Dr. Dursun Gizli

Efendiler! Cumhuriyet bir gecede kurulmadı

Dr. Dursun Gizli

Ulu Önder Atatürk’ün tam 97 yıl önce açıkladığı:  "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz" sözünden bir gün sonra, Türkiye Cumhuriyeti'nin resmen kurulduğu tarih 29 Ekim 1923 olarak resmiyet kazanmıştır. Tabi ki bu süreç, bu destansı tarihi yazmak kadar kolay olmamıştır:

1914 yılında başlayan ve dört yıl süren I. Dünya Savaşı'nda bizimle birlikte olan devletlerin yenilgiye uğramasından dolayı ülkemizde yenilmiş sayılmıştır. Bunun sonucunda ülkemiz üzerinde toprak paylaşım planları yapılmış ve uygulamaya konulmuştur. Zor dönemden geçen Ulusumuza güvenen Mustafa Kemal Paşa; "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir, ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." diyerek sırasıyla Samsun'da Erzurum' da ve Sivas' da kongreler düzenlemiştir. Yurdun dört bir tarafından katılan ulus temsilcileri, 23 Nisan 1920 tarihinde Meclis başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa'yı seçmişlerdir. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde, düzenli ordularla birlikte efeler, seymenler ve dadaşlar bulundukları yerlerde işgalcilere karşı Milli Mücadele’ yi başlatarak yurdumuzu düşmanlardan kurtulmasına ve savaşın zaferle sonuçlanmasına yardımcı olmuşlardır.

Zafer sonucunda imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile doğan yeni devletin hâlihazırda yönetim biçimi belirlenememişti. Oluşturulan ikinci dönem Büyük Millet Meclisi ise ilk toplantısını 11 Ağustos 1923′ te yapmış ve 13 Ekim 1923′ te Ankara’ yı başkent olarak seçmişlerdi. Atatürk, bu süreç sonunda çoktan beri üstünde çalıştığı Cumhuriyetin ilanı için hazırlıklara başlamış ve 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya’ da verdiği yemekte yakın arkadaşlarına, "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz" sözünü söylemiştir.

Efendiler! Cumhuriyet bir gecede kurulmadı

29 Ekim 1923: CUMHURİYET İLAN EDİLİYOR…

29 Ekim 1923 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan görüşmeler sonucunda anayasa değişikliği kabul edildi ve Türkiye Devleti’nin yönetim biçiminin Cumhuriyet olduğu resmen ilan edildi. Bu düzenlemeyle 1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun birinci maddesine, “Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devleti’nin şekl-i hükûmeti Cumhuriyettir.” hükmü eklendi.

Aynı gün yapılan seçimle Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. İsmet Paşa ise Cumhuriyet döneminin ilk başbakanı olarak hükûmeti kurmakla görevlendirildi. 

Cumhuriyet’in ilanı Ankara’da büyük bir sevinçle karşılandı. Başkentte yapılan kutlamalar sırasında 101 pare top atışı gerçekleştirildi. 29 Ekim gecesi başlayan ve 30 Ekim’de de devam eden kutlamalar, yeni devletin yönetim biçiminin kabul edilmesinin toplumda yarattığı heyecanı ortaya koydu.

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Millî Mücadele sonucunda kazanılan bağımsızlık, millî egemenlik ilkesine dayanan yeni bir yönetim anlayışıyla kurumsal bir çerçeveye kavuştu. Böylece Türk siyasi tarihinde yeni bir dönem başladı.

CUMHURİYETİ ANLAMAK:

Cumhuriyet’in ilanı, yalnızca tarih kitaplarında belirli bir tarihle ifade edilen siyasi bir gelişme değildir. Bu tarih, bağımsızlık uğruna verilen mücadelenin, millî iradeye duyulan güvenin ve yeni bir devlet kurma kararlılığının sonucudur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde yürütülen Millî Mücadele, askerî zaferlerle sınırlı kalmamış; siyasi, hukuki ve toplumsal dönüşümlerin de önünü açmıştır. Cumhuriyet’in ilanı, bu dönüşümün en önemli aşamalarından birini oluşturmuştur.

Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Türkiye’nin dört bir yanında törenlerle, Türk bayraklarıyla ve Atatürk posterleriyle kutlanmaktadır. Okullarda, meydanlarda, kamu kurumlarında ve çeşitli etkinliklerde düzenlenen programlar, Cumhuriyet’in tarihî önemini yeni nesillere aktarmayı amaçlamaktadır. Bu tarihî mirası anlamak ve yaşatmak, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Millî Mücadele kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; Cumhuriyet Bayramı’mızı kutluyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları