Konya’nın tarihî çeşmeleri, şehrin kültürel mirasının önemli parçalarıdır. Ancak bazı çeşmelerin onarıldıktan sonra yeniden susuz ve bakımsız kalması, koruma çalışmalarının sürekliliği konusunda soru işaretleri doğurmaktadır. Mevlâna Türbesi yakınındaki Topraklık Caddesi üzerinde bulunan Güldan Dede ve İsmail Ağa çeşmeleri de bu durumun dikkat çekici iki örneğidir.
2023 yılından itibaren kamuoyuna taşıdığım sorunlar üzerine her iki çeşme de Karatay Belediyesi ve KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştı. Buna rağmen çeşmelerin bu yıl mayıs ayında yeniden susuz ve kör tapalı hâle geldiğini gördüm. Bu durum, tarihî eserlerin yalnızca onarılmasının değil, düzenli biçimde korunmasının ve denetlenmesinin de ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Sosyolojik olarak her mahallenin camisi ve çeşmesi vardır. Çeşmeler kültürel ve tarihi miras unsuru mimari su yapılarıdır. Bir kenti yaşanılır kılan kadim mahalleleri ve kültürel miras unsuru olan çeşmeleri korumak ve yaşatmak kuşaklar arası iletişimin ayrılmaz parçasıdır. Çeşmeler bizim bu topraklardaki mimari eser olarak ve sanat tarihi yönünden tapu senetlerimizdir. Tarihi ve kültürel miras unsuru olan çeşmeler hakkında farkındalık kültürünü artırmalıyız.
Çeşmenin hayatın merkezinde olduğu günlerde mahalledeki sokak çeşmelerinden hem acı su hem de tatlı içme suyu temin edilirdi. Bugünkü gibi hazır şekilde evdeki her musluktan su akmıyordu. Tatlı su satın alınabilen bir nesne değildi. Yeri geldi çeşmeler üzerine türküler söyledik, ilahiler okuduk ve maniler söyledik. 1970’li yıllara kadar ev içlerine ve hayatlara merkezi hatlarla su bağlandı. Bu durumda bile çeşmeler yine de mahalle içinde sosyolojik işlevlerini devam ettirdiler. 1990’lı yıllardan itibaren ise kentleşme giderek artmaya başladı. Zamanla eski mahalle anlayışı yavaş yavaş ortadan kalktı. Çeşmeler günümüzde sosyolojik buluşma noktası olma işlevlerini yitirse de hayır eseri olarak varlıklarını sürdürüyor ve ücretsiz içme suyu sunmaya devam ediyorlar. Kentsel dönüşüm bazen mahalle dokusunu ortadan kaldırınca çeşmeler işlevsiz kalabilmektedir.
Çeşmeler Türk İslam medeniyetinin kapitalizme meydan okuyan bir toplum yararına adanmışlık eseridir. Marketlerde ücret karşılığında satılan içme suyunun yüzlerce yıldır çeşmeler aracılığıyla ücretsiz sunulması, toplumsal dayanışmanın ve hayır geleneğinin önemli bir örneğidir. Kültürel miras eseri bu güzelliği yaşatmak her şeyden önce ecdadımıza karşı bir borçtur. Bu bağlamda tarihi çeşmeler üzerinde durmayı, onları araştırmayı ve yerinde incelemeyi 2018 yılından beri kendime bir görev edindim. Çeşmeleri su mimarisi özelliği yanında sanat tarihi ve estetik güzellik açısından ve kitabelerinin içeriği yönünden araştırıyorum. Konya, tatlı su çeşmeleri bakımından bir cennettir. Şehirde bin civarında tatlı su çeşmesi bulunmaktadır. Bunlardan 200 tanesi kitabeli ve tarihi nitelik taşımaktadır. Konya hakkında yapılan akademik çalışmaların önemli bir bölümünde çeşmeler önemli yer tutmaktadır. Merhum Mehmet Önder’in ve merhum tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı’nın tarihi çeşmeler konusunda kayda değer çalışmaları vardır.
Tarihi çeşmelerden sorumlu yerel yönetimler ve KOSKİ Genel Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve İl Kültür Müdürlüğü ve İl Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu gerekli çalışmaları üstlenmektedirler. Sosyal medyada ve yerel basında dile getirdiğimiz sorunlara ilgili kurumların duyarlılık göstermesi ve tarihî çeşmelerin ihyası yönünde çalışmalar yürütmesi sevindiricidir. Yapıcı ve yol gösterici bir üslupla tarihi çeşmelerin korunması ve ayağa kaldırılması için çalışıyoruz. Bunun dışında bir gayretimiz söz konusu değildir.
