Ailesiz toplum yok olmaktır
Muzaffer Dereli
Bilinen bir gerçek vardır ki; ahlâken çökmüş, adaleti sarsılmış devletler yıkılmaya mahkûmdurlar. Devletlerinin de boyunduruk altına girmeleri mümkündür. Bu gerçek de, ahlâkın önemini kuvvetlendirmeye kâfidir. Nesillerin temiz ve sağlıklı olması için, ırz ve namus gibi mukaddes değerlerle, aile yuvalarına çok dikkat gösterilmeli, evlilikler erken kurulmalı ve korunmalı, Allah (c.c.)'ın hiç de hoş görmediği fuhuş ve zinâ yolları daima kapalı tutulmalıdır. Bunlara götürücü her türlü basın ve yayın organlarına hele bugün özellikle internet felaketine savaş açmak, mü’minlerin cihadı içerisine giren önemli vazifelerden olduğu, hiç unutulmamalıdır.
Bu yollarla nice genç kız ve kadınlarımız tuzağa düşürülmektedir. Tozpembe hayallerle bezenen ve nefse hoş gösterilen zevk, eğlence ve lüks hayat hayalleriyle aldatılan nice kız ve bacılarımız var ve maalesef devam etmektedir. En kıymetli değerler yok edildiği gibi, aile yuvalarının mahvına ve yıkımına da sebep olan rezaletlerin ardı arkası kesilmiyor. Evli olanlarda bile nice öide bulandırıcı hadiseler zuhur etmektedir. Buna kanuni çözüm getirilmeli, ahlaksızlıkla yuva yıkanlar cezalandırılmalıdır. Arkasından içki, kumar, esrar ve eroin alışkanlıkları geliyor.
Ya sonrası? Büyük bir felâket ve pişmanlık… Geri gelmeyen kıymetler, yok olan yıllar... Sonuçta acı ve ızdırap…
O halde ahlâklı bir aile, cemiyetin ve bir milletin en kıymetli varlığıdır.
Fertler yani başta gençlik ahlâken olgunlaşmalı ki milletlerin devamı olsun.
Bunun içindir ki nesiller iyi yetiştirilmelidir. Bu da tabii ki Allah’ın emrettiği eğitimden geçer. Yani Kur’an ve Sünnet’ten. Çünkü onlardır insanın hem dünya ve hem de âhiret hayatına ışık tutan nurlar… Artık bunun devamında faydalı olacak dilediği ilmi alsın. Şüphesiz ki her dalda iyi yetişmiş alimlere de çok ihtiyacımız vardır.
EVLİLİLİK NİÇİN YAPILIR?
Müslüman kişi evliliği Allah için yapmalıdır. Çünkü hadis-i şerifte şöyle buyurulur:
"Çocuklarına, eşine ve hizmetçine yedirdiğin, senin için bir sadakadır." (Ahmed, Müsned, 4/122.)
O halde evlendiren ve evlenen kişilerin bu bilgilere sahip olması gerekmektedir. İşte o zaman israfa kaçılmadan yapılan harcamalar da boşa gitmeyecektir.
Evlenecek kardeşlerimiz bu niyet ve düşünceler içerisinde olurlarsa, dünya ve âhiret kazancını yakalamış olurlar. Bekârlar evlendikten sonra da İslâmî hayatı en güzel şekilde uygulamalıdır. Yani bu yuvanın, Müslüman’a ait olduğu her halinden belli olmalıdır. Bunun için de ilim, irfan, güzel ahlâk, ibadet bütün aile fertlerinde olmalıdır. Evet; "Müslümanca Yaşamak" için gayret gerekir.
Ailede olması gereken en önemli şey huzurdur, güzel geçimdir. Tabii ki bunu en güzel temin eden şey de ibadettir. Yani İslâm’a gönül vererek yaşama gayretidir. Bu gayret onda ahlakî güzelliği getirecek ve bu vesile ile de sevgi ve muhabbet bağları oluşacaktır. Bu da devam eden bir huzuru sağlayacaktır. İşte bütün bunlar ancak Allah’ın (Celle Celâlühü) Rasülü (sallalalahü aleyhi ve sellem) Efendimizin güzel ahlâkına yapışmakla elde edilir.
