Seyfullah Koyuncu

Diyarbakır'da futbolun ötesinde bir tablo

Seyfullah Koyuncu

Dünkü köşemde, Diyarbakır’a dair uzun bir yazı yazmıştım.

Bugün de şehirdeki Amedspor tutkusunu, kenetlenmeyi, Terörsüz Türkiye bakışını değerlendirmek istedim.

Öncelikle şunu söylememiz lazım ki şehirde bambaşka bir kenetlenme var. Bunun ana sebebi ise Amed Sportif Faaliyetler.

İnsanlar futbol etrafında birleşmiş. Şehirde nereye adım atarsanız karşınıza Amedspor çıkıyor.

Bakkalda, markette, nalburda, kasapta, seyyarda; her yerde Amed forması satılıyor. Bir de çeşitliliğini çok tutarak; her yaşa, cinsiyete hitap eden formalar üretmiş Amedspor yetkilileri. İnanın sokakta her yerde formalı insanlar, dükkanların hepsinin önünde formalı cansız mankenler gördüm. Mesela mor forma giyen çok fazla kadın gördüm. Yatay çizgili renkli formalar giyen çok fazla çocuk gördüm. Sade ve şık beyaz renkte gündelik kıyafet gibi forma giyen çok fazla erkek gördüm.

Bir kere Diyarbakır’da herkes takımı için elini cebine atmış ve forma almış.

Ne yazık ki aynı manzarayı Konya’da ben hiç görmedim. Konyaspor formasına ulaşmak da vatandaşın forma almasını sağlamak da bu şehirde bu kadar zor olmamalı. Konyalılar formalara ilgi göstermeli. Her yerde Konyaspor forması satılmalı…

Öte yandan, maç için stadyuma akın eden Diyarbakırlıların yanı sıra, çevre ilerden gelen Mardinliler, Batmanlılar, Siirtliler, Bingöllüler vardı. Stadyumda iğne atsanız yere düşmezdi. Bu da beni çok kıskandırdı. Çünkü Konyaspor Stadyumu sadece üç büyüklerle maç yapılırken bu kadar dolu oluyor.

Yani hem forma satışında hem maça gösterilen ilgide Konyalıların fersah fersah önündeler.

Diyarbakır gibi zor ve riskli bir deplasmana yüzlerce kilometre yol yapıp gelen Nalçacılılar’ın hakkını yemem, onları bir kenara bırakıyorum ama Konyaspor taraftarı takımına gerçekten sahip çıkmıyor. Ya da şehirde hiç Konyaspor taraftarı yok! Yoksa bu farkın başka bir açıklaması olamaz.

Şunu da dememiz lazım; Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu’nun ulaşımı ve fiziki imkanları Yeni Diyarbakır Stadyumu’nun çok üzerinde. Konya’da stadyuma ulaşmak çok kolay, Diyarbakır’da zor. Konya’da otopark sıkıntısı Diyarbakır’a göre az. Her ne kadar trafikten şikayet etsek de Diyarbakır’ın maç trafiği çok daha kötü.

Ayrıca bir basın mensubu olarak Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Diyarbakır Spor Yazarları Derneği ile Amed Sportif Faaliyetler yöneticilerine bir serzenişim var.

Basın tribününün tuvaletlerinde sular akmıyordu, sabun yoktu. Ne tuvalete gidebilirsiniz ne namaz kılabilirsiniz. Çaydan başka bir ikramda da bulunulmadı. Konya bu konuda oldukça elit imkanlara sahip. Tuvaletler, lavabolar tertemiz. Mescid kusursuz. Devre arasında gazetecilere yemek, kuruyemiş, çay ikramlarında bulunulur.

Basın tribünün böyleyse deplasman tribününü düşünemiyorum bile!

Bu konuda Konya kesinlikle tüm Türkiye’ye örnek şehirlerden.

KEŞKE ŞEHRİN ÖNDE GELENLERİ DİYARBAKIR’A GELSEYDİ

Diyarbakır’daki kenetlenmeyi görünce Konya’nın önemli isimlerinin neden Diyarbakır’a gelmediğini ya da davet edilmediğini sorguladım.

Mehmet Baykan haricinde, Meram Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Şenyiğit ve Osman Hezer’den başka siyasi ya da üst düzey isim yoktu. Oysa bir kenetlenme güzel olurdu.

Aynı şeyi basın için de söyleyebilirim.

Konyaspor yönetiminin, Amed gibi anlam içeren deplasmanlara; gazete patronlarını, şehrin siyasilerini, sivil toplumunu, önemli isimlerini davet etmesini beklerdim. Yapılacak iyi bir organizasyonla Konya orada bir gövde gösterisi yapabilirdi. Bunu sadece sportif anlamda düşünmeyin. Mesela Terörsüz Türkiye sürecine dair çok güzel çıktılar da oluşturulabilirdi. Belki kardeşlik pozları verilirdi, belki ortak açıklamalar yapılırdı. Hiçbir şey olmazsa Konyaspor kendini çok daha güçlü hissederdi.

Konyaspor Başkanı Sayın Ömer Atiker’in mevcut yöneticilerinin yanı sıra; bu konuda akıl aşındıracak, bunları planlayacak yöneticilere de ihtiyacı var.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ UMUT OLUŞTURMUŞ

Diyarbakır’da birkaç esnafla ve vatandaşlarla sohbet etme imkanı buldum. Devre arasında bir gazeteci kardeşimizle de sohbet ettik.

Bölgede Terörsüz Türkiye Sürecine dair anlamlı bir destek olduğunu gözlemledim. Diyarbakır’ın huzura kavuştuğunu söylüyorlar. Hatta gezerken de görmüştüm, çok sayıda yabancı turist kafilesi şehri geziyordu. Esnafın işleri iyi, vatandaş huzurlu bir şekilde sokakta, insanlar mutlu, geleceğe umutla bakabiliyorlar.

Kısacası, Diyarbakır’a bahar gelmiş…

Yazarın Diğer Yazıları