Ayağa kaldırılan bir çeşme, kör tapadan kurtulan bir ecdat yadigarını görmek en büyük mutluluğumuzdur. Kamu kuruluşlarının yanı sıra ecdat yadigarı eserlere sahip çıkmak ve kamuoyuna burada tarihi bir eser var diye işaret etmek hepimize düşen bir görevdir. Acizane durumdan görev çıkarmaktan memnunum. Hayrat eseri çeşmeler hakkında bu sayede ne kadar çok bilgi edindim. Saha çalışmaları esnasında ilgili insanlar destek veriyor. Ne zaman düzeleceğini veya su ne zaman akar diye soruyorlar. Bazen de şurada bir çeşme daha var diye bilgi verip destek oluyorlar.
Çeşmeler konusunda çalışmaya beni teşvik eden ve motivasyon kaynağı olan çeşmelerin başında Güldan Dede çeşmesi geliyor. Niye derseniz? Öyle enteresan ve anlamlı bir kitabesi var da ondan. Döneminin mesaj panosu olan bu kitabelerde yoldan geçenin ve çeşme başında mola veren herkese bir mesaj verilmiştir. Çeşmenin kitabesinde çeşmeyi yaptıran mahalle halkına ve tamirine vesile olacak kişiler için ömrü uzun olsun diye hayır duası yer alıyor. Kitabede, eserin ayakta tutulmasına ve suyunun akmasına katkı sağlayacak kişiler için hayır duasında bulunulması, çeşmenin korunmasının da ortak bir sorumluluk olarak görüldüğünü düşündürmektedir. Şahsen ne benim çeşme yaptıracak imkânım var ne de diğer kamu görevlilerinin veya bir taşını düzelten işçinin veya kitabesini okuyup çözümleyen kişinin değil mi?
Peki bu tarihi çeşmenin bu özelliği ve güzelliğine insanlar vakıf olsalar buraya zarar verebilir mi? Ya da musluğunu kırıp atabilir mi? Sprey boya ile kirletebilir mi? Musluğuna veya lülesine kör tapa vurabilir mi? Suyu boşa akıtıp hoyratça kullanabilir mi? Maalesef hepsine dönem dönem şahit oluyoruz. Ne yazık ki tarihî eserlere zarar veren bu tür davranışlarla hem ülkemizde hem de Konya’mızda karşılaşıyoruz. Tarihî eserlerin bakım ve gözetimi kadar toplumu bilinçlendirmeye yönelik çalışmaların ve caydırıcı önlemlerin de birlikte yürütülmesi gerekiyor. Çeşmeler sadece ilgili kamu kurumlarına değil toplumun tüm kesimlerine emanettir.
Tam bir tarihi çeşme koruma altına alındı ve ihya edildi derken kendini bilmezlerin yaptığı hoyratlıklar yine ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ikisi diğerlerine göre daha dikkat çekiyor. Şehir merkezinde Mevlâna Türbesine yakın olan Topraklık Caddesinde bulunan iki tarihi çeşme sürekli zor durumda kalıyor. Biraz önce kitabesinden bahsettiğim Güldan Dede çeşmesi ve İsmail Ağa çeşmesi sürekli zarar verilen ve kör tapalı hale gelen çeşmelerin başında geliyor. Gödene mahallesinde bulunan tarihi Abdülvahit Çelebi çeşmesinin ise taşları çalınmış, yönü değiştirilmiş ve suyu kesilmiştir. (https://www.yenihaberden.com/konya-merkezdeki-tarihi-cesmeler-tahrip-edildi/1853112/)
2023 yılından itibaren her iki çeşmenin bozuk olan veya kör tapalı çeşmelerinin kaldırılması için kamuoyuna seslenmiştim. Kamuoyuna yaptığım açıklamalar ile her iki çeşme Karatay Belediyesi ve KOSKİ Genel Müdürlüğü tarafından 2023-2024 ve 2025 yılları arasında iki kez tamir edilmişti. Her iki çeşme tamir edildi, temizlendi ve üzerindeki boyalar silinmişti. Ancak bu yıl mayıs ayı içinde tekrar her iki çeşmede sular kesik ve kör tapalı hale gelmiştir. Bu çeşmelerin tekrar susuz ve kör tapalı duruma düşmesi ya da boyanması ve çöplerle kirletilmesi üzüntü vericidir. Bu tür negatif gelişmeler tarihi eserlere ve kültürel mirasımıza bir saygısızlıktır. (https://www.yenihaberden.com/konyanin-yuz-yillik-degeri-virane-olmaktan-kurtarildi/1802742/)
Bu iki tarihi çeşme hakkında bilgi vermek isterim. Güldan Dede Çeşmesi 1924 yılında yaptırılmıştır. Güldan Dede veya farklı bir yazımla Gildan Dede hakkında bir bilgi bulunmamaktadır. Çeşmenin adında geçen ‘Dede’ unvanı, onun bir tasavvuf büyüğü olabileceğini düşündürmektedir. Ancak bu konuda kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Karatay ilçesine bağlı Aziziye Mahallesi Topraklık Caddesi üzerindeki çeşme önceden mahalle içinde iken kentsel dönüşüm sonucu ortada tek çeşme olarak kalmıştır. 102 yıllık çeşme sivri teğet kemerli bir sokak çeşmesidir. Muntazam kesme taştan duvara bitişik olarak yapılmış tek lüleli bir çeşmedir. Önünde sekileri ve yalağı mevcuttur. Ayna taşı, merkezden kenara doğru dilimlidir. Üzerinde taslık bulunur. Taslığın iki yanında rozet şeklinde gülbezek motiflerine yer verilmiştir. Çeşme Gödene taşından yapılmıştır.
