Dr. Abdullah Koca

Görünmeyen savaşın merkezi: Konya ve KBRN gerçeği

Dr. Abdullah Koca

Bazen insan, içinde bulunduğu çağın en büyük tehdidini anlamakta zorlanır…
Çünkü o tehdit, gözle görülmez.  
Çünkü o tehdit, alışılmış kalıpların dışındadır.  
Çünkü o tehdit, geldiğinde değil; geldiğini fark ettiğimizde çoktan yayılmış olur.

İşte içinde bulunduğumuz çağ tam olarak böylesi bir çağdır.

Artık afet dediğimizde sadece depremi, yangını, seli konuşan bir dünyada yaşamıyoruz. Artık afet kavramı; savaşla iç içe geçmiş, teknolojinin karanlık yüzüyle derinleşmiş, sınırları aşan ve etkisi yıllarca sürebilen yeni bir boyut kazanmıştır. Bu yeni boyutun adı ise hiç şüphesiz KBRN tehditleridir: Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer riskler…

Bu riskler, klasik afetlerden farklı olarak yalnızca fiziksel yıkım üretmez; aynı zamanda psikolojik çöküntü, ekonomik felç, sosyal çözülme ve uzun vadeli sağlık krizleri doğurarak bir toplumun bütün direnç mekanizmalarını hedef alır. Yani mesele artık yalnızca bir olayın kendisi değil; o olayın toplumun tüm dokularına nasıl nüfuz ettiği meselesidir.

Bugün dünya siyasetinde yaşanan gelişmeler bu gerçeği daha da görünür kılmaktadır. Özellikle son dönemde yoğunlaşan İran–ABD–İsrail eksenli gerilim, savaşların artık sadece konvansiyonel araçlarla yürütülmediğini, aksine hibrit tehditlerin –yani KBRN unsurlarının– giderek daha merkezi bir konuma yerleştiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, devletlerin güvenlik politikalarını yeniden şekillendirmesini zorunlu kılarken, aynı zamanda yerel ölçekte hazırlık kapasitesinin de ne denli hayati olduğunu göstermektedir.

Çünkü KBRN tehditleri…
Merkezden yönetilen, ancak yerelde hissedilen,  
ulusal güvenlik meselesi olmakla birlikte yerel müdahale gerektiren,  
sadece askeri değil aynı zamanda sivil savunma refleksi isteyen bir yapıya sahiptir.

Tam da bu noktada, Türkiye açısından son derece stratejik bir gerçek karşımıza çıkmaktadır:

Konya, Türkiye’nin ilk ve tek KBRN Okulu ve Eğitim Merkezi’ne ev sahipliği yapmaktadır.

Bu ifade, sıradan bir bilgi olarak okunmamalıdır.

Bu, Konya’nın sadece bir coğrafi merkez değil; aynı zamanda Türkiye’nin KBRN kapasitesinin kalbinin attığı yer olduğunu ifade eder.

Bu merkez; sadece eğitim veren bir kurum değil, aynı zamanda bilgi üreten, teknolojiyle entegre çalışan, kriz senaryolarını analiz eden ve en önemlisi sahada uygulanabilir kapasite geliştiren bir yapı niteliğindedir. Dolayısıyla Konya, bu anlamda yalnızca bugünün değil, geleceğin güvenlik paradigmasının da taşıyıcı şehirlerinden biridir.

25 Mart tarihinde Konya’da gerçekleştirilen KBRN Savunma Teknolojileri Sempozyumu, bu stratejik konumun somut bir göstergesi olarak tarihe geçmiştir. Alanında uzman askeri ve akademik kadroların bir araya geldiği bu organizasyon, yalnızca bir bilgi paylaşım platformu değil; aynı zamanda Türkiye’nin bu alandaki yerli ve milli kapasitesinin sergilendiği önemli bir vitrin olmuştur.

Sempozyumda sergilenen teknolojik ürünler, sadece birer araç değil; aynı zamanda Türkiye’nin bağımsız savunma vizyonunun somut yansımalarıdır. Çünkü KBRN gibi yüksek riskli alanlarda dışa bağımlılık, doğrudan güvenlik açığı anlamına gelir. Bu nedenle yerli üretim, bu alanda sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir zorunluluktur.

Bu anlamlı organizasyonda bulunmak, gözlem yapmak ve süreci yerinde değerlendirmek benim için de ayrı bir sorumluluk ve onur olmuştur.

