Necmettin Şimşek

Çok uluslu şirketler gerçek uluslara karşı

Necmettin Şimşek

* Cumhurbaşkanı “Türkiye’yi çokuluslu şirketler için yönetim merkezi haline getirmeye çalışıyoruz, ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye'yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak için yoğun çaba sarf ediyor” dedi. BlackRock’ın yönettiği toplam sermaye bugün için 14,5 trilyon dolar ve her gün artmaya devan ediyor. Sadece bir finans kuruluşunun Türkiye’den 10 kat büyük bir ekonomiyi yönetmesi herkesi şaşırtıyor. Larry Fink de bu büyük şirketin hem kurucusu hem CEO’su. Çok uluslu şirketlerin tamamı, ulusal en yüksek değeri sağlayacak bir örgütlenme oluşturarak kaynaklarını sınır dışına transfer eder. Ülkenin önemi yoktur, gelirin önemi vardır.

* BlackRock gibi çokuluslu şirketler, bildiğimiz bankalar gibi çalışmaz. Hisse manipülasyonu, borsa kazançlarıyla da uğraşmaz. Çok büyük yatırımlara 10 yıllık, 50 yıllık hatta gerekirse 100 yıllık kredi verirler. Küresel şirketlerin çoğunda büyük hissedardır. Devletlere ve merkez bankalarına danışmanlık yapar. Geliştirdiği Aladdin sistemiyle, dünya finansının risk haritasını çıkartır. Bu ölçekte bir aktör, bir ülkeye bakıyorsa bu yatırım fırsatı kadar stratejik konum değerlendirmesi anlamına gelir. İran’ın giderek yoğunlaşan savaş ortamında Dubai başta olmak üzere Körfez finans merkezlerini yoğun bir şekilde hedef alınması ve bunun sonucunda İstanbul’un bölgenin yeni finans merkezi olması gerekir. Aladdin, Asset (varlık), Liability (yükümlülük), And Debt (borç) Derivative Investment Network (türev yatırım ağı) olup, 1980'lerde BlackRock tarafından oluşturuldu, bulut tabanlı bir platformdur. Başlangıçta risk yönetimi için dâhili bir araç olarak geliştirilen platform, küresel finansın temel taşlarından biri haline geldi. Bugün, büyük bankalar, hükümetler ve hatta merkez bankası rezervleri de dâhil olmak üzere 200'den fazla kurum, portföylerini yönetmek ve finans piyasalarında yol almak için Aladdin'i kullanıyor. Aladdin, veri analizi, risk değerlendirmesi, portföy yönetimi ve işlem yürütmeyi bir araya getiriyor. Bunu, finans sektörünün Windows veya iOS gibi bir işletim sistemine eşdeğeri, ancak para için olan bir versiyonu olarak düşünebiliriz.

* Aladdin, finansal karar alma süreçlerini kolaylaştıran kapsamlı bir özellik sunar. Faiz oranlarındaki değişiklikler, piyasa çöküşleri veya jeopolitik çalkantılar gibi potansiyel olaylara karşı portföy risklerini değerlendirerek binlerce piyasa senaryosunu simüle eder. Bu öngörü yeteneği, kurumların bilinçli kararlar almasını sağlar. Yatırımların müşteri hedefleriyle uyumlu olmasını, getirileri en üst düzeye çıkarırken riskleri en aza indirmeyi sağlamak için varlık dağılımını optimize eder. Küresel piyasalara doğrudan bağlanarak sorunsuz ve verimli alım satım imkânı sağlar. Portföylerin düzenleyici gereklilikleri karşılamasını sağlayarak kurumların maliyetli cezalardan kaçınmasına yardımcı olur.

* Yerel işletmeler sadece kendi ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerdir. Yerel işletmeler çok uluslu işletmelere karşı yaşadığı sorunlar, finansal güç ve teknolojik adaptasyon farklılıklarından kaynaklanır. Birim maliyetleri düşürmek, yerel işletmelerin en büyük zorluğudur. Finans sağlamak, sermaye yetersizliği yerel işletmeleri yormaktadır. Hızla değişen teknolojilere uyum sağlamak ve Ar-Ge faaliyetlerine yatırım yapmak, yerel firmalar için yüksek maliyetli ve karmaşık bir süreçtir. Yerel işletmeler, marka bilinirliği azdır. Nitelikli çalışan bulma konusunda yerel işletmeler çok eksiktir. Siyasi olarak ise çok uluslu firmaların avantaj sağladığı yasal düzenlemeler lobicilik faaliyetleri, ithalat kotaları vb. yerel firmaları dezavantajlı duruma düşürüyor. Döviz kurlarındaki belirsizlikler, ithal girdi kullanan yerel firmaların maliyet yapısını doğrudan etkileyerek risk oluşturuyor. Bu zorluklar, yerel işletmelerin sürdürülebilirliklerini sağlamak için esneklik, müşteri odaklılık ve yerel kültüre uygunluk gibi alanlarda farklılaşmalarını zorunlu kılıyor.

* Sonuç olarak, mart ayında yeni açılan esnaf işyeri sayısı %12,7 oranında geriledi. Kapatan esnaf sayısı ise %11,5 artış kaydederek ticari hayattaki erozyonun arttığını gösterdi. Geçen yıl Mart ayında 25.991 olan yeni açılan işyeri sayısı, bu yılın aynı ayında %12,73 azalarak 22.333’e düştü. Kapanan işyeri sayısı ise geçen yılın Mart ayındaki 8.788 seviyesinden %11,54 artışla 9.802’ye yükseldi. Ülkemizde olduğu gibi küresel şirketlerin yoğun olmadığı ülkelerde de aynı durum söz konusu. Bu etkiden en az zararla çıkmak için ise ülkemizde, mantıklı stratejiler, düzenlemeler ve politikalar kullanmalıyız. Rekabeti dengelemek, istihdamı korumak ve vergi adaletini sağlamak üzerine olmalıdır. Küresel şirketler karlarını düşük vergili ülkelere aktarır, bunu önlemek için uluslararası vergi anlaşmaları ve yerel şirketlere vergi kolaylığı sağlanmalıdır. Yerel pazarda tekel oluşturmalarını veya hâkim durumlarını kötüye kullanmalarını engellemek için rekabet kurumu çalışmalı. Bu, yerel işletmeleri korur. Yabancı şirketlere, faaliyet gösterdikleri ülkede yerel işgücü istihdam etme, yerel tedarikçilerden hammadde alma veya teknoloji transferi yapma gibi şartlar getirilmeli.

Küresel şirketlere, ülkenin çevre, işçi sağlığı, veri gizliliği KVKK ve tüketici hakları konusundaki yerel standartlarına uyması zorunlu tutulmalı. Küresel devlerle rekabet edebilmeleri için yerel firmalara teşvikler, krediler ve Ar-Ge destekleri verilmeli. Biz bize yetmemiz için yatırımcıları borsa, altın, faizle çağırmamalı, biz bize yetecek gibi davranmalıyız. Yatırımcı sakin iyi düzenli olan ülkeleri sever.

Yazarın Diğer Yazıları