* Karakter sadece bir doğru kararla değil, tutarlı seçimler ve davranışlar bütünüyle netleşir. 2030 a kadar olacak büyük değişimlerin yaşandığı günümüzde, ne yazık ki ülkemizi, zamanımızı ve enerjimizi iç meseleleriyle uğraşarak heba ediyoruz. Kaldı 3 Yıl. Uluslararası şeffaflık örgütü her yıl yolsuzluk algı endeksini açıklar. Bu yılki endekse göre 2025 yılında Türkiye’nin puanı 100 üzerinden 31’e düştü, sıralamada 182 ülke arasında 124’e indi. 2024 endeksinde puanımız 34, sıralamada 107. idi. Bir yılda 34’den 31 puana, 107. sıradan 17 puan düşüşle 124. sıraya indi. Hukuk endeksi, basın ve akademik özgürlükler endeksi ve yolsuzluk algı endeksinde Türkiye’nin üzerine giderek 3. dünya ülkesi gölgesi düşüyor.
* Kanuni Süleyman zamanında 3 kıtadaki devletin memurlarının sayısı 5.000 civarında tahmin ediliyor. Bugün kamu personel sayısı 5.500.000 oldu. Kayıtlı çalışan her 5 kişiden 1’i doğrudan devletten maaş alıyor. Türkiye’de, kamunun doğrudan istihdamı, 2025 yılı sonunda 5 milyon 324 bin 254 kişiye ulaştı. KİT statüsü dışında, çoğunluk hisseleri devlete ait olan şirketlerde çalışanların dâhil olmadığı bu istatistiklere göre, 3.963.000 kişi memur ve benzeri statülerde, 1.379.000 kişi ise işçi statüsünde çalışıyor. Kurumlar zayıflarsa, kuralları yetersiz kalır veya kurallar uygulanmazsa güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar. Modern devlette bozulma daha büyük olur. Sadece demokrasi demek yetmez. Mutlaka kuvvetler ayrılığı, denetim denge, şeffaflık, hesap verebilirlik değerleri eklemek, bunların güçlü kurumlarını inşa etmek gerekir. Yapılmazsa demokrasi bir seçim kazanma becerisine, güç oyununa döner, cezasını beraberce çekeriz. Dünyanın tek güçlü devletinde gözükenlere göre adalet bakanı başkana bakmadan 8milyon evrak açıklıyor. Gelişmelere göre Trump’a ne olacak göreceğiz. Seçimi kesinlikle kaybedecek.
*Sanayi olmaz ise bir ülkede gerçekten kalkınma ve büyüme olmaz. Ne kadar sanayi o kadar gelişme. TÜİK 2025 yılının sanayi üretimine ilişkin verileri açıkladı. Bazı verilerdeki aylık hareketler genel gidişat açısından kayda değer bir gösterge sayılmaz. Sanayi üretimi de bu göstergelerden biri. Aylık artış ya da azalışların elbette önemi vardır ama daha sağlıklı olan uzun dönemli değerlendirmelerdir. Bir önceki yılın aynı ayına göre yapmak da bir göstergedir, bu da bir fikir verir ama gidişatı, yıllık ortalamaların kıyaslamasına göre yapılan değerlendirme daha iyi gösterir. Toplam sanayi üretimi aralıkta görünürde aylık bazda çok hızlı bir artış gösterdi. Aylık artışın oranı herhangi bir arındırma işlemine konu olmamış endekse göre tam %18,3 düzeyinde. Artış oranı takvim etkilerinden arındırılmış endeksle ölçüldüğünde %13,2’ye iniyor. Aylık bazdaki en doğru oranı veren hesaplama mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış endeks, buna göre ise artış oranı yalnızca %1,2. Yıllık değişim için bakılması gereken takvim etkilerinden arındırılmış endeksin seyri. Buna göre geçen yıl aralık-aralık kıyaslamasına göre sanayi üretimi %2,1 düştü. Üretimdeki gerçek değişimi görmek için aralık-aralık kıyaslamasına değil, yıl ortalaması kıyaslamasına bakmak gerektiğini ortaya koyan en tipik örnek yüksek teknolojili ürünler. Bu kategorideki üretim geçen yıl aralık-aralık kıyaslamasına göre tam %24,9 düştü. Üretim yıl ortalaması bazında %11,4’lük artış kaydetti. %24,9 yanlış değil ama daha doğru olan %11,4. Yıllık ortalama artış %4. Sanayi üretimi son 10 yılda yıllık ortalama olarak %4 artış oldu. 2016-2025 yıllarını kapsayan bu dönemi ilk 6 yıl ve izleyen 4 yıl olarak ikiye ayırmak gerek. 2016-2021 dönemini kapsayan 6 yılda yıllık ortalama artış %5,2 oldu. Sanayi üretimindeki artış 2022 yılıyla birlikte önemli ölçüde sekteye uğradı. Artış, 2022-2025 döneminde yıllık ortalama %2,2 düzeyinde kaldı. Yıllık ortalama 5,2’den %2,2’ye inilmesinin nedeni tekstil ve giyim eşyası.
* Sonuç olarak, Türkiye'nin nüfusu sadece binde 5 artışla 86,1 milyon oldu. Dikkat etmemiz gereken nokta ise tek başına yaşayanların sayısı. Tek yaşayanların sayısı, 201.781 artışla 5.523.321'e yükseldi. Böylece son 10 yılda yalnız yaşayanların sayısı, %66,5 arttı. Sanayide ve insan sayısında son 10 yılda ciddi değişimler olmuş. 2025-2035 arasındaki yıllar Aile Yılı ilan edildi. Türkiye'de ne eğitimde ne de istihdamda NEET olan 15-34 yaş arası yaklaşık 6,5 milyon genç var. Bu oranla Avrupa'da zirvedeyiz. Genç işsizlik %14-17 aralığında ve en yüksek oran. Maliye Bakanlığı’nın 2026’ya ilişkin iç borç ödemede en çok dikkat çeken ocak ayındaki faiz ödemesiydi. Ocakta gerçekleşen ödemeyle faizde Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldı. Bir ayda tam 409,3 milyar lira faiz ödendi. Yalnızca iç borç faizi olarak. Bu tutar, neredeyse 10 milyar dolara eşit. Ocak ayında 183,1 milyar lira da iç borç anapara ödemesi, etti mi 592,4 milyar lira. Şimdi şubattayız toplam ödeme hemen hemen aynı, 591,3 milyar lira. Bu kez anapara ve faiz yer değiştiriyor. Şubatta anapara ödemesi 437,7 milyar, faiz ödemesi ise 153,6 milyar lira. Ocakta 592,4 milyar lira, Şubatta 591,3 milyar lira. Yani 2 ayda tam 1 trilyon 183,7 milyar lira.