Kasım Göçer

Muhteşem bir galibiyet

Kasım Göçer

Konyaspor ligde haftalardır devam eden makus talihine muhteşem bir Galatasaray galibiyeti ile son verdi. Konya stadyumunun yeni ışıklandırma ve ses sistemi ile çok güzel bir ambiyans oluşturulmuştur. Maça gelen Konyaspor taraftarı 2-0’lık galibiyet sonrası uzun süre stadyumdan ayrılmadı, kutlamalara eşlik etti ve evlerine mutlu gitti. Konyaspor taraftarı böyle bir galibiyete gerçekten hasret kalmıştı, hem bu hasret giderildi, hem İlhan Hoca’ya güven arttı, hem de ligin dengeleri değişti. Konyaspor bu galibiyetle belki sezona damga vuran takım oldu. 

Galatasaray bu tür maçlarda maça tempolu başlar, skor avantajını yakalar sonra rölantiye alarak maçı bitirir. Bu açıdan maçın başında baskı yememek, tempoyu kontrol etmek, skoru uzun vadeye yayarak aramak önemliydi. İlhan Palut üçlü savunma ya da çift santrafor oynama gibi maceralara savrulmadan mantıklı ayakları yere basan bir taktikle oynadı. Konyaspor’daki ilk dönemindeki sistemi yeni oyuncularla oynamaya çalıştı. 

6 numara üzerinden oyun kurma işini yani ilk döneminde Amir’in yaptığı görevi Melih İbrahimoğlu’na verdi. Oyun kuran 6 numaraya savunma sertliğini ve topsuz oyun desteğini 8 numara ile sağladı. Örneklersek daha önce Soner Dikmen’in üstlendiği rolü Berkan’a verdi. İleride tek santrafor arkası Bjorlo’yu tercih etti. Bu sefer hocanın elinde daha geniş bir kadro ve daha fazla seçenek var. 

Kramer ile Muleka arasında tercihini Muleka’dan yana yaptı. Muleka’nın Kramer’e göre pivot özellikleri daha zayıf olsa da top süren ve savunma arkasına koşu yapabilen bir oyuncu olduğu için hocanın Muleka’yı tercih etmesini mantıksız bulmuyorum. Ancak oyuna girdikten sonra oyuna dokunan ve Galatasaray’ın ipini çeken oyuncu Kramer oldu. Fizik üstünlüğünü çok iyi kullandı. İlk golde ikili mücadelesi ile golle sonuçlanan korneri kazandırdı. İkinci golde ise ceza sahası içinde gelişen atağa göre kendisini süre boşa çıkarması takdire şayandı. İyi pozisyon alarak golü buldu. İlk golde iki stoperden asisti Uğurcan’ın golü Adil’in atmış olması takımın duran top organizasyonlarına çalıştığını gösteriyor. 

Konyaspor ilk 45 dakikada pas yaparak ve tempoyu sürekli kontrol ederek Galatasaray’ın baskı silahını kullanmasını önledi. Tabi burada Oshimen’in oynamaması Konyaspor’un büyük avantajı oldu. Osimhen kesinlikle sıra dışı bir oyuncu. İnsan üstü bir ön alan presi yapıyor. Hafta içi Galatasaray’ın Juventus’a attığı beş golün üçünün ortada organize bir atak yokken Osimhen’in yaptığı ön alan presi ile kaptığı toplar sonucunda gelmesi, geçen yıl Konyaspor’un kupa maçında Galatasaray’dan yediği gollerin üçünün yine organize bir hücum olmadan Osimhen’in ön alan presi sonucu gelmesi bir oyuncunun bir takıma ne kadar etki edebileceğini gösteriyor. Oshimen’in yokluğu Konyaspor’un savunmadan daha rahat oyun kurmasını ve pas yapmasını sağladı. 

Galatasaray ikinci yarı başında sahada dolaşan Icardi yerine Barış Alper’i öne atarak ve orta alana Torreira’yı sürerek pres silahını kullanmak istedi. Bu değişiklikler kısmen Konyaspor’u bozmayı başardı. Ofsayt sebebiyle iptal edilen gole kadar ki periyot Konyaspor’un maçta en çok zorlandığı bölümdü. Sonrasında Konyaspor öne geçince maçın dizginleri yine Konyaspor’un eline geçti. Kramer de oyuna girdikten sonra Galatasaray savunmasını epeyce silkeledi. 

Konyaspor haftalardır devam eden kötü gidişatı ligi sarsan bir galibiyetle sona erdirerek tabiri caizse karanlıktan aydınlığa çıktı. Bundan sonra Konyaspor’un önü daha açık görünüyor. Geniş kadrosu ile hem lig sıralamasında yukarılara doğru çıkacağına hem de kupada ilerleyeceğini düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları