Konya şehri Osmanlıdan Cumhuriyete birçok Vali tarafından yönetilmiştir. Bunlar içinde Konya şehri ile ünsiyet kuran ve ismi hatıralarda yaşayan yönetici sayısı bir elin iki parmak sayısına zor ulaşır. Bunlar içinde hatırası hala yaşayan ve sitayişle anılan Valiler arasında “imparator” lakaplı Kemal Katıtaş ilk üç içinde yer alır. Hatta son yarım asırda ilk sırada yer alan nev-i şahsına münhasır değerli bir yöneticidir. Konya halkı valiler içinde Osmanlı döneminde Avlonyalı Ferit Paşayı ve Cumhuriyet döneminde merhum Kemal Katıtaş’ı gönüllerinde ayrı bir yere koymuştur.
Konya halkı Vali Ferit paşanın Konya’da iz bırakan çalışmalarını hayırla anmıştır. 1898'de vezirlik rütbesi ile Konya Valisi yapıldı. Bu görevde önemli başarılar kazanıp, bu yöreye büyük hizmetler yaptı. Konya merkezde ve ilçelerde hükûmet konakları, hapishaneler, askeri kışlalar ve depolar, (merkezde Hamidiye Sanayi mektebi, idadi vb) okullar, Gureba Hastanesi, memleket bahçesi parkı, buğday pazarı, yollar, şoseler, köprüler yaptırdı. Konya'ya içme suyu getirtti. Selçuklu eserlerini tamir ve restore ettirdi. Bu eyalete bağlı Antalya'da liman, iskele ve rıhtımlar yaptırdı. Konya eyaletinde eşkiyaları tenkil ederek elimine etti. Devlet dairelerine ve eğitimde ıslahatlar yaptı. Sanayii teşvik etti ve özellikle halıcılık sanayinin canlandırılıp geliştirilmesine çaba harcadı. Döneminde Konya’da on ortaokul ve 60 ilkokul faaliyete geçti. Konya’dan İstanbul’a Rumeli Vilayetlerinden sorumlu Vali ve daha sonra Sadrıazam olarak tayin olmuştur. Ferit Paşa için Konya halkı şahsına ithaf edilen Ferit Paşa çeşmesini yaptırmıştır. Allah rahmet eylesin.(https://tr.wikipedia.org/wiki/Avlonyalı_Ferid_Paşa)
Vilayet ve vali yönetimi deyince işin tarihsel arka planı geniş bir tarihsel evrime ve perspektife dayanıyor. Osmanlı devletinde 14.yüz yılda şekillenen Rumeli Beylerbeyliği ve Anadolu Beylerbeyliği altında eyalet yönetimleri ve vilayet yönetimi bugünkü il ve vali teşkilatından daha geniş sınırlara sahipti. Tanzimat döneminden itibaren eyalet yönetiminden merkezi yönetim ve taşra yönetimi olarak Vilayet yönetimi ve Vali ön plana geçmiştir. 1830’lardaki ilk yenilikleri takiben Tanzimat döneminde merkezden yönetimi ve kontrolü taşraya daha fazla yerleştirmek adına bir dizi çalışma yapılacak, devamında yeni düzenlemelerle taşra idaresi gelişip 1864’ten itibaren vilayet nizamnamelerinin yayımlanmasıyla birlikte hukuki altyapısı detaylı ve net olarak belirlenen vilayet ile alt birimleri şeklinde organize edilecektir. Osmanlı döneminin Türkiye sınırları içinde vilayet, sancak, kaza, nahiye ve köy olarak yukarıdan aşağıya doğru sıralanan birimler, merkeziyetçi anlayışın sürmesi koşuluyla temel niteliklerini koruyup evrilerek 21. yüzyıla kadar geldikleri için bunların tarihini bilmek, bu idareleri anlayıp anlamlandırmak bakımından elzemdir. (Valilik Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Vilayet İdaresi, Mehmet Güneş, Vakıf Bank Kültür Yayınları, Temmuz 2025, sf:14)
Osmanlı döneminde Konya’da görev yapan 246 vali bulunmaktadır. Bir kısmı Validen daha geniş bir rütbe olan Beylerbeyi rütbesine de sahiptir. Hem Vali hem asker niteliğinden dolayı Vali ve Paşa -sıfatları birlikte kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde ise hali hazır valimiz dahil 42 vali görev yapmıştır. Konya’da Cumhuriyet döneminde valiler ortalama 2-3 yıl hatta daha kısa süreli görev yapan valiler olduğu gibi 2-3 ay görev yapan hatta bir aydan bile kısa süreli görev yapan valiler de bulunmaktadır. Cumhuriyet döneminde Konya’da en kısa süreli görev yapan iki vali bulunmaktadır. Rekor 14 gün süreyle 1960 ihtilalinde askeri vali olarak görev yapan Sait Orhan’a aittir. İkinci en kısa süreli Valilik yapan kişi ise 2 ay 13 gün süreyle 1939 yılında valilik yapan Mehmet Nazif Ergün’dür.
