Seyfullah Koyuncu

Muhtar dediğin böyle olur!

Seyfullah Koyuncu

Ramazan ayı boyunca diğer aylarda olduğu gibi birçok yardım gerçekleştirdiklerini ifade eden Bosna Hersek Mahalle Muhtarı Sait Tepe, yenihaberden.com’da Büşra Erkuş’a özel açıklamalarda bulunmuş.

Haber çok hoşuma gitti. Büşra kardeşimi bu güzel haber nedeniyle tebrik ediyorum. Değerli muhtarımız Sait Tepe’ye de teşekkür ediyorum.

Kendisini hiç tanımam, oturup çay içmişliğimiz de yoktur ama Bosna Hersek Mahallesi’nde çok örnek çalışmalara imza atılmış.

Sayın Tepe, bayram için giydirdikleri toplam 90 çocuk olduğundan bahsetmiş. Yaptıkları 800 kişilik listedeki vatandaşlara, ihtiyaç derecesine göre 25 bin lira ile bin lira arasında para desteği sağladıklarından söz etmiş. Muhtarlığa bağlı 2 bin kişilik aş evi ile 12 ay boyunca vatandaşları doyurduklarını da eklemiş.

Ne güzel işler yapılmış Bosna Hersek Mahallesi’nde.

Muhtar dediğin tam da bu değil midir zaten?

Mahallesinde kimin ne sıkıntısı var, kim ihtiyaç sahibi, kim zor durumda, kimin üstü açık, kimin sofrası boş… bunların hepsinden bilgisi olan bir muhtar, işini gerçekten iyi yapıyordur.

Muhtarlık dediğimiz kurumlar artık bu hüviyete bürünmelidir.

Eskisi gibi ikametgah almaya gidilen, resmi evraklar için kapısı aşındırılan bir kurum olmaktan çıkan muhtarlıklar şu anki halleriyle atıl durumda değil mi sizce de? Bu durum sık sık gündeme gelen bir konu zaten. Hatta zamanında ben de kırsal mahalleler hariç, merkezdeki muhtarlıkların artık kapatılması gerektiğine dair bir yazı yazmıştım.

Ama Bosna Hersek Mahallesi Muhtarı Sait Tepe’nin yaklaşımı, benim bakış açımı da değiştirdi.

Geldiğimiz süreçte muhtarlıkların bürünmesi gereken yapı tam da budur işte. Muhtar dediğin, mahallesinde yaşayan zenginlerle arasını iyi tutarak hayır sever haline gelmelerini sağlayacak, ihtiyaç sahiplerini gözetecek, zenginle fakir arasında gönül köprüsü kuracak, kim var kim yok hepsini tanıyacak. Her şeyi devletten beklemeyecek.

Devletimizin en ücra birimi olan muhtarlıklarımızın bu mahiyette çalışmaları çok daha doğru olacaktır.

Yoksa adı muhtar olup, kendi ticaretine bakan, galericilik-inşaatçılık-marketçilik yapıp mahallesindeki vatandaşı tanımayan, resmi kurumlarla arasını iyi tutamayan, mahallesindeki sıkıntıları çözmekten beri olan bankamatik memurlarının bu toplumda bir karşılığı yok.

Tıpkı Bosna Hersek Mahallesi’nde olduğu gibi, model olan muhtarların sayısının artması dileğiyle.

Yorumlar 1
Esma 18 Mart 2026 18:23

Sayın Koyuncu'yu Tebrik ediyorum yazısından dolayı gerçekten bir mahalleli olarak çok güzel işlere imza atıyor.

Yazarın Diğer Yazıları