VEDA BUSESİ

                Oldum olası “Veda Busesi” Adındaki şark beni hep etkilemiştir. Dinlediğimde yüreğimde ince bir sızı hissederim. Maziyi, hatıraları ve zamansız vedaları anımsarım her defasında. O güzel nameler ayrılığın buruk öyküsünü fısıldar kulağıma. İçim tuhaf duygulara teslim olur, gözlerim nemlenir ve bazen de ağlamamak için zor tutarım kendimi.

Ben denizin beğendiği ve etkilendiği kadar çoğumuzun da severek dinlediğine emin olduğum Türk Sanat Müziğinin önemli eserlerinden biri olan “Veda Busesi” Adlı şarkının söz yazarı yani şairi, Orhan Seyfi Orhon’dur. Şair, gazeteci, yayımcı ve siyaset insanı olan Orhan Seyfi Orhon; 23 Ekim 1890 ila 22 Ağustos 1972 yılları arasında İstanbul’da yaşamıştır.

                Şairin hece ölçüsü ile kaleme aldığı “Veda” Adlı şiiri, aşk şiirini çağrıştırsa da aslında şairin kanser hastası olan kızı için yazmış olduğu bir şiirdir. Şiirin hikâyesi şöyledir: Ölümünden hemen önce kızı babasından ölümüne ağlamaması konusunda söz vermesini istemiş, babası da ağlamayacağına dair söz vermiştir. Kızını toprağa veren acılı baba sözünü tutamamış, kızı ile arasında geçen son anlarını dizelere dökerek o anıları muhteşem bir şiirle ölümsüzleştirmiştir. Bu şiir Yusuf Nalkesen tarafından 1951 yılında Muhayyer Kürdî makamında bestelenmiştir.

                İşte “Veda Busesi” Adlı şarkının güftesi olan“Veda” şiiri. Buyurun birlikte okuyalım:

                “Hani o bırakıp giderken seni/Bu öksüz tavrını takmayacaktın/Alnına koyarken veda buseni/Yüzüme bu türlü bakmayacaktın/Hani ey gözlerim bu son vedada/Yolunu kaybeden yolcunun dağda/Birini çağırmak için imdada/Yaktığı ateşi yakmayacaktın/Gelse de en acı sözler dilime/Uçacak sanırım birkaç kelime/Bir alev halinde düştün elime/Hani ey gözyaşım akmayacaktın.”

                Veda sözü bir anlamda “Allah’a ısmarladık” demektir. Veda’lar kavuşacak olma ümidini taşıyorsa ne ala, değilse “Veda busesi” gibi bir şarkı olur ve söylenmeye başlar dillerde. Dönüşü olmayan ayrılıklar ise hasret acısını “Ateşten gömlek” gibi giydiriverir insanın sırtına.

                 Yürekleri tuzla buz eden sitemle karışık vedalar da yok değildir. Aynı şair “vasiyet” adlı şiirinde dostlarına şöyle seslenerek veda eder:

                “Dostlarım toplanın öldüğüm zaman/Riyayı bir günlük bir yana atın/tutunuz tabutun kenarından/Bir derin çukura beni fırlatın/Kalınca büsbütün sizden uzakta/Vücudum çürürken kara toprakta/Uzanın rahatça sıcak yatakta/Yaşamak gururu içinde yatın/ Yüz yüze getirmez bizi asırlar/Meydana vurulsun saklanan sırlar/Sayılsın şahsıma ait kusurlar/Korkmayın içine yalan da katın/Anlayım kimlermiş dost sandıklarım/Muhabbetlerini kıskandıklarım/Anlayım ne boşmuş inandıklarım/Şu yalan hayatı bana anlatın/Dostlarım anmayın artık adımı/Siliniz gönülden eski yâdımı/Kırınız sonuncu itimadımı/Ölünce bir daha beni aldatın.

                Victor Hugo: “Öldükten sonra yaşamak istiyorsanız ya okunmaya değer şeyler yazın ya da yazılmaya değer şeyler yapın.” Demiş. Bırakıp gittiği eserleri ve seksenden fazla şarkıya güfte olan şiirleriyle gönüllerimizde yaşamaya devam eden Orhan Seyfi Orhon’u rahmetle yâd eder, yazımla özdeşleşen“Veda Busesi” adlı şarkıyı sanat güneşimiz Zeki Müren’in sesinden bir daha dinlemenizi salık veririm.

                Selam ve sevgilerimle..

Önceki ve Sonraki Yazılar