Konya’da iki Vali 7 yıldan fazla sürede görevde kalmıştır. Bunlardan ilki Vali İsmail İzzet Beydir. 1925-1932 yılları arasında ziraat alanında çalışmaları ile okul ve yol çalışmaları ile tanınmıştır. İkinci en uzun süreli görev yapan Vali ise Ahmet Kayhan’dır. Mülayim tavırları ile tanınmıştır. Vali İsmail İzzet Bey görev yaptığı dönemde yürütülen ziraat ve imar çalışmaları kapsamında olumlu anılır. Görev döneminde Konya’daki bazı tarihi eserler ve kültürel miras unsurları olumsuz etkilendiği için eleştirilmiştir. Kabri Konya Musalla mezarlığındadır. Konya’da vefat eden vali ve kaymakamlar için Sille taşından yapılmış özel anıt mezar bölümündedir. Osmanlı devleti döneminde görevde iken vefat eden ve Konya'ya defnedilen başka valiler de bulunmaktadır.
Konya Valiliği ya da kısaca T.C. Konya Valiliği, Konya ilinde hem ulusal hükûmetten hem de devlet işlerinden sorumlu en üst düzey bürokratik devlet görevlisidir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atanır. Vali Konya'da hükûmet mevzuatının uygulanmasından sorumludur. Valiler, yürütme erkinin bir organı olup, devlet hiyerarşisinde devlet başkanının hemen ardından gelir. Belediye başkanı gibi kendi özerk tüzel kişiliği yoktur, onun yerine devlet tüzel kişisine bağlıdır. Tüm kamu kurumlarının yöneticilerinin sicil amiridir. Tüm memurları gerektiğinde görevden uzaklaştırmaya ve soruşturmaya yetkilidir. Cumhuriyet tarihinde bugüne kadar sekiz kadın vali atanmıştır. (https://tr.wikipedia.org/wiki/Vali)
Türkiye’nin yönetim geleneğinde üstlendiği fonksiyonun sürekliliği dikkate alındığında kuşkusuz Valilik görevi önemli bir araştırma konusudur. İzleri Osmanlı Devletinden günümüze dek hâkim siyasal bilimler geleneğinin kodlarına uzanan yönetsel ve siyasal roller üstlenen vali figürü, Türkiye’nin yönetim yapısının odağında duran bir aktör olmuştur. Bir kurum ve aktör olarak valinin bu merkezi konumu, onu yönetimdeki yapısal değişmelerin konusu ya da öznesi haline getiren nodal karakterinden ileri gelmektedir. (Yönetimin Nesnesi Olarak Vali, Cemil YILDIZCAN, Can Umut ÇİNER, Memleket Siyaset Yönetim (MSY), Cilt 13, Sayı 29, Haziran 2018, 1-30)
Bu hafta yazımıza konu olan merhum Vali Kemal Katıtaş 06.02.1984-14.08.1987 tarihleri arasında 3 yıl 6 ay görev yapmıştır. Konya’nın cumhuriyet döneminde görev yapan 27. Valisidir. Konya’da görevi başında iken 14.08.1987 tarihinde cuma günü vilayet makamında rahatsızlanmıştır. O günün akşamında kızının beyanına göre beyin kanamasından vefat etmiştir. Vali Kemal Katıtaş Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Ailesi Malatya-Darende ilçesi kökenlidir. Adana-Kozan’ın Bucak köyüne yerleşen, bilahare Ceyhan ilçe merkezine taşınan tüccar Hacı Hurşit Katıtaş’ın oğludur. Adana Erkek Lisesi ve Maraş Lisesinde okuduktan sonra 1961 yılında Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu.
