Necmettin Şimşek

Suç işleme özgürlüğü

Necmettin Şimşek

* Yasalara, törelere, ahlak kurallarına aykırı davranışları yapmak özgürlük değildir. Kim belirledi neyin suç, neyin suç olmadığını. Tarih boyunca toplumlar belirlemiş, töreler oluşturmuş. Günümüzde de meclis ve milletvekilleri sorumludur. Tarihimizdeki birikimlerle kanunlar şeklinde suç tanımları belirlenir. Her seferinde de birtakım eklemeler veya değişiklikler yapılıyor. Sebebi ne olursa olsun, kişinin psikolojik bozuklukları, içinde yaşadığı toplumun baskısı, mensubu olduğu grubun yönlendirmesi, töre, kişisel düşünce yapısı, şahsi istekleri, mecburiyetleri, inancı yani sebep her neyse, bir şeyin suç olduğunu bile bile insan niye suç işler? Bazen yaptığının suç olduğuna inanmayanlar da var, kendine bir hak görüyordur yaptığını, sonuçta yaptığı diğer toplum bireyleri için suçtur, kanunlar önünde de suçtur. Kişi kendi iç dünyasında nasıl karar verir neyin suç, neyin suç olmadığına. Bilerek suç işleme özgürlüğümüz var mıdır? Varsa nereye kadardır bu sınır?

* Bazı şeyler kanunen veya toplum gözünde suç olarak kabul edilmese de aslında suçtur, bu durumlarda insan vicdanen nasıl kendini rahatlatır? Yaptığı şey bir ihtiyaçtan kaynaklanıyorsa yaptığı suç mudur? Karnı aç ve bir ekmek çalmış yemiş, çok uğraşmış ama olmamış, kimse yardım etmemiş, bir el uzatmamış, o da mecbur kalmış, çalmış. Bu durumda yaptığı ne kadar suçtur? Evet, yasalar önünde ve içinde yaşadığımız topluma göre ne olursa olsun bir suçtur. Vicdanlarda ne kadar suçtur? O zaman her şeyde kanunlara ve toplum kurallarına bakacak olursak vergi kaçırmak da suç, kadına el kaldırmak da suç. Şiddet zaten suç, ama kim ne kadar şikâyetçi. Sever de döver de bizim toplumumuza has bir deyiş değil mi? Eti senin kemiği benim, al usta yetiştir bu çocuğu. Bu bizim anlayışımız değil mi? Tamirhane köşelerinde küçücük yaşta çırak olarak çalışan çocuklara ustaları çok mu insaflı davranıyor? Bir fiske bile vurmuyor mu? Bir esnaf ekranlarda hepimiz vergi kaçırıyoruz diye alenen söyledi. Çalıyorsa ne olmuş, hepimiz çalıyoruz dedi. Doğru mu söylüyor, evet doğru söylüyor. Kaç firma kanunda yazanı aynen uyguluyor. Niye bizde asgari ücret ortalama ücret olmuş, çünkü kanunen minimum yatırılması gereken sigorta primi asgari ücret de onun için. Herkes asgari ücretten gösteriliyor, o da gösteriliyorsa. Peki, eğer bu suçsa ki öyle, milyarlarca vergi kaçıranlar nasıl oluyor da ortalıkta serbestçe gezebiliyorlar? Belli aralarla çıkarılan vergi afları da suç. Dengesiz alınan vergiler de suç. Yapılan onca yolsuzluk da ayrıca suç, hatta yoluna yordamına uydurulmuş onca ihale ve benzeri devlet alımları ve kanununa uydurulmuş daha birçok şey de suç.

* Tersini düşünelim, insan hayatını almak büyük suç. İnsan bir canavarsa ne yapmalıyız. Cezası kanunlarımıza göre ömür boyu hapis veya ağırlaştırılmış müebbet. Ağırlaştırılmış derken eskiden olduğu gibi taş kırdırmıyorlar. Keşke kırdırsalar, hiç olmazsa bir faydası olur. Toplumsal olarak bu konuya niye yeterli hassasiyet göstermiyoruz. Niye toplumu bir araya getirmek yerine ayrıştırmaya çalışıyoruz, sürekli kutuplaştırıyoruz? Ayrıştırmak suç değil mi? Niye farklı düşünüyorlar diye, daha farklı inanç yorumları var diye vatandaşlarımız arasında ayrımcılık yapılıyor? Bu da bir suç değil mi? Bence suç. Yasalarda böyle bir suç yazmıyor, o zaman suç sayılmaz da diyebilirsiniz. Nerede anayasada yazan eşit haklar? Olsun bu konu suç değil, başka konular suç, ama bu değil.

*Sonuç olarak, mutlu ülke olamadık. Türkiye 147 ülke arasından 94. bu yıl. Mutlu olmak şart değil ama mutlu olmak kötü değildir. Kişi başına düşen gayrisafi milli gelir yani ülkenin zenginlik seviyesi, ortalama sağlıklı yaşam süresi, sosyal destekler, hükümetlerde ve işletmelerde yolsuzluk, rüşvet, dolandırıcılık olmaması, hayati kararları verirken ve yaşama dair seçimler yaparken özgür olabilmek ülkece mutluluğun sırrı. Özgürlük kararlarımızı verirken güzeldir. 

Yazarın Diğer Yazıları