nazar
Bir tabloda dirilen iki hüzün
Tenha yollarda yanımda yürürler
Bir romanın sayfalarında kalmışlar
Okuyanı bir melâle sürürler
İki yalnızlık karşılaşır
Mutluluğa teğet geçerler
Hep yek düşmüştür zarları
Yüzlerini güldürmeyi başaramaz
Nedense yazarları
Neresinden tutsan elinde kalır
Hayat gibi meçhul bir yol aşk denen
Ne mutlu etti ne mesut oldu kendi
Başka bir ülkede bıraktı ikbali
Zavallı Raif Efendi
Bir tablo, bir kadın
Tutar bir adamı kalbinden
Ve koca bir mutsuzluk sonrası
Yıllardır okundukça kanar durur
Sabahattin Ali'nin Kürt Mantolu Madonna'sı
Sevgiyle kalın.