Vali Katıtaş mezuniyeti sonrası Kaymakamlık mesleğine intisap etti. Daday ve Kiğı kaymakamlıklarının ardından Elâzığ (1979-1980), Merkez (1980-1984) ve Konya (06.02.1984-14.08.1987) valiliği görevlerinde bulundu. Vali Katıtaş, Bingöl-Kiğı Kaymakamlığı sırasında halk tarafından kendisine verilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından da kabul gören “İmparator” unvanı ile anıldı. Ertesi günü öğle namazını müteakip Selimiye Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrası naaşı Ceyhan’a götürülerek orada toprağa verildi. Melahat Hanım’la evliliğinden Figen ve Savaş adlarında bir kızı ile bir oğlu olan Katıtaş, şiirlerini Şiirlerle Gerçekler (1980) adıyla kitaplaştırmıştır. (https://www.konyapedia.com/makale/1784/katitas-kemal)
Valilik makamının mülki idare içindeki işleyişi ve yeri konusunda literatürde epeyce akademik çalışmalar bulunmaktadır. Acizane bu vadide mülki ve idari hizmetler alanında lisans eğitimi yaptım. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünde 1982-86 yılları arasında 4 yıl eğitim gördüm. 1986 yılında 4.dönem olarak mezun oldum. 1989 yılından itibaren 34 yıl görev yaptığım İş ve İşçi Bulma Kurumu (İİBK)/İŞKUR bünyesinde memuriyetten İl Müdürlüğüne bürokratik çalışmalarım ve tecrübelerim oldu. Kurum olarak vilayet ekseninde İl idare kuruluna tabi olmayan özerk bir kuruluşuz. Kurumsal görevler bağlamında ise İİBK/İŞKUR’a bağlı Mahalli Danışma Kurulu/İl İstihdam Kurulu başkanı Vali olduğu için fiilen Ankara’da ve Konya’da çeşitli valiler ile doğrudan çalıştım.
Bu tecrübelerim ışığında geniş bir parantez açmak isterim. Fiili durumda yeri göğü titreten ve ceberrut yönetim tarzını benimseyen vali veya demokratik yönetişim tarzı gösteren esnek valiler ile çalışma tecrübem oldu. Tabi aynı düzlemde kurumdan sorumlu Vali Yardımcıları ile de 23 yıllık çalışma tecrübemiz oldu. Valilere yoğunlukları nedeniyle daha zor erişim sağlanırken kurumdan sorumlu Vali Yardımcılarına erişim göreceli olarak daha kolay olmuştur. Sabah mesai saatinden yarım saat önce başlayan kahvaltılı kurumlar arası tanışma/diyalog amaçlı brifingler düzenleyen vali de görülmüştür. Bir anektod: Şehre 20 km.öteden Gödene mahallesi/yaylası yolları karla kaplı bir durumda olduğu için kahvaltılı brifinglerden birine en geç intikal eden İl Müdürü ben olmuştum. Tabi hava ve yol mazeretimi valilik özel kaleme iletince sorun yaşamadım.
İŞKUR İl İstihdam kurulu toplantıları vesilesiyle valilere doğrudan kurumsal brifing verdim. Pandemi döneminde zoom toplantısı yaptım ve yönetici olarak karşılıklı fikir teatisinde bulundum. Bir valimiz işlevleri hakkında bir değerlendirme yapmış ve yetki çok işlev az, ama biz her toplantıya «şeref» veriyoruz demişti. Teamül olarak valilik makamı her toplantıda her dediğine mutlaka hak verilen konumdadır. Makam olarak her zaman en optimal değerlendirmeleri o yapar. Tavsiye ve değerlendirmeleri ilgili kurum ve kuruluşlar için emir telakki edilir. Tüm valilerimizin kamu yönetimi alanında özenle yetişmiş ve bu konuda bilgili ve deneyimli oldukları ise izahtan varestedir.
