Vefa hayatta en önemli göstergelerden biridir. Vefa üzerine adam (insan) olmaktan tutun dostluğun önemine kadar birçok deyim, yaşanmış hikayeler ve söylenmiş şarkı ve türküler vardır. Vefalı olanın bir selam ve hatır uğruna nelere katlandığından başlar dostun değerini yüce saymasına ilişkin örnekler sıralanır. Bazen de vefasız olanı kim arar diye başlar, seyyah oldum şu alemi gezerim bir dost olamadım sitemine kadar gider. Toplumda iz bırakan sanat, tarih ve edebiyat insanlarına vefa gösterilmesi bizde yeni bir alandır. Özellikle Osmanlı devleti son dönemi ile erken Cumhuriyet döneminde İhtifalci Ziya diye bilinen Mehmed Ziya Bey bu konuda öncülük yapmıştır. İhtifalci Ziya Bey vefat etmiş kültür insanlarımız için vefa ve anma programları yapması ile toplumda öne çıkmıştı. Rahmetli İhsan Kayseri üstadım ise Konya’da düzenlediği anma (ihtifal) programları ile her alanda olduğu gibi vefa gösterme alanında da rol modelim olan bir insandır.
Konya kültürüne emek veren edebiyat, sanat ve müzik insanlarına ayrı bir önem veriyorum. Bu doğrultuda müstakil bir köşe yazarı olmadan öncede yazmaya gayret ettim. Son 45 yıldır tanıdığım veya hiç görmediğim insanlarımız için sosyal medyada biyografik portre yazıları kaleme aldım. Kalem dediysem de siz onu elektronik klavye olarak değerlendirebilirsiniz. 1990 yılından beri bilgisayar klavyesi ile son 5 yıldır da yoğun bir şekilde haber, araştırma ve köşe yazılarını cep telefonu klavyesi ile yazıyorum. Elhamdülillah 2023 yılında uzun bir kamu görevinden sonra emekli oldum. Köşe yazarı titri ve potansiyeli ile ahd-e vefa bağlamında kültür ve sanat insanlarımız için klavye başına oturup yazılar oluşturdum. Gönül ister ki bu kültür insanlarımızın kadr-ü kıymetini yaşarken bilelim. Vefat ettikten sonra ise yine hatırlamaya ve hatıralarını yad etmeye devam edelim. Hayatta iken Rıza Konyalı ile görüştüm ve hakkında kapsamlı bir dosya yayınladım. Allah sağlık versin Aşık Salihi/Halil Yılmaz için ilgi çeken bir inceleme dosyası yayınladım.
Bu haftaki yazımda 2023 yılında vefat eden müzisyen ve bağlama sanatçısı Mehmet Kayık için bir anma yazısına niyet ettim. Konya kültürüne ve müziğine ses ve sazı ile hizmet eden 1959 Ilgın doğumlu Mehmet Kayık Konya türkülerinin güçlü bir sesi ve icracısı idi. Kendi anlatımıyla 6 yaşından itibaren bağlama ve cümbüş çalmaya başlamıştı. Belediye bandosunda görev yapan babası vesilesiyle müzikle tanışan ve ilk çocukluk yıllarında müzik enstrümanları ile tanışmıştır. Önce cümbüş çalmaya başlayan Mehmet Kayık, ilerleyen yıllarda bağlama ve klarnette de ustalaşmıştı. Arif Sağ ile tanışması sayesinde onun “bağlama sana çok yakışıyor Mehmet, sen saz çal” tavsiyesiyle sazda ustalaşmıştı.
Konya'nın sevilen halk müziği sanatçısı ve türkücü Mehmet Kayık, 50 yılı aşan sanat hayatında bağlama ve cümbüş icracısı idi. "Mehmet Kayık Şov" programıyla tanınan sanatçı 23.07.2023 günü uzun bir hastalık sonrası vefat etti. Sanatçımız ilkokul yıllarında müziğe başlamıştı. Repertuarı geniş olan sanatçı Neşet Ertaş, Halit Arapoğlu, Musa Eroğlu, Huri Sapan gibi sanatçılarla meşk edip çalışmıştı. Konya yöresine ait oyun havaları ve türküler içeren albümler çıkarmıştı.
Konya mahalli sanatçılar açısından mümbit bir coğrafyadır. Konya türküleri ve musiki hayatına can veren, Konya mızrabını yaşatan birçok usta sanatçı Konyalı insanların düğününe, kınasına, çetnevirine, zamah programına çoğu zaman bir selam hatırına, bir muhabbet adına katıldılar. Bir garibanın mutlu gününe katkı vermek adına çaldılar ve söylediler. Rahmetli Mehmet Kayık’ın cenaze haberlerinde göremediğim için daha önce sormuştum. Bir daha sorayım rahmetlinin Akşehir’de yapılan cenaze namazında ve kabristanda sanat camiası ve Konya mahalli sanatçılarından cenazede kaç kişi vardı? Akşehir protokolü ve Konya’dan KONTV adına Nurettin Bay dışında İl Kültür Müdürlüğünden, politikacılardan katılan kimse olmadığı da açıktı. Konyaspor'a şampiyonluk nedeniyle coşkulu bir marşı seslendirdiği ve tribünleri coşturduğu Konyaspor kulübünden katılan var mı? idi? O günlerde veya vefat yıldönümünde Konyaspor Kulübünden, taraftar gruplarından ve sosyal medya sayfalarından bir taziye duydunuz mu?
