Hangi yanık cami dediğinizi duyar gibiyim. Esas ismi Kenan Dede mescidi olmakla birlikte bir zamanlar yandığı için halk içinde bu isimle meşhur olmuştur. Kenan Dede (Yanık) Camii, Sedirler mahallesinde eski Hacı Hasan Başı Caddesinde Aliyenler Mezarlığının kuzeybatısında yer almaktadır. Kerpiç malzemeden bir vakıf eser olarak inşa edilen yapı 19. Yüzyıla aittir. Yapı adını, aynı yerde 1646 senesinde inşa edilmiş olan Kenan Dede Mescidi’nden almaktadır. Cami, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 02.12.1988 gün ve 349 sayılı kararı ile tescil edilmiştir. İlk yapı 1048/1638 tarihinde, mevcut yapı ise XIX yüzyılın son çeyreğinde Yanık Cami Kenan Dede Vakfı tarafından yapılmıştır. Halen camiye ait bir kitabe yoktur. Son cemaat mahalli giriş kapısı üzerinde "Beylikler Devri eserlerinden Yanık Kenan Dede Camii Hayra Hizmet Vakfı tarafından tamir ettirilmiştir 1981" yazılıdır. (Karatay Belediyesi Kültür Yayını, Karatay Tarih-Kültür-1, 2012)
Sedirler mahallesi denilince Konya’nın kadim mahallelerinden bahsediyoruz demektir. Aliyenler mezarlığı tarihi planda Konyamızın eski mezarlıkları içinde yer alıyor. Bu mezarlığa değerli kayınpederim marangoz ve hafız Ali Soyuğurlu defnedildiği için yirmi yılı aşkın zamandır ziyarete gidiyorum. Bu süreçte kentsel dönüşümle birlikte Sedirler mahallesinin ve Sedirler caddesinin dönüşümüne tanık oldum. Yanık cami ile birlikte bu caddede yer alan çeşmelerin tamamını inceleyip fotoğrafladım. Aliyenler mezarlığında Osmanlıca yazılı mezar taşları üzerinde kısmi saha çalışmaları yaptım. Mahalleye ismini veren Sadır Sultan’ı da bu vesile ile rahmet ve hayırla anmak gerekir. Sedirler Caddesi, Karatay ilçesinin eski yerleşim bölgesi içerisinde şehrin eski ve işlek bir caddesidir. Cadde, Köprübaşı Caddesi ile Şeyh Ulema Recep Ağa Caddesi Kavşağı’ndan başlayarak kuzeydoğu istikametinde Adana Çevre Yolu Kavşağı’nı geçip, Aslım Caddesi’ne kadar uzanır. Uzunluğu yaklaşık 3.000 metredir.
Konya’nın bu kadim mahallesi bize tarihi camileri, çeşmeler, türbeler ve artık çok az kalan kerpiç ve ahşaptan yapılmış Konya evleri ile de ışık tutuyor. Konya Mevlâna Müzesi’ne 2,5 km uzaklıktaki Yanık Camii, Karatay ilçesinde Sedirler caddesinin sonunda yer alıyor. Tarihi yapının yaptıranı ve mimarı bilinmiyor. Bugünkü yapının, 20. yüzyılın başlarında yaptırıldığı kabul edilmektedir. Ancak aynı yerde 1646 yılında Kenan Dede Mescidi olarak anılan bir yapının varlığı biliniyor. Bu nedenle literatürde caminin Kenan Dede mescidinin yerine yapıldığı kabul görmüştür. (Gelenekten Geleceğe AHŞAP CAMİLER, Hüseyin TUNÇAY - Ercan YAVUZ, Vakıflar Genel Müdürlüğü, sf:121, Şubat 2023, Ankara)
Yanık camiyi mimari açıdan özel kılan husus ise ahşap sütunlu camiler arasında olmasıdır. Dikdörtgen planlı olan yapının harim kısmı sekiz ahşap direkle mihrap duvarına dik üç sahına ayrılmıştır. Sahın İslam mimarisinde genellikle camilerin ortasında yer alan, etrafı revak veya duvarlarla çevrili olan açık avlu bölümünü ifade eder. İçten düz tavan olan yapı dıştan dört yönlü bir kırma çatı ile örtülüdür. Yapı süreç içerisinde geçirdiği onarımlarla büyük oranda yenilenmiştir. Camiye bitkisel bezemelerle süslü ve gayet güzel işlenmiş ahşap bir kapıdan girilmektedir. Özgün alçı bir mihraba sahip olan yapının en dikkat çekici özelliklerinden biri de Aziziye camii minaresini model alan ahşap minaresidir. Ahşap minarenin şerefe korkuluğu kafes tekniğinde yıldız ve sekizgen motiflerle süslenmiştir. Konya’da Aziziye caminin minareleri o kadar ilgi görmüş ve beğenilmiştir ki 50 civarında mescit ve caminin bu şekilde yapılmış ahşap minaresi bulunmaktadır. (https://www.yenihaberden.com/burasi-konyanin-tac-mahali/1820849/)
Bendeniz Konya’ya ait siyah beyaz fotoğraflar konusunda yıllardır sosyal medyada paylaşım yapıyorum. Konya’ya ait ilk fotoğrafların çekildiği tarihi 1874 olarak baz aldığımızda Konya’mıza ait yaklaşık 150 yıl önceki maziye dair bilgi alabiliyoruz. Görmediğimiz zamanlardaki Konya’nın bu fotoğraflarda karşımıza çıkan görünümünü “siyah beyaz fotoğraflarda kalan Konya” olarak tanımlıyorum. Yanık cami ile alakalı bir eski fotoğrafta Yanık cami, bir cıngırıklı kuyu ve bir mahalle çeşmesi ve düz damlı kerpiç evler görülmektedir. Hali hazırda cıngırıklı kuyu ortadan kalkmıştır. 1791 yapım tarihli ve Ömer Ağa tarafından tamir ettirilen tarihi çeşme ise 235 yıldır hizmet veriyor. Çeşmenin cephesi ise caddeye doğru çevrilmiş durumdadır.
