Fotoğrafın icadının üzerinden yaklaşık 200 yıl geçti. Bu süre içinde fotoğraflar, geçmişi belgeleyen görsel kaynaklar olmanın ötesinde, şehirlerin değişimini ve dönüşümünü anlamamızı sağlayan önemli belgelere dönüştü. “Siyah Beyaz Fotoğraflarda Yaşayan Konya” başlığıyla sivil toplum kuruluşlarında ve televizyon programlarında yaptığım sunumlarda da bu konuya dikkat çektim. Çünkü siyah beyaz fotoğraflarda yalnızca bir dönemin görüntüleri değil, bugün artık göremediğimiz bir Konya da yaşamaktadır.
Konya’ya ait bilinen en eski fotoğraflar arasında, Amerikalı seyyah, arkeolog ve diplomat John Henry Haynes’in 1884 yılında çektiği kareler bulunmaktadır. Dönemin teknik imkânlarıyla çekilen bu fotoğrafların bazıları oldukça net, bazıları ise düşük çözünürlüklüdür. Buna rağmen geçmişe açılan bir pencere niteliği taşırlar. Bu kareler sayesinde şehrin toplumsal hayatını, giyim kuşamını, mimarisini ve geçirdiği değişimi takip edebiliyoruz.
Ben bu fotoğrafları, taşıdıkları hatıra değerinin yanı sıra, artık var olmayan yapıları belgelemeleri nedeniyle “kentsel kayıp fotoğrafları” olarak da nitelendiriyorum. Geçmişteki binaları, sokakları ve insanları gösteren bu kareler, Konya’nın şehir tarihine ışık tutan görsel belgelerdir.
Bu anlamda mazide kalan ve elimizden kayıp giden mimari ve tarihi eserlerden biri de Konya Muallimler Birliği binasıdır. Binaya ait elimizdeki dönem fotoğrafları ise 1910 yılı ile 1936 yılları arasına tarihlenmektedir. Muallimler Birliği deyince öğretmenler birliği anlamında bir mesleki dernek aklımıza gelmelidir. Türkiye’de öğretmen örgütlenmeleri 1908 yılında kurulan Encümen-i Muallimin ile başlamıştır. Söz konusu Encümen ile başlayan bu örgütlenme “Konferans Cemiyeti”, “Milli Talim ve Terbiye Cemiyeti”, “Muallimler Yurdu”, “Muallimler Cemiyeti” vb. çeşitli örgütlenmelerle devam etmiştir.
Millî mücadele sürecinde ve İstanbul’un işgali nedeniyle öğretmen cemiyetleri Ankara’da yeniden yapılanmaya gitmiştir. Muallime ve Muallimler Cemiyeti, bu süreçte Ankara merkezli olarak kurulan ilk muallim örgütüdür. Türkiye Muallime ve Muallimler Dernekleri Birliği, 7 Mayıs 1921 tarihinde kurulmuştur. 1924 yılında gerçekleşen ilk genel kongresinde ülke genelinde faaliyet yürüten muallim örgütlerini tek çatı altında birleştirme kararı alan Dernek, ismini de Türkiye Muallimler Birliği olarak değiştirmiştir. Birliğin temel amacı muallimler arasında yardımlaşma ve dayanışmanın sağlanması ve cumhuriyet idaresi ile birlikte gerçekleştirilen inkılapların halka anlatılmasıdır. Konya Şubesi de bunlardan biridir.
Teşkilatlanmasını tamamlayan ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyet yürüten Birlik, 1924, 1925, 1926 ve 1928 yıllarında genel nitelikte kongreler düzenlemiştir. Faaliyet dönemi içinde Muallimler Birliği şubeleri konferanslar, müsamereler, sergiler ve tetkik seyahatleri tertip etmek; kütüphaneler kurmak, eğitsel içerikli sinema filmleri tedarik etmek, tiyatro ve temsiller gerçekleştirmek, eğitsel ve kültürel içerikli yayımlar yapmıştır. “İrşat ve tenvir” hususunda Birliğin gerçekleştirdiği en önemli girişim ise Halk Dershanelerinin vücuda getirilmesi ve İrşat Heyetlerinin oluşturulmasıdır. (Teşkilat Yapısı ve Faaliyetleriyle Türkiye Muallimler Birliği (1921-1936) Yunus Pustu, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Bahar 2019, Sayı 99, 51-94)
Konya Muallimler Birliği binası Osmanlı döneminde bazı yabancı ülkelerin konsolosluk binası olarak kullanılmıştır. Yapı, iki katlı ve oldukça görkemli bir kütleye sahipti. Yapının mimari plan şeması ve dış cephe nitelikleri şu şekildedir: Binanın en belirgin mimari elemanı, köşe cephesinde yükselen ve üzeri kurşun kaplı olan Avrupa tarzı soğan kubbe ve neoklasik kuledir. Bu kule yapıya anıtsal bir kimlik kazandırmıştır. Simetrik pencere açıklıkları, dönem mimarisinin izlerini taşıyan kemerli pencereler ve silmelerle hareketlendirilmiş cephe tasarımı mevcuttur. Konya Muallimler Birliği düzenlediği kültürel toplantılar, öğretmenlerin özlük hakları ve dayanışmasına dair çalışmalar ile öne çıkmıştır. Halkın katılımına açık konferanslar, eğitici sergiler ve öğretmenler tarafından organize edilen sosyal yardımlaşma geceleri bu binada tertip edilmiştir.
