Senan Kazımoğlu

Senan Kazımoğlu

Türkçe Namaz: “Yükünç”

Türk Milletinin İslam öncesi inanç sistemine baktığımız zaman dikkat çeken hususların olduğunu görmekteyiz. Bahsettiğim hususlar, genelde tek Tanrılı dinlerde olan özelliklerdir. Bu da Kuran-ı Kerimde anlatılan, her millete kendi içlerinden elçiler gönderilmesi meselesinin yansıması olabilir. Yani kısaca, Türk Milletine Allah tarafından uyarıcı bir elçi gönderilmiş olabileceğini söylemek istiyorum. Konuyla ilgili küçük bir araştırma yaptığımız zaman gerçekten de Türk destanları ve sözlü edebiyatında İslam ile üst-üste düşen öğeler olduğunu görmekteyiz. Ancak, bazı araştırmacılar bunların İslam’dan sonraki kayıtlara geçtiğini ve dolayısıyla da İslam öncesini yansıtmadığını söylüyor.

Bu mesele hususunda, Osmanlı dönemi tarihçilerinde de ilginç fikirler ile karşılaşıyoruz. Kanuni döneminin önemli eserlerinden olan “Tevarih-i Al-i Osman” kitabında Zülkarneyn’in (a.s) Oğuz Han olduğuyla ilgili görüşler mevcuttur. Yine, Osmanlı bilginlerinden olan ve bir dönem, Şeyhülislamlık da yapan Vani Mehmet Efendi Kuran-ı Kerimde bahsi geçen Zülkarneyn’in (a.s) Türklerin ulu atası Oğuz Han olduğunu söylüyor. Hatta bu fikrini güçlendirerek bu konuda tereddüt yoktur diyor.

Eski Türk inanç sisteminin İslam ile yakınlığı, Müslümanlığın kabulünden sonra yazılsın veya yazılmasın, eski Türklerin inanç sistemlerinde bulunan bazı kelimeler bu konuda gerçekten dikkat çekicidir. Bunlara örnek olarak uçmağ (cennet), tamu (cehennem), uluğ-gün (kıyamet), yek (şeytan), yazuk (günah), muyan (sevap), arın (tövbe) gibi kelimeler örnek gösterile bilir.

Benim hakkında bahsedeceğim kelime de yine bunlardan birisi olan “yükünç” sözüdür. Kelime hakkında günümüze ulaşan ilk bilgiler, Türk yazıtlarında (Göktürk yazıtları) bulunuyor. Fiil olarak Kül Tegin, Bilge Han ve Tonyukuk Yazıtlarında bulunan söz, ilk iki ve diğerindeki bir yazıtta “baş eğdirme” anlamında kullanılırken, Tonyukuk Yazıtının iki farklı yerinde tabi olma ve itaat etme anlamında kullanılmıştır.

Kelimenin konumuz ile olan ilgisi ise Kaşgarlı Mahmut tarafından bin yıl önce yazılan Divanu Lugati't-Türk eserinde karşımıza çıkıyor. Kaşgarlı Mahmut ünlü eserinde “yükünç” kelimesinden bahsederek bunun “namaz, ibadet, secde etmek” anlamında kullanıldığını söylüyor. Hatta bu sözlere “Kul, Tenğrige yükündi. (Kul, Tanrıya secde etti/eyledi.)” veya “Ol, yükünç etti. (O, namaz kıldı.)” örneklerini de veriyor. Yine aynı eserde “abdest almak” anlamında “yunmak” ifadesini kullanıyor. Buna da örnek olarak “er yundı” (adam abdest aldı) cümlesini veriyor.

Bu konuda dikkatimi çeken bir başka husus ise Azerbaycanlı bir arkadaşımın “yükünç” sözünü babaannesinden duymasıydı. Arkadaşımın anlattığına göre babaanesi vefat edene kadar namaza “yükünç” diyormuş. Yani bu kelime son yıllara kadar kullanılmış olması son derece önemlidir.

Günümüzde namaz ve abdest gibi ibadet adı olarak kullandığımız bazı kelimeler, Arapça değil Farsçadır. Ancak, biz Farslardan bu kelimeleri almadan önce bizim, bahsi geçen kavramları karşılayacak söz dağarcığımızın vardı. Bu, bir daha Türk dilinin ne kadar zengin ve canlı dil olduğunu, fakat maalesef, bizlerin ona gereken önemi göstermediğimizin ispatıdır. Türkçe düşünelim, Türkçe konuşalım ve Türkçemizi gelecek kuşaklara iletelim

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum