İsmail Usluer

Taktik disiplin

İsmail Usluer

Konyaspor, 11.09.2016 tarihinden sonra deplasmanda ilk kez Antalyaspor’a karşı galip geldi. Hem alt sıralarla bağlarımızı tamamen koparmak adına hem de iki takım arasındaki rekabeti dikkate aldığımızda, deplasmanda galip gelmek, üstelik gol yemeden 2 gol atmak gerçekten takdir edilmeli.

İlhan Palut, Antalyaspor maçı ile beraber Konyaspor’un başında ligde 10 maça çıktı ve bu maçlardan 5 galibiyet, 3 beraberlik çıkarmayı başardı. Bence en önemli olanı da bu 10 maçın 5’inde gol yememesiydi. Toplamda da 14 gol atıp 8 gol yiyerek 10 maçtaki puan ortalamasını 1,8’e çıkardı. Konyaspor’un Recep Uçar ve Çağdaş Atan zamanlarını da düşündüğümüzde, İlhan Palut’un bu istatistiklerini ne kadar abartsak azdır.

Karagümrük maçından 3 puan aldıktan sonra bir nebze de olsa rahatlamıştık. İlhan Hoca da bunun bilincinde olarak, hem kalan maçlarda diğer oyuncuların neler yapabileceğini daha iyi görmek hem de salı günü oynayacağımız Türkiye Kupası çeyrek final maçından dolayı as oyuncuları dinlendirmek için Karagümrük’e karşı kazanan kadrodan 6 farklı isimle sahaya çıktı.

Kadronun yarısı farklı olmasına rağmen oyuncuların sanki bir bütün gibi oynaması, verilen görevleri eksiksiz yerine getirmeye çalışmaları ve taktik disiplinden kopmamaları bize galibiyeti getirdi. Aslında en az 5 farkla galip gelebileceğimiz bir maçtı fakat bazı pozisyonları çok cömertçe harcadık.

Oyun konusunda tek eleştirim orta saha konusunda olur. Melih oynadığında ve yanındaki isim sert bir oyuncu olmadığında, Melih çok fazla yoruluyor ve kalemizde ciddi pozisyonlar verebiliyoruz. Melih-Morten ikilisiyle oynamanın hücumsal olarak avantajları olduğu kadar dezavantajları da mevcut. Fakat elimizde Jevtovic dışında bir 6 numara olmadığı için bu maç özelinde eleştirilecek çok da bir şey yok.

Maçta elbette ki en dikkat çeken oyuncu, 85 dakika sahada kalıp 8.5 gibi kusursuz bir reytingle oynayan Gonçalves'ti. Kariyerinin büyük çoğunluğu kanatlarda geçmiş bir oyuncunun 10 numara pozisyonunda takımı bu denli yönlendirmesi, oyun görüşü ve direkt rakip kale odaklı oyunu hepimizin gözünün pasını sildi. Maç içindeki ısı haritasına baktığımızda da sadece merkezde sabit kalmadığını, hücum bölgesinde her iki kanada ve iç koridorlara da sürekli sızarak rakip savunmanın dengesini bozduğunu çok net görebiliyoruz. Gonçalves dışında konuşulması gereken bir diğer oyuncu da şüphesiz ki Uğurcan. Zaman zaman çok fazla eleştirsek de (mücadelesini her zaman takdir ediyorum) son 2 maçtır mükemmele yakın bir performans sergiliyor. Antalyaspor’a karşı da rakibin en tehlikeli oyuncularından Ballet’e sağ bek pozisyonunda nefes aldırmadı. Uğurcan sadece savunmadan değil aynı zamanda zaman zaman rakip defansın arkasına yaptığı koşularla da rakip savunmayı ciddi manada yıprattı.

Bu sezon da sağ salim ligde kaldık. Son yıllarda şu cümleyi kurmaktan artık çok sıkıldık. Önümüzdeki sezon da aynı senaryoları yaşamamak için hedefi olan bir takım kurmalıyız. Eğer kendimize tekrar ligi ilk 10’da bitirmek gibi saçma sapan bir hedef koyarsak, bu sezon ne yaşadıysak yine aynı şeyleri yaşarız. Bu yüzden Türkiye Kupası’nda oynayacağımız çeyrek final maçından sonra önümüzdeki sezonun planlaması İlhan Hoca önderliğinde sıfırdan yapılmalı ve net bir hedef ortaya konulmalı.

Yazarın Diğer Yazıları