Bir diğer tecrübem ise şöyle: Son 25 yılda kendi sınıf arkadaşlarım veya farklı devre İstanbul Siyasal mezunları Konya’ya bağlı ilçelerde ve merkezde kaymakam ve vali yardımcısı olarak görev yaptı. Benden sonraki dönem SBF mezunumuz Vali de oldu. 2008-2024 yılları arasında Siyasal vakfını temsilen Konya Grubu kurucusu ve koordinatörü oldum. Konya ve Karaman bölgesinde görev yapan İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu vali ve kaymakamlar ile bürokrat, milletvekili ve özel sektörde faal olan mezunlarımız ile Konya’da birçok kez bir araya geldik. Her yıl Konya'da düzenli olarak “Siyasal Buluşmaları” kapsamında güncel siyasal ve ekonomik konuları ele alan sohbet programları yaptık. Yanı sıra Seydişehir, Bozkır, Emirgazi, Taşkent, Ermenek (Karaman) kaymakamları ilçelerinde bizleri misafir ettiler. Etkinliğimiz halen devam etmektedir.
Yakınlarda yaptığımız bir siyasal buluşmaları programında emekli bir valimizi misafir ettik. Kamuda etkin bir vilayet yönetimi nasıl olur? Dirayetli vali ilde kamu gücünü nasıl kullanır konularında değerli tecrübelerini bizimle paylaştı. Artık tek boyutlu otoriter yönetim tarzı yerine müşterek yönetişim denilen usulün hâkim olduğunu, sivil toplum ile ortak demokratik adımlar atıldığını ifade ettiler. Bu bağlamda siyasal mezunu ve eskilerin deyimiyle mülkiyeli olarak siz ne yaptınız derseniz, tıp doktoru ve yazar Cenap Şahabettin demiş ki: “Tıp fakültesinden her şey çıkar, arada bir doktor çıkar.” Bende bu söze 10 yıl kadar önce nazire yapmıştım. İstanbul Siyasaldan her şey çıkar, arada bir kaymakam çıkar. Bendenize Kaymakamlık nasip olmadı ama emekli olunca bir siyasal mezunu dostum siz bulunduğunuz kurumda yaptığınız özverili çalışmalar ile gönüllerin kaymakamı oldunuz demişti. (https://www.yenihaberden.com/konyada-27nci-siyasal-bulusmalari-programi-yapildi/1847345/)
Valilik makamının yeri ve işlevleri konusunda geniş parantezi burada kapatıp sayın Kemal Katıtaş valimizle ilgili değerlendirmelere devam edelim. Vali Kemal Katıtaş ile ilgili en yaygın hatırda kalan durumlardan biri Konya'da tebdili kıyafet ile denetim yapmasıdır. Adanalı köylü ve sıradan biri olarak işyerlerini ve eğlence yerlerine gidip, inceleyip bizzat denetlemiştir. Müşteriye zulüm eden, fahiş fiyat uygulayan ve zorbalık yapan bazı iş yerlerini süresiz kapatmıştır. 1980 yılında yayınlanan Şiirlerle Gerçekler kitabı ile meşhurdur. Şiir kitabından memleket ahvaline dair Kazak Abdal’ın “eşeği saldım çayıra” adlı şiirine nazire olarak söylenmiş hiciv şiirinden birkaç pasaj şöyledir:
….DA AVRADINI”
Yere atmışlar cevherleri,
Bulanın da avradını.
Yalan dolan haberleri,
Salanın da avradını.
***
Fare tutmayan kediye,
İltifat, bilmem ki niye,
Rüşvet, niyetli hediye,
Alanın da avradını.
***
Kemal’de coşuyor efkâr
Sözü etmez kimseye kar,
Maliyetine riyakâr,
Olanın da avradını.
