Ömer Tokgöz

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

Ömer Tokgöz

Konya tatlı su çeşmeleri açısından bir tatlı su çeşmesi cennetidir. Sebil ve hayrat olarak yapılmış 1000'den fazla tatlı su çeşmesi vardır. Bunlardan 200 tanesi Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet döneminden intikal eden tarihi nitelikte kitabesi olan çeşmelerdir. Bu çeşmelere özellikle Meram bölgesinden gelen Çayırbağı, Dutlu, Kırankaya, Beypınar, Mukbil, Şadiye ve Yeşil Efendi suyu gibi yedi ayrı kaynaktan su gelmektedir. Bu sular hem organik olarak kıymetli hem de içimi tatlı olan su kaynaklarıdır. Konya şehir merkezinde bulunan tarihi çeşmelerden özellikle Meram, Çayırbağı ve Dutlu tarafından getirilmiş tatlı su akanları halk arasında meşhurdur. 

Konya’da Osmanlı döneminde yapılan ve 507 yıldan beri aktif olan Yavuz Sultan Selim çeşmesi en eski tatlı su çeşmesidir. Bu bağlamda eskiden yeniye doğru şu çeşmeleri sıralamak mümkündür. Bunlardan halkın en çok bildiği çeşmeler diyebileceğimiz Ak çeşme, Müsevvit Mehmet Efendi çeşmesi, Gevraki çeşmesi, Sedirler çeşmesi, Nakipoğlu çeşmesi, Paşa çeşmesi, Abdülvahit Çelebi çeşmesi, Araplar çeşmesi, Çandır çeşmesi, Binari çeşmesi, Hacı Fatma Hanım çeşmesi, Hacı Ömer çeşmesi, Vali Ferit Paşa çeşmesi, Karakayış çeşmesi, Şeyh ulema Mustafa Ağa çeşmesi, Mor sokak çeşmesi ve Zafer çeşmesi sayılabilir. Cumhuriyet döneminde ise şehir merkezinde olan Şirin Hanım çeşmesi, Ferit Paşa çeşmesi ve Gazyağcı çeşmesi gibi tatlı su çeşmeleri meşhur olmuştur. İnsanlar ister bu çeşme yakınlarından gelerek ister uzaklardan su doldurmak için çeşitli araçlarla evlerine tatlı su taşımışlardır. (https://www.yenihaberden.com/konyanin-436-yillik-degeri-gorunmez-halde/1841012/)  

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

Niye derseniz yüz yıllar boyunca mahalle çeşmeleri su ihtiyacının karşılandığı yegâne yerlerdi. Hali vakti yerinde olanların evlerinde ve bahçelerinde su çekilen tatlı/acı su kuyusu, su dolapları ve su çıkarılan tulumbaları vardı. Mahalle sakinlerinin çoğunun evinde su yoktu. Bu yüzden çeşmeler insani ihtiyaçların yanında sosyolojik ve kültürel olarak ayrı bir öneme sahip oldular.  Çeşme üstüne maniler yaktık. Çeşme başında mahalleli sohbet etti. Çeşme başında delikanlılar sohbet etti. Her şeyden önce ihtiyaçları olan suyu doldurup evine götürdüler. Bugünkü gibi hazır biçimde evdeki her musluktan su akmıyor idi. Tatlı su veya acı sular sadece bu çeşmelerden akardı. Bazı hayatlı evlerde belki kuyu suyu olur veya tulumbadan su çekilirdi.

Çeşme suyu uzaklardan getirilir, yaptıranlar arkalarında bir hayır dua kapısı olsun, sadaka-i cariye denilen toplumsal hayır yapmış olurlar, çeşme başında nefeslenip, elini yüzünü yıkayanlar ise Allah razı olsun demeyi unutmazlar idi. Kimsenin aklına bunu bir kazanca çevirmek, para ile satmak gelmemiştir. İnsanlar kazançlarından hayır için böyle bir harcama yapmayı insanlık ve dini inançlarının gereği yapmayı vazife bilirlerdi. (https://www.tybkonya.org.tr/araplar-mahallesi-demek-araplar-cesmesi-demektir-266yy.htm) 

Çeşme göz demek, su gözü anlamında pınarlara isim olmuştur. Çeşm-i bülbül diye cam sanatına ve divan edebiyatına konu olmuştur. 1960'lı yılların başında Aşık Mahzuni "İşte gidiyorum çeşm-i siyahım" türküsünü bestelerken hem göz yaşına hem siyah gözlü yavukluya duyulan aşkı, hasreti ve dökülen göz yaşlarını dile getirmiştir. 1970'li yılların ilk yarısında ise Ferdi Tayfur ile çeşme şarkısı hit şarkı olmuş, aynı isimle çevrilen filmi haftalarca gösterimde kalmıştı. 