İsimleri erbabına malum ve yerine göre alanında duayen ve virtüöz sanatçılar sessiz sedasız defin edildiler. Mesela Konya müziğine yıllarca emek veren Udi Mustafa Kazanlıoğlu (Kazanova) vefat etti. Cenazesini duyan olmadı. Cenazeye bildiğim kadarıyla mahalli sanatçılardan Haydar Ovalı dışında katılan olmadı. Udi Ahmet Özdemir (Kör Ahmet) vefat etti. Bir garip gibi defin edildi. Bu vefasızlığa Kanuni Mustafa Konyalı ile Udi Mehmet İlerigiden’in (Poz Mehmet) cenazelerini ekleyeyim. Bu üç üstadım ile farklı zamanlarda yolum kesişti. Kendileriyle Konya türküleri hakkında konuşma imkânım oldu. Poz Mehmet ağabey şimdi yayında olmayan bir yerel TV de onlarca Konya baranası programı ve videoları çekip yayınlamıştı. Birçok amatör sanatçı Konya'da onun sayesinde tanındı. Vefatı sosyal medya dışında maalesef haber bile olmadı. Arşivi kent müzesine kazandırılması gereken bir hazinedir. Konya basınında gazeteci yazar Erol Sunat ağabey yazılarında vefa kavramı ile birlikte mahalli sanatçılara vefa gösterilmesi kavramına sıkça yer vermiştir. “Konya Sanatçısı” isimli bir payenin ilgili kamu kurumları tarafından Konya mahalli müzik insanlarına verilmesini ısrarla dile getirmektedir. (https://www.pusulahaber.com.tr/konya-sanatcisi-meselesi-1811606h.htm)
Sanatçılarımıza vefa gösterilmesi bağlamında Konya Aydınlar Ocağı ile Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesini ayrı bir yere koymak lazım. Yaşayan veya vefat etmiş kültür insanlarımız için onlarca program düzenlediler. Yaşarken Ahmet Özdemir için iki kuruluşta özel vefa programları yaptılar. Her iki kuruluşun yaptığı programlara katıldım. Kendisi bu nitelemeye olumsuz bakmadığı ve halk arasında da öyle bilinen Kör Ahmet üstadım hem kişisel sohbetlerinde hem de bu iki kültür kuruluşunda 2007’li yıllarda şöyle demişti: "Ben 365 bin 829 kişinin düğününü yaptım, ben zılıp gidersem, yani ölürsem bir Ahmed Ağa daha yok. Beni çok ararsınız. Konya'lılar ben ölünce o zaman kıymetimi bilir” diyerek biraz espriyle karışık sitem ederek konuşmuştu.
Yine Aydınlar Ocağında Ahmet Özdemir hakkında bir anektod: Çocukluk arkadaşı emekli şoför Bilal bey Ahmet Özdemir’in bulunduğu ortamda Aydınlar Ocağında anlattı. Ahmet ağabey bizzat doğruladı. 1960'lı yıllarda Ahmet ağabeyi çetnevire götürmüşler. Gecenin bir vakti Çetnevir eğlencesi bittikten sonra Kör Ahmet'i düğün sahipleri Üçler mezarlığının duvarına getirip koymuşlar. Mezar duvarına tutunarak git yürüyerek evini bulursun demişler. Görme engelli bir insan mezarlıkta gecenin bir yarısı tek başına kalmış. Sesini duyan ve ağladığını hisseden Bilal bey ve annesi sahip çıkmış ve evlerine götürmüşler. Vefa İstanbul'da bir semt adı onu anladık. Ama mahalli müzik alanında faaliyet gösteren bu sanatçılarımıza duyarsızlığı, sahipsizliği ise anlamadık vesselam. Konya'nın ikinci Mevlana’sı olarak anılan merhum Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hoca Efendinin mahalli sanatçı merhum Mazhar Sakman ile anekdotu kıymet bilme konusunda oldukça önemlidir. (https://www.yenihaberden.com/yazi/omer-tokgoz/konya-baranasi-ve-turkuleri-beyanindadir/14419/)
Rahmetli Mehmet Kayık usta ile şahsen görüşüp tanışmıştım. Hoş sohbet ve yüzünden tebessüm eksik olmayan bir insandı. Mehmet Kayık’a ait tüm albümleri dinledim. Fırsat buldukça evde, telefonda ve emektar aracımda sanatçımızın Konya türkülerini keyifle çalar dinlerim. Mehmet Kayık birçok sanatçının albümünde ise enstrümanı ile katkı sağlayan biri idi. Vefat ettiği 2023 yılı öncesinde 3 yıla yakın beyin felci tedavisi nedeniyle zor zamanlar geçirmişti. Bu vesilesiyle kendisiyle olan bir anıma değinmek isterim. Sanatçımız 2010’lu yıllarda yaz mevsiminde Alaattin tepesinde bir kafede ücretsiz konser programı yapıyor idi. Çocuklar ile özellikle kendisini dinlemeye gittik. Bir süre sonra yanına gittim. Selamlaşmadan sonra yeni çıkardığı albümündeki en popüler eser olan "Kara Kız" türküsünü rica ettim. Bizim için türküyü harikulade yorumuyla icra etmişti. Vefat haberini aldığımız zaman maile üzüldük.
Mehmet Kayık diskoğrafisi şöyle:
• Turnalar (1993) – Sanatçının erken dönem eserlerinden biridir.
• Üstadlar (1996) – Halit Araboğlu ile birlikte hazırlanan bir albümdür
• Anadolu Gezintileri (1998)
• Elmalı & Sazlı Sözlü Oyun Havaları (1998) – "Develi", "Elmalı" ve "Süpürgesi Yoncadan" gibi popüler türküleri içerir.
• Acemoğlu / Sazlı Sözlü Oyun Havaları (1998)
• Konya Geceleri 2000, Konyalı sanatçılarla karma albüm.
• Konya Geceleri 2001 -karma albüm, Konyaspor türküsü bu albümdedir.
• Konya Geceleri-Barana 1 (2004)
• Karakız (Vay Ben Öleydim) (2006) – En çok dinlenen eserlerinden olan "Kara Kız" bu albümde yer alır.
• İki Bülbül (2010)
Sanatçı en son Ziraat Türkiye Kupası yarı final maçında Konyaspor Beşiktaş’ı eledikten sonra türkü formatındaki Konyaspor eseri ile tekrar gündem oldu. Mehmet Kayık albümlerinin biri hariç tamamını yayınlamış olan Çetiner Müzik şirketi sahibi Hikmet Çetiner ile bu konuda görüştüm. Sözlü tarih kapsamında şunu öğrendim. Mehmet Kayık Konyaspor aşığı bir taraftar olarak bu eseri yapmış ve telif hakkı da istememiş. Eserin ortaya çıkma öyküsü şöyle: “Rahmetli Konyaspor’u çok severdi. Ankara’da stüdyoda Acemoğlu albümünü yapıyorduk Acemoğlu eserini okurken öylesine sözlerini değiştirerek Konyaspor’la ilgili bir şeyler okumaya başladı Benimde hoşuma gitti bu Konyaspor parçasını biraz düzenleyip yapalım dedim. Albüme devam ettik ve bende biraz sözlerini düzenledim o aralar süper lige çıkma olayı vardı "şu kartalı alayım süper lige salayım" diye başlayalım dedim öylelikle eseri yapmıştık. 2001 yılında da Konya Geceleri 2001 diye karışık bir albüm yayınlamıştım onun içinde yayınladık.
Konyaspor bu parçayı o yıllarda çok kullandı. Stadyumda çok çalındı, otobüslerde maç tanıtımı için çalarlardı. Ancak kendisine bir teşekkür dahi edilmedi. O yüzden biraz gönlü kırıktı. Telif hakkı istese alabilirdi. Müdahale etmedik, Konyaspor’a yaptık kullansınlar diye düşündük. Ama sanatçımızı çağırıp bir kahve ikram edip gönlünü alabilirlerdi o yüzden biraz kırgındı. Ama Konyaspor’a da hiç kıyamazdı onun için çalsınlar ya derdi.” Bu kapsamda Konyaspor’un hem taraftarı olan hem ona yıllardır söylenen bir eser hediye eden sanatçıya yönelik olarak kulüp tarafından bir ahd-e vefa adımı atılması şayanı şükran bir adım olacaktır.
Konya türkülerine emek veren ustalara hem yaşarken hem vefatından sonra vefa göstermek gerekir. Kent müzesinde Konya türküleri ve sanatçıları için bir bölüm hazırlanmalıdır. Mehmet Kayık sanatçımızın Konyalılar, müzikseverler ve Konyaspor kulübü ve taraftarları tarafından her zaman hatırlanması gerekir. Mehmet Kayık başta olmak üzere Konya kültürüne ve müziğine emek vermiş sanatçılar için anma programları düzenlenmelidir. Konya Büyükşehir belediyesi ve İl Kültür ve Turizm müdürlüğü bu anma programları için iş birliği yapmalıdır. Konya folklorunun usta ismi Mehmet Kayık’a Allahtan rahmet dilerim.





