Yenilmez
İsmail Usluer
Konyaspor bu sezon ligde ilk kez 4 maçtır yenilmiyor. Ligde 28 maç oynanmış ve ilk kez böyle bir istatistik yakalıyor oluşumuz bizim adımıza gerçekten de utanç verici bir durum.
Küme hattındaki takımlar birbirleriyle oynarken bizim de bu cendereden kurtulabilmek için Samsunspor’dan en az 1 puan almamız gerekiyordu. Açıkçası oyun anlamında beklentiye gireceğimiz haftaları çoktan geçtik. Kötü de oynasak en az 1 puan çıkarmamız şarttı ki öyle de oldu.
Maçta oyun anlamında ne oynadık, nasıl oynadık, doğru mu yoksa yanlış mı oynadık gibi konulara çok değinmek istemiyorum. Sadece Samsunspor’un bizden daha iyi oynadığını söylemeliyim. Hem fiziksel olarak hem de oyun olarak daha üstün bir görüntü ortaya koydular.
Benim maçta dikkatimi çeken asıl konu ise bazı oyuncuların vurdumduymaz oyunu ve her maç daha da geriye giden performansları oldu. Mesela yediğimiz ikinci golün asistini yapan rakip stoper, kendi ceza sahasından başlayıp çizgiye kadar iniyor ve topu ortalıyor. Yaklaşık 60 metrelik bir koşu mesafesi ve rakip oyuncu çizgiye inene kadar oyuncunun koşmasına engel olabilen veya bu pozisyonda orta sahada oluşan boşluğu dolduran 1 tane bile oyuncumuz yok.
Andzouana’nın her maç bir önceki maçını aratan performansına da artı bir parantez açmak lazım. Sezonun başlarında bize performansını kanıtlamış, potansiyelini az çok bildiğimiz bir oyuncunun bu kadar düştüğünü görmek beni şaşırtıyor doğrusu. Elbette ki önünde oynayan Deniz’in bunda etkisi vardır. Fakat Andzouana gibi potansiyelini bildiğimiz bir oyuncuya doğru rolü verip tekrar verim almamız gerekiyor diye düşünüyorum.
Muleka transfer edildiğinde çok sevinmiştim. Standart bir 9 numaradan farklı olarak tam aradığımız ve zor bulduğumuz bir 9 numara profilindeydi. Arabistan’dan gelirken kilo fazlalığı vardı ve tam hazır değildi. Kendisi bunu 4 hafta içinde halledeceğini söylemişti. Aradan 20 küsür haftaya rağmen sahada hala hazır bir görüntü veremiyor. Açıkçası bugünkü maçtan sonra da Muleka’dan pek bir umudum kalmadı diyebilirim. Hayatımda çok az bu kadar lakayt topçu izlemişimdir. Göz göre göre 3 kişinin arasına girip çalım denemek ve hepsinde topu kaybedip, ısrarla denemek. Bu bencillikten de öte bir şey.
Son olarak bir de maçın hakemine değinmek lazım. Samsunspor’un kazandığı penaltı ve üstüne Nagalo’nun ikinci sarı karttan kırmızıyı görmesi rezalet ötesi bir karar. Şayet o pozisyona penaltı veriliyorsa her maç 4-5 pozisyona penaltı çalınması gerekiyor. Bahadır penaltıyı kurtartı ve hak ettiğimiz puanı aldık, peki ya kurtaramasaydı? Kaldı ki hakem sadece bu maça değil, Nagalo’ya gösterdiği kart ile gelecek maça da etki etti. Nagalo ritim tutmaya başlamış ve Uğurcan’ı da yedeklemişken haksız bir kırmızı kart görmesi hiç de iyi olmadı. Avrupa'daki hakemleri izledikten sonra Türk hakemlerinin ne kadar çöp olduğunu daha iyi görüyoruz.
Haftaya Karagümrük’ü evimizde mağlup ettiğimiz takdirde gelecek sezonun planlamasını yapmaya başlayabilir ve Türkiye Kupası’nda ciddi bir hedef belirleyebiliriz. Fakat pek çok verimsiz oyuncuyla ve bu oyuncuların daha en az 1 sezon daha sözleşmelerinin bulunduğunu göz önüne alırsak, gelecek sezonun planlamasını yapmak hiç de kolay olmayacak.