1960’lı yılların sonundan itibaren evlere merkezi su şebekesi ile çeşmeler bağlandı. Önce hayata ve bahçeye sonra mutfak derken evler hep çeşmeli hale döndü. Eski mahalle anlayışı 1980’lerden sonra yavaş yavaş ortadan kalktı. Çeşmelerin merkezi işlevi de kalmadı. Artık kimse sohbet için çeşme başına filan gitmiyor değil mi? Çeşmeden su doldurmak için evlerde kullanılan ne testi kaldı ne güğüm ne ibrik. Zamanla her şey plastik olduğu gibi su doldurmak için de 5 litrelik su bidonları kullanılır oldu. 

Bir Zamanlar Büyük Cam Damacana ile Evlere Tatlı Su Satılır İdi

Tatlı su çeşmelerinde azalma, kesilme ve yetersiz kalma durumları oluşunca ticari anlamda tatlı su para ile satılmaya başlandı. Ben Araplar mahallesinde iken mahalleye at arabası ve pikaplarla cam damacana tatlı su gelirdi. Mahallelere ücretli su satışı ve servis yapılırdı. Su dolum merkezi tren garı ve istasyon tarafında idi. Çayırbağı suyu dolum tesisi vardı. Önceleri at arabası ile sonra pikaplar ile ev ev sırayla bir baştan diğer ucuna kadar dolaşarak su satışı yapılırdı. Cam şişeler kurşun mühürlü ve kapaklı olurdu Herkes kapısının önünde varsa büyük testi, plastik bidon, helke ve bakır güğüm vb. ile evinin önünde su almak için beklerdi. Damacana ağzına hava girsin ve şişe rahat aksın diye su dağıtan kişi damacanayı dizinin üstünde tutardı. Koltuk altına doğru cam damacanayı alarak diğer eliyle şişe ağzına 20-30 cm uzunluğunda su rahat dökülsün ve hava girsin diye plastik hortum ucu koyar idi. 

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

Hatta şişe kapaklarından çıkan kurşun çekirdeklerini çocuklar toplar oynardı.  Zaman zaman bu kurşunları evin hanımı da toplardı. Niye derseniz o dönem kökü şaman adetlerine kadar giden kurşun dökme adeti vardı. Küçük bir tavada bu kurşunlar eritilir. Kişilerin başına örtü tutulup baş üstünde su dolu tasa bu kurşun dökülür idi. Büyük bir çatırtı ve duman çıkardı. Bu sayede kişiden nazar varsa çıkması amaçlanırdı. Ağrı sızı gibi rahatsızlıklar varsa geçeceği telakkisi ile kurşun dökülürdü. Suya dökülen kurşun şeklini yorumlayarak nazarın nasıl çatladığı, ne kadar kötülük dolu olduğu gibi yorumlar yapılırdı. 

Konya'da belediye başkanlığı ve KOSKİ aracılığı ile 1989 yılından itibaren yapılan çeşmeleri ihya hareketi ile her yere tatlı su götürme atılımı yapıldı.  Her mahalleye tatlı su götürülmesi şahane bir hizmet oldu. Ancak yeni yapılan çeşmelerle birlikte bazı tarihi çeşmelerin orijinal kaynakları olan Çayırbağı, Hatıp, Mukbil suyu gibi saf kaynaklardan gelen suları şebeke suyu ile karıştırıldı. Böylece kaynağından tatlı su verilen bilindik çeşme yerine sıradan bir tatlı su çeşmesine dönüştürüldüler. Belki bazı çeşmeleri bu karışımdan uzak tutup orijinal kaynak suyu ile akar halde tutulabilirdi. Bu yüzden Konyalılar arasında meşhur olan Akçeşme, Şirin Hanım çeşmesi, Gazyağcı çeşmesi, Araplar çeşmesi ve Vali Ferit Paşa çeşmesi gibi nam yapmış çeşmelerden su doldurulması da tarihe karıştı. Ancak Sille, Dere, Çayırbağı, Hatıp ve Gödene gibi civar köylerde akan şebeke dışı doğal ve organik suları olan çeşmeler yine hizmet vermeye devam ediyor.

