Seyfullah Koyuncu

Gıda fiyatları yine kudurdu!

Seyfullah Koyuncu

Bu sistem ne zaman düzelecek çok merak ediyorum. Resmen bir soygun düzeni içinde debelenip duruyoruz. Ne üretici mutlu ne de vatandaş.

Tek bir mutlu olan var o da aracılar!

Tarlada 3 lira etmeyen ürün, pazarda ve markette 300 liraya satılıyor. Bu tezatlık da yıllardır çözülemiyor! Yıllardır yılan hikayesine dönen hal yasası çıkarılamıyor, fırsatçılık yapanlara çare bulunamıyor.

Yapay zekanın söylediğine göre;

2026 Mart ayı itibarıyla üzerinde çalışılan yeni Hal Kanunu taslağında sona gelinmiş olup, yasanın meclise sunulması bekleniyor. Düzenlemeyle toptancı halleri bakanlık iznine bağlanacak, perakendecilere üreticiden yüzde 20 alım zorunluluğu getirilecek ve hale girmeyen ürünlerin satışı yasaklanarak takibi yapılacak.

Yeni Hal Yasası'nda Öne Çıkan Değişiklikler:

Zorunlu Hal Girişi: Tüm yaş sebze ve meyvelerin, toptancı hallerine girerek kayıt altına alınması ve "hale girmeyen ürün satılamaz" kuralının getirilmesi hedefleniyor.

Üreticiye Destek: Çiftçiyi korumak amacıyla kira, nakliye ve pazarlama konularında yeni düzenlemeler yapılacak.

Aracıların Azaltılması: Üretici ile tüketici arasındaki aracıların sayısının azaltılarak, fiyat istikrarının sağlanması amaçlanıyor.

Standartlaşma: Ürünlerin tasnif edilmesi, standartlaştırılması ve bölgesel ürünlerin markalaşması hedefleniyor.

Vay be, ne güzel maddeler sıralanmış ama benim bu konuda umudum hiç yok. 2018’den bu yana bas bas bağırıyoruz gıda fiyatları konusunda. 7-8 senedir herkesin gündemi gıda fiyatlarıyken bu konuda dişe dokunur bir adım atılamaması gerçekten büyük bir ayıp.

Gıdadaki bu fahiş para miktarları üreticinin cebine gitse yine gam yemeyeceğim ama çiftçilerin de bu durumdan net bir kazancı yok.

Mesela şuanda pazarlarda ve marketlerde sivri biber bulunamıyor. Marketlerde sivri biberin kilosu 300 liradan aşağıya satılmıyor. Yetiştirmesi çok zor olmayan, fidesinde onlarca biberi peş peşe döken bereketli bir sebzenin bu fiyatlara satılması akıl almaz. Domates, salatalık, patlıcan gibi ürünler de pazarlarda 80-100 lira, marketlerde 150 TL bandında satılıyor. Hal böyleyken vatandaşın mutlu olması imkansız.

Bakın cumartesi günü Sedirler Pazarında ufak bir alışverişe bin TL harcadım. Aldığım şeyler de marul, maydanoz, pırasa, yeşil soğan, tere, roka, turp, havuç, 1 kilo domates, 1 kilo salatalık, yarım kilo köy biberi, 2 kilo portakal, 2 kilo mandalina. Bu sepete tam 1000 TL para ödedim. İçinde hiçbir lüks ürün olmayan bu sepeti bir emeklinin doldurması güç görünüyor mesela. Daha bir de pazarcının da ahlaklısına denk gelmeniz lazım. Ülkemizin tek sorununun ekonomi olmadığını, büyük bir ahlaksızlık sorunu olduğunu her defasında söylüyoruz.

İşte Sedirler Pazarında da geçtiğimiz gün ben bir ahlaksızlıkla muhatap oldum.

Aldığım iki kilo portakalın poşetini aracımın bagajına yerleştirirken fark ettim ki, poşetteki 7 portakaldan 4 tanesi resmen çürük. Bir hışımla poşeti alıp yeniden pazara gittim, tezgahın önüne yanaşıp bağıra bağıra ahlaksızlıklarını yüzlerine vurdum. Çünkü kendilerini akıllı, vatandaşı enayi sanıyorlar!

Bu konuda Konya Pazarcılar Odası Başkanı Cengiz Yılmaz’ı da göreve davet ediyorum. Sayın Başkan, esnafınıza bu konuda biraz ahlak dersi vermeniz lazım!

Yorumlar 1
ali aslan 30 Mart 2026 07:20

tespitler doğru, ancak suçlu kim?, bu yanlışları kim düzeltecek?, suçlu gıda fiyatlarını kudurtanlarlar mı yoksa çözüm üretemeyen yönetimler mi?

Yazarın Diğer Yazıları