Çocuklar yas tutmaz sanıyoruz: Oysa en sessiz onlar
Melda Ünal
Yetişkinler ağladığında yas tuttuğunu anlarız. Çocuklar ise çoğu zaman susar. Ve biz bu sessizliği “çabuk toparlandı” sanırız. Oysa çocuklar unutmaz; sadece farklı yas tutarlar. Duygularını kelimelerle değil, davranışlarla anlatırlar. Oyunlarda tekrar eden sahneler, ani öfke, içine kapanma, alt ıslatma ya da regresyon… Hepsi anlatılamayan bir kaybın dili olabilir. Çocuğu korumak adına duygudan uzak tutmak sık yapılan bir hatadır.
“Ağlama”, “üzülme”, “geçti artık” gibi cümleler çocuğun duygusunu değil, ifadesini bastırır.
Çocukların ihtiyacı açıklama değil, eşliktir. Görülmek, duyulmak ve hissettiği duygunun normal olduğunun bilinmesidir.
Peki çocuklar için ne yapabiliriz?
• Duyguyu küçültmeyin. “Bu kadar üzülmene gerek yok” yerine “Üzgün olman çok anlaşılır.”
• Oyun alanı açın. Çocuklar en çok oyunla anlatır; yönlendirmeden izleyin.
• Rutinleri koruyun. Rutinler çocuk için güven demektir.
• Soruları geçiştirmeyin ama ayrıntıya da boğmayın. Yaşına uygun, sade cevaplar yeterlidir.
Ne zaman terapiye başvurulmalı?
Yas her çocukta farklı seyreder; ancak bazı işaretler profesyonel destek ihtiyacına işaret eder:
• Davranış değişiklikleri haftalarca devam ediyorsa ya da giderek artıyorsa
• Çocuk oyunlarında sürekli kayıp, ölüm, ayrılık temaları tekrar ediyorsa
• Yoğun öfke patlamaları, içe kapanma ya da aşırı kaygı gözleniyorsa
• Uyku, iştah, tuvalet alışkanlıklarında belirgin ve kalıcı bozulmalar varsa
• Çocuk duygularını ifade etmekte zorlanıyor ve yalnızlaştığı hissediliyorsa
• “Bir şey söylemek istemiyorum” cümlesi sıklaşıyorsa
Oyun terapisi, çocuğun kelimelere dökemediği yasını güvenli bir alanda ifade etmesine yardımcı olur. Amaç duyguyu ortadan kaldırmak değil; onunla sağlıklı bir şekilde temas kurabilmektir.
Çocuklar yas tutar. Sessiz, derin ve çoğu zaman fark edilmeden. Biz fark ettiğimizde, iyileşme için alan açılır.
Uzm. Kinik Psikolog Melda Ünal