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

Çayırbağı suları Konya'nın en eski tatlı su kaynaklarının olduğu bir yerdir. Konya'nın tatlı su ihtiyacını karşılamak üzere Osmanlı devletinin son zamanlarında Konya’ya getirilmiştir. Vali Ferit Paşa yönetiminde ve Cambaz Deli Osman’ın iş birliğinde Alaattin tepesinde depolanan tatlı su mahalle çeşmelerine dağıtılmıştır. Çeşmelere ve hattın yapımına bağış yapan evlere bağlanan ilk şebeke suyudur. İçimi hoş ve adı üzerinde tatlı sudur. Şu an tatlı su çeşmeleri genel bir havuzda toplanıp karışmaktadır. Havuzlarda dinlendirilmekte ve hijyenik koşullar sağlanarak 1000 tatlı su çeşmesine dağıtılmaktadır. Artık şehir merkezinde orijinal tatlı su kaynaklarına bağlı bir tatlı su çeşmesi bulunmamaktadır. 

Günümüzde orijinal tatlı su kaynakları şehrin biraz daha dış mahallelerinde kalmıştır. Bunlar bir ölçekte Konya’ya ortalama 10-15-20 km uzakta olan köy ve mahallelerdir. Gödene, Hatıp, Çayırbağı, Dere ve Sille mahallesinde bulunan çeşmelerdir. Mutlaka çevrede aynı güzellikte olan başka tatlı su kaynakları da vardır. Seydişehir Antalya yolu, Beyşehir Isparta yolu, Ilgın, Aşağı Çiğil, Derbent, Çumra-Bozkır- Hadim yolu hattında oldukça fazla tatlı kaynak suyu ve onlarca hayrat olarak yapılmış sebil çeşmeler vardır. Aksaray yolu, Ankara yolu, Afyon yolu hatları diğerlerine nazaran daha az tatlı su kaynağına ve çeşmeye sahiptir. 

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

Konya Seydişehir yolu üzerinde bulunan 5-6 çeşme ise çok popülerdir. Halktan ve yoldan geçenlerden yoğun ilgi görmektedir. Bunlardan Dutlu kır ile Çayırbağı kavşağı arasındaki Şehitler   ve Gaziler çeşmesi daha az bilinir. Bulumya mevkisindeki çeşmeler ise çok meşhurdur. Şehre 40.km uzaklıkta olmasına rağmen Bulumya kanyonundan beslenen tatlı su çeşmeleri çok yoğundur. Hafta içi ve ve özellikle hafta sonu uzun sıra beklenilerek su doldurulan bir yerdir. Bu suların şifalı olduğuna dair rivayetler bilimsel olarak kanıtlanmamış ise de popülariteyi beslemektedir. Bulumya suyunun kalite, içim keyfi ve tat olarak Konya’daki diğer sulardan daha harika oldukları ise tecrübeyle sabittir. Bazı tatlı su içmeye hassas olan ve damak zevkini önceleyen Konyalılar hiç olmazsa bir iki ayda bir Bulumya, Sille, Dere ve Çayırbağı tarafına arabaları ile tatlı su dolmaya gidip gelmektedirler. 

Dutlukır şehitler ve gaziler çeşmesi 

Şehitler ve Gaziler hayratı çeşme Dutlu kır ile Çayırbağı yol ayrımı arasında Seydişehir istikametinde giderken yolun sağında yer alıyor. Hoş içimi ve tadı ile Konyalı'ların ve diğer yolcuların mola verdiği bir noktada yer alıyor. İncesu mescidi ve su pınarı olarak ta biliniyor. Çeşmeyi yaptırana suyunu akıtana ve bakımını yapanların ceddine rahmet olsun. Mesafe şehre yakın olduğu için üç tekerli motorsiklet ile su doldurmaya gelenleri bile görebilirsiniz. 

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

1931 tarihli Şerficeli Şirin Hanım çeşmesi

Şirin Hanım evlad-ı fatihan neslinden olup Selanik göçmeni bir kadın olarak olarak mübadele döneminde ailesi ile birlikte Konya'ya gelmiştir. Ev olarak Şirin Hanım çeşmesinin hemen sağ kolundaki sokağın içindeki sağdan iki katlı bir evde mübadele ile gönderilmiş bir Konyalı Rum evinde oturmakta idi. Eşimin nenesinin tanışıp konuştuğu bir Osmanlı kadını idi. Çeşme 1.ulusal mimari akımı kapsamında yekpare mermerden ve anıt konseptinde inşa edilmiştir. İki lülesi bulunmaktadır. Daha önceki yıllarda çeşmenin olduğu alanda tek katlı ve iki katlı bahçeli evler vardı. Bu çeşmeden bende yıllarca tatlı su doldurdum. Genç yaşlı tüm Konyalılar için su doldurmanın ötesinde bir kentsel hafıza odağı ve merkezidir. Şirin hanım çeşmesi yer tarifi ve buluşma noktasıdır. Kkıymetini bilmek ve korumak gerekir. Şirin Hanıma ve tüm çeşme yaptıran hayırseverlere Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

Bulumya kanyonunda su doldurmak her mevsim doğal güzelliklere şahit olmak demektir.
Konya Seydişehir yolu 40.km.de bulunan eski ismi Bulumya yeni ismi Erenkaya olan bölgede yer alan coğrafi koşullar ve arazi yapısı Toros dağları silsilesi üzerindedir. Hava dört mevsim esintili hatta Konya’ya göre beş altı derece daha serin ve ayazdır. Yoğun kar yağışı ve yağmur aldığı için bu alan doğal su kaynakları ile doludur. Yolun gidiş istikametinde iki ve biraz ilerden dönüş istikametinde solda kalan iki tane daha olmak üzere dört adet tatlı su çeşmesi bulunmaktadır. Bulumya göleti ve peri bacalarını andıran doğal yapısı ve dağlar ormanlık alanlar ile doludur. Bulumya göleti ve çevresi yeniden düzenlenirse çok yararlı olacaktır. Çeşmelere gelen suyun içimi hoş, tatlı ve doğal serinliktedir. Suyun içimi hoş ve zevkli, pet şişelerde ve cam damacanalarda uzun süre saklanabilir özelliktedir (https://konyabakis.com/yerel/bulumya-goletinde-son-yagislarla-su-seviyesi-yukseldi-32283h) 

Bulumya suyu ile yapılan ve demlenen çay ayrı bir lezzete sahiptir. Mide hastalıkları, böbrek hastalıkları ve şeker hastalığına iyi geldiği halk arasında rivayet edilir. Lakin bu konuda bilimsel bir araştırma ve saptanmış tıbbi bir fayda yoktur. Şahsen uzun süredir tip 2 şeker hastası olduğum için bu anlamda bir deneme yaptım. Aralıksız üç ay Bulumya suyu içmeme rağmen yaptırdığım kontrollerde 3 aylık hb1AC değeri üzerinde olumlu hiçbir etkisi olmamıştır. Bazı kişilerde sağlık yönünden faydalı geldiği şeklinde olumlu bir intiba olması ise istisnai bir durum olarak görülebilir. Tatlı suyun bizatihi kendisinin bir şifa kaynağı olduğunu söylemek şu veya bu hastalığa iyi geldiğini söylemekten veya tevatür bilgilere itibar etmekten daha sağlıklı bir söylemdir. 

Çeşme başı sohbetleri bir başkadır

Bulumya kanyonunda ve Dutlukır istikametindeki Şehitler ve Gaziler çeşmesi yoğun ilgi ve alaka görüyor demiştim. Yazımın akışında mahalle çeşmeleri eski işlevlerini yitirdiler diye bir sosyolojik perspektif çizdim. Konya’nın şehirlerarası sayılabilecek ana yol arterlerindeki ve 20-40 km uzaklıktaki çeşmeleri bu anlamda bir tür mahalle çeşmesi gibi sohbet edilen yerler olarak dikkat çekiyor. Bunu yaklaşık 16 yıllık bir gözleme dayanarak söylüyorum. Çeşmede çoğu kez su doldurma sırası bunu tetiklediği gibi uzun süren beklemelerde insanlar suyun tadını, hangi hastalığa şifa olduğunu soruyorlar. Selam verip çeşme başında su dolduranlara kolay gelsin demekte zaten kültürel bir adap şekli olarak öne çıkıyor. 

Tatlı su severler birbirleriyle kimsin, necisin nereden geldin, yolun nereye gibi sosyal iletişime geçiyorlar. 30 tane 5 litrelik, 10 tane 20 litrelik veya geniş sedan bagaj dolusu pet şişeyi çıkarıp dolduranları gördüm. Bekleyenler bu sefer bey abi bir aylık su doldurmaya mı? Geldin, başka damacana yok mu? diye espriyle karışık ve müstehzi bir edayla sorular soruyorlar. Ayda bir geliyorum ona göre pet şişe getirdim diyeni de gördüm. İki üç komşuma vereceğim diyen ya da geline/damada da götüreceğim diyenlerle de çok karşılaştım. 