Buna rağmen yine de hataların olmaması mümkün değildir. İşte o zaman kişiye yumuşak huyluluk ve affedici olmak düşer ki, geçim olsun, ailede devam olsun. Bu konuda Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:
“Onlarla (kadınlarla) iyi geçinin.” (4 Nisa 19.)
Hadislerde bu konuya çok değinilir. Bunlardan bazıları şöyledir:
Hz. Âişe (r.anha), Rasûlullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivâyet ediyor:
“Mü’minlerin îman bakımından en üstünü, ahlâkı en güzel olanı ve ailesine (eşi ve çocuklarına) en lütufkârı olup, en iyi davrananıdır.” (Tirmizî, îman 6.)
Ebû Hureyre (r.a.)’ın rivâyetine göre Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Mü’min bir koca, mü’min hanımına buğzetmesin, ondan nefret etmesin. Onun bir huyunu beğenmese de, başka bir huyundan hoşlanabilir.” (Müslim, radâ’ 61)
Yine Ebû Hureyre (r.a.), Peygamberimiz (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivâyet ediyor:
“Allah’a ve âhirete îman eden, bir şey gördüğü zaman, ya hayır söylesin veya sussun.” (Müslim, radâ’ 60.)
NÜFUS NASIL ARTAR?
Önce buna engel olan şeyler kaldırılmalıdır;
1-Zorunlu eğitim 5 yılı geçmemelidir.
2-Okuma ya da sanat kabiliyeti olanlar seçilmeli ve o yönde önleri açılmalıdır.
3-Zorunlu eğitim azaldığı ve sanatkârlar artacağı için köy ve kentlerde erken evlilik kendiliğinden başlayacaktır. Bu olmadığı için her erkek ve kız adeta üniversiteyi okumak da mecbur gibi davranmakta ve evlilikler yok olmaktadır. Ayrıca bu; ahlâkı, örf ve adeti de yok etmekte, İslâmî bir hayatın yaşanmasına mani olmaktadır.
4-Hafızlık ve onu anlama ile uygulama eğitimi daha kolay olacaktır.
5-Diyanet'e bağlı Kur'an Ana Sınıfları daha canlı olacaktır.
6-Kadın istihdamı azalmış olacak ve evlilikler daha erken kurulup nesiller artacaktır. Yoksa çalışmaya para vererek de yönlendirilen her kadın fazla çocuk sahibi olmak istemez. Çünkü çocuk ona ayak bağı olmaktadır.
7-Her sahada kadının olması toplum ahlâkının bozulmasına ve yuvaların yıkılmasına sebep olmaktadır. Bu gerçeği kimse inkâr edemez. Ayrıca bu, kadına olan hürmeti her gün daha fazla yok etmektedir. Kaldı ki Allah c.c. kadının iaşesini erkeğe vermiştir. Kadın çalışmak mecburiyetinde değildir.
8-Tv lerden ahlâksız diziler kalkmalı ve bizim örf ve âdetimize uygun diziler getirmelidir. Bu diziler yabancı memleketlerde bile tenkid edilmektedir.
9-Tv ve sosyal medyada anne babaya, öğretmene ve büyüklere karşı görevler anlatılmalı, uygun filmlerle desteklenmelidir. Ayrıca çocuk eğitimi de işlenmelidir.
10-Evlilik giderlerinin azaltılması ve kolaylaştırılması dile getirilerek, yuvada geçim için sabır ve anlayış gerektiği her platformda işlenmelidir.
11-İstanbul sözleşmesini içeren yasa kalkmalı, boşanma ve nafaka gibi konular zulüm olmaktan çıkarılmalıdır. Erken evlilik yaşı düzenlenmeli, evlendiği halde haksız yere hapiste olanlar bu zulümden kurtarılmalıdır.
12-Zina yasaklanmalı ve ahlakın korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Ayrıca kız ve erkek okulları açılmalıdır.