Binanın ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı henüz bilinmemektedir. Bununla birlikte, mimari özellikleri ve dönem fotoğrafları, yapının geçmişine ilişkin bazı ipuçları sunmaktadır. Benzer mimari özellikler taşıyan diğer yapılarla karşılaştırma yapmak, binanın tarihini aydınlatmaya yardımcı olabilir. Ancak kesin bir sonuca ulaşmak için arşiv belgeleri ve başka tarihî kaynaklarla desteklenen araştırmalara ihtiyaç vardır.
Şahsî kanaatim, binanın 1861 yılında Lübnan'da yaşanan Marunî-Dürzî çatışmalarının ardından Konya'ya göç eden Marunî aileler tarafından yaptırılmış olabileceği yönündedir. Ancak yapının banisi ve kesin inşa tarihi henüz bilinmemektedir. Bir dönem kız lisesi ve ortaokulu olarak bilinen bina ile bu binanın mimari tarzı aynıdır. Arapoğlu Kosti binasında da benzer bir kubbe tarzı vardır. Dolayısıyla bu iki bina ile aynı zamanlarda ve 1910’lu yıllarda yapılmış olmalıdır. Ayrıca Vali Muammer Bey döneminde Alaattin tepesi ile Valilik arasında cadde açılmadan önceki fotoğraflarda Muallimler Birliği binasının yer aldığı görülmektedir. Caddenin yapımı 1911-1917 yılları arasına tarihlenmektedir. Cadde Vali Muammer Bey döneminde bu tarihler arasında açıldığı için bir süre ismi Muammer Bey caddesi olmuştur
1921 yılından 1934 yılına kadar 13 yıl faaliyet gösteren Konya Muallimler birliği fesih edilince ya da kapatılınca binası Milli Emlak Müdürlüğüne devredilmiştir. 1937’de çekilen fotoğraflarda bina ve maarif evleri denilen öğretmen lojmanları görülmemektedir. Bina ve öğretmen lojmanlarının olduğu alan 1936-37 yıllarında özel sektöre satılarak yerine Tevfik Ceylani tarafından işletilen Konya’nın ilk özel sineması yapılmıştır. Sinemadan kalan alana ise bir sıra halinde iki katlı işyerleri inşa edilip satılmıştır. Bölgeden geriye kalan tek yadigâr öge Gazi Mustafa Kemal İlkokulu yanına inşa edilen Konya Öğretmenevi olmuştur. (07.12.1934 tarihli Akşam Gazetesi Konya Muallimler Birliğinin yıl içinde kendini fesih yaptığı haberi.)
Konya Muallimler Birliği döneminde devlet adamlarının ve edebiyatçıların ziyaret yeri olmuştur. Cumhurreisi Gazi Mustafa Kemal 19.10.1925 tarihinde birliği ziyaret ederek öğretmenlere bir konuşma yapmıştır. Almanca öğretmeni Sabahattin Ali de Konya’da görev yaptığı 1931-32 yıllarında Muallimler Birliği toplantılarına katılmıştır. (https://isteataturk.com/g/icerik/Konya-Muallimler-Birligi-Merkezi-Nutku/761)
Akşam gazetesinin 29 Ekim 1929 tarihli nüshasının 7.sayfasında yer alan bir haberde ise Muallimler Birliğinin Cumhuriyet Bayramı nedeniyle çaylı dans hazırlığı yaptığı ve Kız Öğretmen ve Erkek öğretmen okulunda müsamereler vereceği yer almaktadır.
Tarihî binalar, şehirlerin yalnızca fiziksel dokusunu oluşturan yapılar değil, aynı zamanda şehir belleğinin önemli parçalarıdır. Bu yapılar yıkıldığında sadece bir binayı değil, onunla bütünleşen hatıraları, yaşanmışlıkları ve tarihî izleri de kaybediyoruz. Bugün Muallimler Birliği binasını ve Maarif evleri olarak bilinen öğretmen lojmanlarını hatırlayanların sayısı giderek azalmaktadır. Aradan geçen 92 yıl, bu mekânları ve burada yaşananları hafızalardan uzaklaştırmıştır.
Eski fotoğraflar, kent belleğini tazelemenin ve şehrin değişimini anlamanın yanı sıra tarihî yapıların restorasyon ve yeniden inşa çalışmalarında da önemli belgelerdir. Muallimler Birliği binasının ve karşısında bulunan Yusuf Şar Konağı'nın yeniden yapılmasına yönelik çalışmaların gündeme gelmesi memnuniyet vericidir. Fotoğraflar ve tarihî belgeler ışığında bu yapıların yeniden ihya edilmesi, Konya'nın geçmişiyle bugün arasında bir bağ kuracaktır.
Ancak insanın aklına şu düşünce de geliyor: Keşke bu tarihî binaları yıkmasaydık da bugün özgün hâlleriyle ayakta olsalardı. Çünkü kaybolan bir eseri yeniden yapmak değerli olsa da onu koruyarak geleceğe aktarmanın yerini tutmaz. Tarihî binalar şehirlerin hafızasıdır. Onları korumak, kent belleğimizi korumaktır. Bugün ayakta kalan tarihî eserlerimizi kaybetmeden yaşatmalı, kaybettiklerimizi ise tarihî belgelere dayanarak yeniden ihya edip şehre kazandırmalıyız.