Konya'da tatlı su doldurma geleneği

Onun için bu çeşmelere hafta sonu değil, hafta içi gitmek evladır. Erken saatlerde mümkünse sabah 07-10 saatleri arasında uğramak çeşmeyi boş bulmak ve sıraya takılmamak için çok yararlıdır. Benim az birkaç tane dolduracaktım diye rica etseniz zinhar insafa gelinip kabul edilmez. Sıranı bekle sözü ile karşılaşmanız mukadderdir. Bunun istisnası yoldan geçen kamyon veya tır şoförü iseniz 2-3 tane 1.5 litre pet şişe veya bir iki tane 5 litrelik pet bidon doldurabilirsiniz. Yoksa mümkün değil çeşmede ön alamazsınız. Önünüzdeki kişilerin de Allah ne verdiyse araba bagajından çıkardıkları pet şişelerin ve damacanaların 15-20 dakikada hatta daha fazla süreyle dolmasını beklersiniz. Nitekim tecrübeyle sabittir, demedi demeyin.

Bazen bu beklemeler can sıkıcı olabilir. Bazen hoş sohbet biriyle muhatap olursunuz. Yine böyle bir bekleme esnasında çeşmeye başka bir araç geldi. Yaklaşırken mülayim bir sele selam verdiler. Arkam dönük iken selamı aldım ve pet şişeyi doldurup döndüm. Daha önce hiç karşılaşmadığım ama simasını bildiğim bir ilim adamı ile karşılaştım. Ne iyi ettiniz de geldiniz diyerek karşılıklı ayak üstü tanıştık. Ayak divanında en fazla beş dakika fikri ve ilmi anlamda kısa ve feyizli bir sohbet ettik. Onlar yoluna gitti, bizde çeşmeden ayrılıp eve doğru dönüşe geçtik. Çeşme başında şu veya bu şekilde gerilimli vaziyette bekleyip su doldurur iken tevafuk eseri hayat bizi kiminle ve nerede karşılaştırdı diye de acizane bir tefekkür eyledim. 

Peki halen âtıl durumda kalan tarihi çeşmeleri ne yapalım dersek acilen öncelikle çeşme kaidesi, kitabesi, alınlığı ve gülbezek kısımları temizlenmelidir. Tamamının varsa eli böğründe tarzı yapılmış gölgelik kısımlarının bakım ve tamiri yapılmalı, kör tapalı ise suyu bağlanmalıdır. Musluğu çalışır, kurnası akar vaziyete getirilmesi şarttır. Bunu yapmak her şeyden önce bu eserleri yaptırıp gelecek kuşaklara emanet bırakmış hayır sahibi kişilere ertelenmez ve ötelenmez bir vefa borcudur. (https://www.yenihaberden.com/konya-daki-asirlik-cesme-virane-oldu/1851659/)

Halen sadece benim tespit ettiğim ve fotoğrafladığım yirmiden fazla tarihi çeşmede benzer problemler bulunmaktadır. Özellikle şu dört çeşme acil ötesi koruma altına alınıp restore edilmelidir. Bunlar Araplar çeşmesi, Hacı Fatma Hanım çeşmesi, Yenibahçe/Resil köyü çeşmesi ve Gödene Abdülvahit Çelebi çeşmesidir. Abdülvahit Çelebi çeşmesi gibi taşları çalınmış, yarı yarıya yok edilmiş ve yeri yasalara aykırı olarak değiştirilmiş çeşmeleri ivedilikle koruma altına almaz isek korkarım ki önümüzdeki sonbahara bile çıkamayacaktır. O zaman kadim şehir Konya'da bu durumu izah edebilecek bir insan, mahalleli bir insan ve yetkili bir kurum ve kişi de bulunamayacaktır. 

Uğur Önür - Çeşme Kurbanın Olam Senin Taşına

Yorumlar 1
Ezel Yurtsever 20 Nisan 2026 23:20

Muhterem, bu cesmeleri onarmak, tamir edip kullanilir hale getirmek “ Konya modeli “ belediyecilige kac oy getirir ? Once onu bilmek gerekir.

Yazarın Diğer Yazıları