Gençlerbirliği karşılaşması Konyaspor için mazereti ve telafisi olmayan bir karşılaşmaydı. Neyse ki hata yapmadı. Ligin daha başları olsa da olası bir puan kaybı Konyaspor'u kaosa sürükleyebilirdi. Konyaspor çok ince bir hatta adeta nefesini tutarak ilerliyor. İç sahada üst üste hem Galatasaray hem Beşiktaş ile oynanacak olması içerideki Gençlerbirliği ve dışarıdaki Samsunspor maçlarını çok kritik hale getirdi. Galatasaray ve Beşiktaş maçlarından alınacak puanlar ekstra puan olacaktır ama küme düşme hattındaki takımlara karşı Konyaspor'un puan kaybetme lüksü yok.
Gençlerbirliği bence ligin zayıf kadrolarından birisi. Ancak futbolun matematiği yok. Mesela yine zayıf bir kadro ile mücadele eden Erzurumspor sürpriz galibiyetlerle kendini yukarı attı. Kağıt üzerinde iyi bir kadroya sahip olmasına rağmen Konyaspor'un lige kötü başlangıcı hem takım hem hoca üzerinde travma yarattı. Bu sebeple maça giderken kadro kalitesi farkına rağmen Konyaspor kesin kazanır diyemiyorduk.
Maçın genelinde daha etkili oynayan taraf Konyaspor'du. Çok gol kaçırdı. Özellikle etkili kenar ortalarına rağmen bu hava toplarına son dokunuşu yapacak bir pivot 9 numara eksiği hissedildi. Kramer'i gönderenler hangi akla hizmet bu işi yaptılar hala anlamıyorum. Muleka iyi niyetle çok çalışıyor ancak bitiricilik sorunu yaşıyor. Konyaspor ileri uç oyuncularının yapamadığını Awaziem yaptı. Özellikle ilk golde çok klas bir vuruş yaptı. İkinci golde Baniya rakipten kurtulup topa vurmak için mücadele ederken Awaziem ortada kalan topu fırsatçı bir golcü gibi rakip ağlara göndererek Konyaspor'u skor olarak rahatlattı ve maça damgasını vuran oyuncu oldu.
Konyaspor yine çok nadir pozisyon verdi. Melih İbrahimoğlu iki yıllık yeni sözleşmeyi alınca önceki maçlara göre bir tık daha iyiydi. Ancak maşallah demeye kalmadı, oldukça kontrolsüz bir müdahale ile penaltıya sebebiyet verdi. Penaltı gol olsa kalan dakikalar kolay geçmeyebilirdi. Neyse ki Bahadır penaltıyı çıkararak takımına büyük katkı verdi. Aslında maçı da bitiren rakibin havlu atmasını sağlayan Bahadır'ın bu kurtarışı oldu. Bahadır yükselen formu ile Sergen Yalçın'a milli takım için göz kırpıyor. Bahadır'ın
güncel performansı İstanbul takımlarının çift haneli milyon euroluk kalecilerinin performansının çok önünde.
Bir parantez de Dompe'ye açayım. Önceki haftalarda ısrarla kanatta fark yaratacak oyuncunun Dompe olacağını yazmıştım. Gençlerbirliğj maçında süre aldığı bölümde topla buluştuğu anlarda etkili oldu. Geniş alanda topla kopup gidecek bir oyuncu değil ancak dar alanda oldukça kıvrak ve ters çalımlar atabiliyor. Özellikle top kontrolü ve topla ilişkisi ortalamanın çok üstünde. İlerleyen haftalarda çok katkı vereceğine inanıyorum.
Savunma arkasına sarkıp kopup gitmesi beklenen oyuncu aslında Colley. Deniz'in yerine oyuna girdikten sonra savunma arkasına sarkma işini yapmasına rağmen top kontrolünde sorun yaşadı, çok net bir pozisyonu da değerlendirmedi. Deniz Türüç konusunda aynı yerdeyim. Bugün Bardhi'nin oynadığı pozisyonda çok daha faydalı olacaktır. Yüzünü kaleye döndüğünde çok tehlikeli bir oyuncu. Kaleyi mümkün olduğu kadar kaleyi karşıdan görmeli.
Oyuna girdikten sonra Mostafa Mohammed yine etkisiz elemandı. Armut piş ağzıma düş oyuncusu. Bağlantı oyunu yok, ön alan presi yok. Takım Mostafa Mohammed'e pozisyon hazırlamayı başarırsa skor üretebilir. Pozisyona giremediği için bitiriciliği ne seviyede onu bile anlamıyoruz. En azından Muleka pozisyona giriyor.
Gençlerbirliği nispeten zayıf bir takım olduğu için hoca Jevtoviç Toth ikilisinden vazgeçti. Bu maç için kabul edilebilir bir durum. Ancak Cuma akşamı Galatasaray karşısında muhtemelen Jevtoviç Melih Toth üçlüsüne dönecektir. Alanı iyi savunup hızlı çıkmak ve pozisyonları iyi değerlendirmek şart. Galatasaray maçının senaryosu ve taktiği farklı olacak ve bu maçtan alınacak ekstra puan/puanlara takımın ihtiyacı var. Tribünlerin bu sebeple etkili bir atmosfer oluşturması gerekiyor.