Rahmetli Vali Katıtaş Konyaspor için yegâne uğraş veren ve yardım kampanyaları yapması ile de spor camiası ve Konyaspor taraftarlarının gönüllerinde taht kurmuş değerli bir üst düzey yöneticidir. Konya sporun süper lige çıkma noktasında olağanüstü gayretlerine herke şahittir. Konyaspor taraftarlarının deplasman maçlarında rahat etmesi veya gözaltına alınması gibi durumlarda karşı ilin valisi ile doğrudan temasa geçip konuyu çözmüştür. Konya spor için verilen saha kapatma cezalarının hafifletilmesi hatta iptal edilmesi için bizzat devreye gitmiştir. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşinin Konya’ya ziyareti için Kulu makasına karşılamaya eşini göndermiş, kendisi gitmemiştir. Yapılan siyasi eleştirilere ve baskılara göğüs germiş ve doğru bildiğinden geri adım atmamıştır. Görevine de aynı çizgide devam etmiştir. Kızının anlatımı ile “soruşturmadan bir şey çıkmadı ama babam Semra Özal’a sinirlendiği için mide kanaması geçirdi. Mide kanaması geçirdiğinde Konyaspor’un maçı vardı ve kazanmışlardı bütün taraftar hastane bahçesine akın etti. Babam da büyük bir Konyaspor aşkı vardı ve takımı şampiyon yapmak için çok uğraştı” demektedir. Merhum üstadım Rıdvan Ridvan Bülbül 'ün deyimiyle "Vefasız bir toplum olduk; renkli, yetkin, dinamik, cesur bir üslup sergileyen Kemal Katıtaş’ı da maalesef çabuk unuttuk. (https://www.yenimeram.com.tr/konya-dan-bir-vali-geldi-gecti-kemal-katitas-212776.htm)
Vali Katıtaş biraz kısa boylu olup asfalt bıyıkta denilen ünlü sinema aktörü Clark Gable ve Ayhan Işık tarzı bıyıkları vardı. Canti giyinen biriydi. Tebdili kıyafet ile gazino ve eğlence yerlerini denetlerdi. Bazen Adanalı hacı ağa tipolojisinde, bazen köylü biri gibi bazen bıçkın külhanbeyi edaları ile kamu kurumlarını habersiz olarak sabah veya gece denetler idi. Valilik lojmanı o yıllarda Anıt civarında Ferit Paşa çeşmesi arkasında idi. Kızı Figen Katıtaş Oray’ın anlattıklarına göre bir gün tebdili kıyafetle lojmana gece yarısı girmek istediğinde valilik korumaları kendini tanımayıp içeri almamışlardı. Kızı aşağıya inip korumalara o benim babam Vali Kemal Bey deyince içeri almışlardı. Vali Katıtaş’ın halkla hep iç içe olduğunu söyleyen kızı Figen Katıtaş Oray, “Babamın makamına randevuyla gitmek diye bir şey söz konusu değildi. Derdiniz ne olursa olsun babam herkesi kabul ederdi. Devlet bizi halka hizmet etmek için gönderdi derdi” dedi. (https://www.pusulahaber.com.tr/figen-katitas-oray-imparator-lakabi-devlet-tarafindan-tescillenmistir-926750h.htm)
Konyalı basın mensuplarının önemli bir kısmının hatıralarında ise sayın valinin kendilerine haber iletme ve ulaştırma alanında yaptığı yardımlar önemli bir yer tutuyor. Vali kendi makam arabasını haber yetişsin diye ilk defa bazı gazetecilere tahsis etmiştir. Kendisinden haberli veya habersiz olarak ismini kullanarak haber kaynaklarına kolaylıkla ulaşan bazı gazetecilere ise olayın farkında olduğunu ihsas ettirip müsamaha ile davranmıştır. Bu da mert bir insan tavrıdır. Kendisinin engin gönüllü olmasının ve babacan tavırlı olmasının bir yansımasıdır. Aile çevremden duyduğum bir sözlü hatırada ise Vali Kemal Katıtaş Abdülaziz mahallesi civarında sahur gecesinde ramazan manileri söyleyerek ve davul çalarak dolaşmıştır. Mahalleli valiyi tanımadıkları için sahurda maniler söyleyen, türküler çağıran davulcudan (validen) istekte bulunmuşlardır.
Kaba bir tasnifle Osmanlı devleti döneminden bu yana Konya’da 133 Vali görev yapmıştır. Bu üst düzey yöneticilerin çoğu unutulup gitti ama Kemal Katıtaş iz bırakarak gitti. Adı hala bizim kuşak nesillerde ve 1980’li yılları yaşamış tüm Konyalıların gönüllerinde en sevilen vali olarak yaşıyor. Bir Siyasal mezunu ve tilmizi olarak vefatının 39.yılında imparator lakaplı Valimize Allah'tan rahmet dilerim, mekânı cennet olsun.



