Allah için vermenin misâli
Muzaffer Dereli
Allah’ın verdiği nimetlerden Allah için vermek ne güzeldir kardeşlerim. Verememek ise bir felâkettir ki, fakirin hakkı, Kıyamet Gününde kişinin boynuna dolanacaktır. Zekât, sadaka-i fıtır ve az ya da çok sadaka vermenin mükâfatını asla tahmin edemeyiz.
Bütün bunlar insanı güzel bir disipline koyar aslında. Aynı zamanda onun, temiz kazanmasına ve iyi yerlere harcamasına sebep olur. Böyle bir insan gönül huzuru da bulur. Nice duâlar alır. Yokluk ne kadar zor ki; Allah Rasûlü Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz ondan, Allah'a sığınmışlardır.
Bununla birlikte, cemiyet hayatına dirlik ve düzen gelir. Bir çok hayırlı şeylerin tesisine vesile olur. O hayırlı ve salih kul ki, hayra sarf ettikçe Rabbi katında daha fazla ve tertemiz rızıklar bulur. Bunun misâli Kur'an'da ne güzel verilmiştir: "Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz dane bulunan bir tohumun hali gibidir. Allah dilediğine kat kat verir ve Allah ihsanı bol, her şeyi hakkıyla bilendir." (2 Bakara 261.)
İşte müthiş bir teşbih. Ne güzel değil mi? Cenab-ı Hakk'kın mübarek Kelâmı böyle nice belağat ve fesahatlerle doludur. O, hakîkaten mucizedir. O'nun denginde, insanlar nice kelâmlar söylemeye çalışmışlar ama muvaffak olamamışlardır. Zaten Kur'an apaçık meydan okur:
"(Ey Muhammed) De ki: İnsanlar ve cinler, bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine de yardım etseler, onun bir benzerini yine getiremezler." (17 İsra 88.)
Bir evvelki ayette geçen bu güzel teşbihten herhalde Rabbimiz için sarf etmenin kıymetini ve bu arada mükâfatını da anlamış bulunmaktayız. Bire yedi yüz mislini veren yüce Halik’ımız ne kadar cömert değil midir? O halde bir kul O'nun kullarına ikram eder, yardım eder, sıkıntı giderir, az bile olsa tasadduk eder, hiçbir şeyi yoksa güler yüz gösterirse, ona ne mutludur. Böyle bir kul hakikaten salih bir insan olur. İyilikleri de başa kakmaz. Cenab-ı Hakk'ın hayırlı kullarından olmak ise, ne büyük servettir kardeşlerim. Rabbimiz onlar için şöyle buyurur ki, bizler de onlardan olmaya gayret edelim: "Gece ve gündüz, gizli, aşikâre olarak mallarını sarf edenler, işte onlar için Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur ve mahzûn olacaklar da değillerdir." (2 Bakara 274.)
Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerimize olsun! O'na emanet olunuz!