Bu vesileyle;

Başta Milli Savunma Bakanlığımıza,  
Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza,  
KBRN Daire Başkanlığımıza,  
Konya’daki KBRN Tabur Komutanlığımıza  
ve bu alanda büyük bir özveriyle görev yapan tüm personelimize  
teşekkürü bir borç biliyorum.

Çünkü onlar…
Savaşın görünmeyen yüzüne karşı hazırlık yapan,  
kriz gerçekleşmeden önce müdahale planı oluşturan,  
insanlığın en zor senaryolarına karşı sessizce çalışan  
birer stratejik güvenlik aktörüdür.

Ancak burada üzerinde özellikle durulması gereken kritik bir husus vardır:

Konya’da böylesine önemli bir askeri ve stratejik yapının varlığı, toplumun geniş kesimleri tarafından yeterince bilinmemektedir.

Oysa bu durum, yalnızca bir farkındalık eksikliği değil; aynı zamanda toplumsal direnç kapasitesi açısından önemli bir boşluk anlamına gelmektedir.

Çünkü afetlere karşı hazırlık…
Sadece kurumların değil,  
aynı zamanda toplumun da bilinç düzeyiyle doğrudan ilişkilidir.

Eğer bir şehir, sahip olduğu kapasitenin farkında değilse;  
o kapasite tam anlamıyla etkin kullanılamaz.
Konya’daki KBRN Taburu, bu anlamda sadece askeri bir birlik değil; aynı zamanda ulusal güvenliğin görünmeyen sigortasıdır.

Burada görev yapan askerler;
Sıradan bir eğitim sürecinden geçmezler.  
Kimya bilirler, biyoloji bilirler, radyasyonun doğasını bilirler.  
Teknolojiyi kullanırlar, sahayı yönetirler, kriz anında karar alırlar.
Onlar…
Afet ile savaşın kesiştiği noktada görev yapan,  
bilimle disiplini birleştiren,  
insanı korumayı merkeze alan  
özel bir kadrodur.
Komutanları ise bu süreci yöneten değil;  
aynı zamanda geliştiren, ileriye taşıyan ve stratejik vizyon oluşturan liderlerdir.

Bir diğer önemli boyut ise akademik iş birlikleridir.

Konya’da özellikle Selçuk Üniversitesi ile KBRN birimleri arasında kurulan bağ, Türkiye’de nadir görülen ve örnek teşkil eden bir model ortaya koymaktadır. Üniversite öğrencilerine verilen uygulamalı KBRN eğitimleri, teorik bilginin sahayla bütünleşmesini sağlamakta; afet ve kriz yönetimi alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesine doğrudan katkı sunmaktadır.

Bu noktada özellikle vurgulamak gerekir ki; bu eğitim süreçlerini ilk başlatan ve bu alanda öncülük eden bölümlerden biri olarak Selçuk Üniversitesi Kadınhanı Faik İçil Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü, sadece akademik bir birim olmanın ötesinde, sahaya dokunan, uygulama üreten ve ülkemizin KBRN kapasitesine katkı sunan stratejik bir eğitim merkezi niteliğindedir.
Bu yapılan çalışma…
Sıradan bir ders faaliyeti değil,  
geleceğin krizlerine karşı yetiştirilen bir neslin inşasıdır.

Sonuç olarak;

Bugün dünya, görünmeyen tehditlerin gölgesinde yeni bir güvenlik paradigmasına doğru ilerlemektedir.

Bu yeni paradigmada güçlü olanlar…

Sadece silahı olanlar değil,  
hazırlığı olanlar olacaktır.

Ve Konya…

Bu hazırlığın en somut, en stratejik ve en değerli örneklerinden birine ev sahipliği yapmaktadır.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Bir şehir, sadece yaşanacak bir yer midir?

Yoksa aynı zamanda…

Bir ülkenin geleceğini koruyan bir güvenlik üssü müdür?
Bu sorunun cevabı Konya’da saklıdır.
Sessiz, derin ve güçlü bir şekilde…

Yorumlar 1
Nuri Can Şahin 02 Nisan 2026 09:14

Çağımızın en büyük sorunu olan KBRN tehlikelerine karsı bizleri bilgilendiren ve Konya Büyükşehir Belediyesinin bu konudaki eğitim seviyelerine dikkat çektigi icin Sayın Abdullah Koca hocamıza teşekkürlerimi sunarım????????

Yazarın Diğer Yazıları