Kenan Dede muhtemelen 17.yüzyılda yaşamış bir Mevlevi dedesi olmalıdır. Gazeteci Yazar Selçuk Es tarafından yapılan Konya’da metfun bulunan evliya, yatır, dede ve baba isimli manevi mertebe sahibi kililer arasında Kenan Dede’nin de ismi bulunmaktadır. Konya Ticaret Odası tarafından yayınlanan Konya Vakıfları isimli yayında şöyle bir kayıt bulunmaktadır. 1280 Hicri Senesinde Muhasebesi Görülen Konya Vakıfları Muhasebe Defteri kayıtlarına göre 27.sırada “Yanuk diğer adıyla Kenan Dede Camii ve İsmihan Hatun Muallimhanesi vakfı olarak kayıt düşülmüştür. Yani 1863 yılında Kenan Dede camisi yanında birde okul bağlantılı vakıf kaydı bulunmaktadır. (KTO, İpek Yolu Dergisi, Vakıflar-II, Konya,2021, sf:307)
Kenan Dede camisi cami cemaatinin anlatımına göre 1960 ve 1970’li yıllarda iki kez yandığı için Yanık cami olarak toplumsal bellekte yer etmiştir. Tarihsel olarak 19. Yüzyıla tarihlenen caminin bu talihsiz olaydan sonra yanık camii olarak isimlendirilmesi hususu ilginçtir. Bu husus efkâr-ı umumiye tarafından yeniden değerlendirilmelidir. Kenan Dede camisi olarak isimlendirilmesi daha makul olacaktır. Kenan Dede’nin Mevlevi dergâhı kayıtlarında ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü kayıtlarında kim olduğuna dair araştırmalar yapılması bu anlamda yararlı bir adım olacaktır. (https://www.yenihaberden.com/konya-daki-tarihi-caminin-hikayesi-ilgi-cekiyor/1849696/?p=9)
Hali hazırda Yanık cami birçok cephesinde çatlaklar bulunan bir durumdadır. Duvar sıvaları döküldüğü gibi alt kısımlarına yapılan kaplama taşlar da düşmüş durumdadır. Caminin ahşap minaresi de eskimiş ve boyaları dökülmüş durumdadır. Yaptığım saha çalışması sırasında giriş kapısının sol duvar dibinde devşirme malzeme kullanıldığı görülmektedir. Roma dönemi sütun kaidesine benzeyen taşın niteliği ilgili ve yetkili kurumlarca tespit edilmelidir.
Tarihi ve kültürel miras unsuru olan mahalle mescitlerini yaşatmak ve sahip çıkmak hepimize düşen bir görevdir. Mevlevi mirası kökleri, Aziziye Camii’ni model alan eşsiz ahşap minaresi, gül ve yapraklarla bezenmiş ahşap oyma kapısı, ahşap sütunlu ve tavan stiliyle hizmet veren Kenan Dede Camiinin özellikle dış cephesi restorasyon bekliyor. Caminin ivedilikle restorasyon ve tamiri cihetine gidilmelidir. Camiye komşu bir alanda pejmürde vaziyette bir abdest çeşmesi ve lavabo/WC var ise de kötü bir durumdadır. Acilen kullanışlı bir şadırvan ve WC yapılması tarihi camiye ibadete gelenler için yararlı olacaktır.




