Her istediğini yapmak sevgi midir? Sınır koymanın psikolojisi
Melda Ünal
Modern ebeveynliğin en zor alanlarından biri sınır koymaktır.
Birçok anne-baba şunu söyler: “Hayır demek istemiyorum.” “Travma yaşamasın.” “Üzülmesin.”
Peki her isteği karşılamak gerçekten çocuğu korur mu?
Sınır Neden Gereklidir?
Çocuklar dünyayı deneyerek öğrenir. Ama dünya sınırsız bir alan değildir. Toplumsal kurallar, güvenlik sınırları, başkalarının hakları vardır. Sınır koymak çocuğa şu mesajı verir:
“Dünya güvenli ama kurallı bir yer.”
Sınır olmayan yerde belirsizlik artar. Belirsizlik ise çocukta kaygıyı büyütür.
Bazı ebeveynler yoğun çalıştıkları için, bazıları kendi çocukluklarında mahrumiyet yaşadıkları için “Ben yaşamadım, o yaşasın.” düşüncesine kapılır.
Ancak sevgi ile sınırsızlık aynı şey değildir. Çocuk her istediğini elde ettiğinde kısa süreli mutlu olabilir; ama uzun vadede hayal kırıklığı toleransı gelişmez. Bu da ergenlik ve yetişkinlikte ciddi zorlanmalara yol açabilir.
Sağlıklı Sınır Nasıl Olur?
• Net ama sakin bir dil
• Tutarlılık
• Açıklama (uzun savunma değil, kısa gerekçe)
• Duyguyu kabul etmek, davranışı sınırlamak
Örneğin: “Şu an tablet süresi bitti. Kızgın olduğunu görüyorum ama süre doldu.”
Çocuk ağlayabilir. Öfkelenebilir. Bu duygulara eşlik etmek, sınırı kaldırmak anlamına gelmez. Sınır sevginin parçasıdır. Gerçek güven, sadece şefkatten değil; öngörülebilirlikten doğar.
Çocuk şunu bildiğinde rahatlar: “Annem-babam kararlı. Beni koruyorlar.”
Unutmayalım; Her isteği yapmak sevgi değildir. Sevgi bazen “hayır” diyebilme cesaretidir. Çünkü sınır, çocuğun karakter gelişiminin iskeletidir. Ve sağlam bir iskelet, ileride güçlü bir ruh yapısını taşır.