Gülşen Yılmaz

Gülşen Yılmaz

Gazeteciye bir günlük beylik!

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…
 
Her ne kadar adı Çalışan Gazeteciler Günü olsa da çalışan çalışmayan herkesin kutladığı bir gün desek yanlış olmaz sanırım.
 
Gazetecilik her zaman yüksek efor sarf edilmesi gereken bir meslek… Temponuzun her gün aynı ölçüde olması lazım… Her gün yaptığınız şeylere yenilerini katmanız lazım… Kısacası bu işi aşkla yapmanız lazım…
 
Tüm bunlar iyi, hoş, güzel de ya bu gazetecilerin geçim sıkıntısı ne olacak.
 
Ben gazetecilik yaptığım süre zarfında bu işi gözleri parlayarak yapan fakat sırf maddi sıkıntıları yüzünden bırakmak zorunda kalan çok arkadaşımı gördüm.
 
Çünkü bu hayatın buz gibi gerçekleri var maalesef!
 
O gazetecilerin gözlerindeki parıltı, umutsuzluk siyahına dönüşüp yok olurken onları görmek gerek artık!
 
Tamam, çok güzel tüm kurum ve kuruluşlar, belediyeler Gazeteciler Günümüzü kutladı.
 
Ama bu yetmiyor.
 
Gazeteciler aslında paket kutlama mesajları görmek değil itibar görmek istiyor.
 
Gazeteciler boylarını aşmış sıkıntılarının içinde sizin haklarınızı arayıp, haberinizi yaparken sizin onları görmemeniz ne kadar adil?
 
Açık havaya dönerli reklamlar verilirken, oraya harcanan bütçenin onda biri yerel basına verilmiyor. Ama haber yapmaya gelince; “Hadi yerel basını arayalım gelsinler.” Burada bir adaletsizlik yok mu sizce de?
 
Sadece dijitale, açık havaya ya da ulusal medyaya reklam vermek, son gayretiyle ayakta kalmaya çalışan yerel basını savunmasız hale getirmez mi?
 
Gazeteciler bunu hak etmiyor.
 
Gazeteci ekonomik olarak kimseye minnet etmek istemiyor.
 
Biz işimizi layıkıyla yaparken patronların da bunun karşılığını bize layıkıyla vermelerini bekliyoruz.
 
İhtiyacımız olan tek şey “Adalet!”
 
21. yüzyıl şartlarında hakkıyla maaş alamadığımız bir işte ne kadar devamlı olabiliriz. Üstelik aldığın paranın kat be kat üstünde çaba isteyen bir işse bu…
 
Emin olun yerel basının bir günlük çalışma düzenini görmüş olsanız, o kadar çok hak verirdiniz ki söylediklerime…
 
Bir taraftan özel hayatımızdaki maddi sorunların içinde debelenip dururken, bir taraftan da bu sorunlara merhem olmayan bir işte çalışmak!
 
Şimdi gazeteciliğe aşık arkadaşlarım bana kızacaklar belki de “Bu kadar da abartmasaydın” diye ama inanın bu mesleğin hakkı bu değil! Ve hepimiz gayet iyi biliyoruz ki gazeteciler kendi haklarını aramazlarsa çok sevdikleri meslekleri yok olup gidecek.
 
Biz sadece değer görmek istiyoruz. Sen herkesin derdiyle dertlenip, mutluluğunda, açılışında, resepsiyonunda, basın açıklamasında, kazasında, belasında, sorunlarında, anlatmak istediklerinde, eylemlerinde kısacası her anında yanında olursun. Hakkını da sonuna kadar savunursun.
 
Ama senin derdini kimse görmez.
 
Hal böyle olunca da bir 10 Ocak daha akşam ki programa yetişmek için işini bitirmeye çalışan gazeteciler için hızlıca geçer.
 
Kutlu olsun…!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.