Çeşme üzerinde yer alan mermer kitabesinde: “Sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât tarafından inşâ’ına azmedilen Güldan Dede/Çeşmesi bi-lütfihi Te’âlâ hitâm buldu Cenâb-ı Hak bu gibi âsâra teşebbüs ve yardım/edenlerin ömürlerini müzdâd eylesin âmin 1340-Zi’l-hicce 1342 satırları” okunmaktadır. Kitabede yer alan "ömrü müzdad" olsun şeklinde hayırseverler ve tamirine vesile olanlar için anonim bir dua yapılmıştır. Güldan Dede çeşmesi gülbezekli çeşmeler sınıfında yer almaktadır. Musluk aynasında 32 kollu yıldız şeklinde gülbezek bulunmaktadır. Taslık kenarında ise 16 kollu iki adet şemse gülbezek bulunmaktadır. (Taşdelen, Ayşe Nur. “Konya Çeşmelerinde Gülbezek”. Selçuklu Araştırmaları Dergisi /18 (Haziran 2023), 147-180.)
İsmail Ağa çeşmesi 1901 yılında yaptırıldı. Kitabesine göre 125 yıl önce Konya eşrafından Hacı Velizade İsmail Ağa tarafından yaptırılmıştır. Tarihi İsmail Ağa çeşmesi konum olarak Akçeşme İlkokulu arka köşesi ile Mengüç caddesinin giriş kısmında yer almaktadır. Çukur Camiinin bahçe istinat duvarına bitişik vaziyettedir. Dikdörtgen formunda düzgün Sille taşı ve Gödene taşından yapılmış sokak çeşmesidir. İki sütun üzerinde kaide ve alınlık yer almaktadır. Gülbezek formlu kurna üzerinde su taşlık kısmı ve üzerinde kemer ve iki satırlık kitabesi yer almaktadır. Çeşmenin kitabesinde ise “Hacı veli zade el-hac İsmail Ağa'nın hayratı, 1901” yazılıdır.
Geçtiğimiz cuma günü çeşmelerin durumu nasıl diye üçüncü kez inceleme yaptım. Her iki çeşme kör tapalı vaziyette ve boynu bükük olarak öylece duruyorlar. Mengüç caddesinin giriş kısmında bulunan İsmail Ağa çeşmesi ile otoparkın ucunda bulunan Güldan Dede çeşmesinin susuz hali yerli ve yabancı turistler tarafından şaşkınlıkla karşılanmaktadır.
Tarihi çeşmeler Konya'ya değer katan tarihi ve kültürel eserlerin başında gelmektedir. Sosyolojik olarak mahalle demek çeşme demektir. Tarihi eserler kendi başına terkedilmiş bir aksesuar değildir. Vakıf eseri olmaları ve Allah rızası için yapılmış bir hayrat eseri olmaları nedeniyle tüm topluma ait kolektif bir eserdir. Güldan Dede ve İsmail Ağa çeşmelerine tanıtıcı dijital barkodlar yerleştirilmeli, bu eserler tahribata karşı kamera sistemiyle izlenmelidir. Tarihî eserlerle ilgili bilgi ve ihbarların iletilebileceği erişilebilir bir iletişim hattı oluşturulmalıdır. Mevzuatta öngörülen idari ve adli yaptırımlar gerektiğinde uygulanmalı, çeşmelerin bakımı düzenli olarak yapılmalıdır. Ayrıca bu eserler turizm rotalarına dâhil edilmeli ve genç kuşaklara yönelik kültürel gezi programları hazırlanmalıdır.



