Senan Kazımoğlu

Türk Dünyası Bir Olsun, Yarınlar Güçlü Olsun

Senan Kazımoğlu

Türk Dünyasının resmî anlamda dünya genelinde kabul gören birliği, Türk Devletleri Teşkilatı’dır. Türk Devletleri Teşkilatı’nın devlet başkanları düzeyindeki son zirvesi de 15 Mayıs Cuma günü gerçekleştirildi. Bu zirvede yine Türk Dünyasının geleceğiyle ilgili önemli konular görüşüldü.

Elbette bizler Türk Birliğini haklı olarak devlet büyüklerimizden bekliyoruz. Ancak onlardan önce bu birliği yine kendi aramızda da sağlamamız gerekmektedir. Topyekun milletimizin geleceği için Türk Birliği’ne hava kadar, su kadar ihtiyacımız vardır. Çünkü bizler ulu bir çınarın koparılmış dallarıyız. Kurtuluşumuz ve geleceğimiz için yeniden o ulu çınarın kökü etrafında birleşmemiz gerekmektedir.

Bilindiği üzere dünyada birçok birlik mevcuttur. Avrupa Birliği, Bağımsız Devletler Topluluğu, Afrika Birliği, İngilizce veya Fransızca konuşan ülkelerin oluşturduğu birlikler bunlara örnek gösterilebilir. Türk Birliği ise geç kalmış olmasına rağmen, bu birliklerin çok ötesinde; daha doğal, daha sürdürülebilir ve çok daha güçlü köklere sahip bir birliktir. Çünkü bizim hedeflediğimiz birlik; Avrupa Birliği gibi menfaat üzerine, Afrika Birliği gibi yalnızca hayatta kalma gayesi üzerine ya da İngilizce veya Fransızca konuşan ülkelerin birlikleri gibi sömürgecilik mirası üzerine kurulmuş bir birlik değildir.

Türk Birliği, Çin Seddi’nden Adriyatik Denizi’ne kadar uzanan büyük bir milletin ortak ülküde birleşme idealidir.

Çünkü bizleri bir araya getiren; atalarımızdan miras kalan ortak dilimiz, ortak inancımız, ortak tarihimiz, ortak edebiyatımız, ortak kültürümüz ve saymakla bitiremeyeceğimiz nice ortak değerimiz vardır. Eğer böylesine büyük ortaklıklara rağmen hâlâ birleşemiyorsak, atalarımıza, onların mücadelelerine ve bizlere emanet ettikleri değerlere ihanet etmiş oluruz.

Tarihimizin ve atalarımızın bizlere bıraktığı bu kutlu birliği gerçekleştirmek, Türk milletinin her bir ferdi için bir amaç olmalıdır.

Bu birliğin önündeki en büyük engellerden biri; birbirimizi yeterince tanımamamız ve birbirimizden yeterince haberdar olmamamızdır.

İşte tam da birbirimizi tanımamıza vesile olacak bir etkinlik de bu günlerde Konya’mızda düzenleniyor. Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından “Türk Dünyası Uluslararası Gönüllülük Zirvesi” adıyla düzenlenen programda; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’dan devlet kanalıyla gönderilen gönüllülerden oluşan ekipler, Konya’daki gönüllülerle birleşerek Türk Dünyasının geleceğine katkı sağlayacak birçok fikrî çalışma yürütüyor. Yapılan bu çalışmaların daha sonra raporlanarak katılımcı devletlerin ilgili kurumlarına gönderilmesi planlanıyor. Bu etkinlik için gerçekten Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nü tebrik etmek gerekir.

Yazılarımı takip edenler, benim Türk Birliği’ni kırılmış bir kola benzettiğimi bilirler. Bir kol kırıldığında onu iyileştirmek için çoğu zaman ilaca gerek kalmaz; yalnızca düzgün bir şekilde alçıya alınması yeterlidir. Bir müddet sonra kemikler kaynaşır ve hatta eskisinden daha sağlam hâle gelir. Türk Birliği de böyledir. Eğer bizler birbirimizi doğru şekilde anlar ve sağlam bağlarla kenetlenirsek, aramızdaki birliğin kendiliğinden sağlandığını görürüz.

İşte benim bu programda dikkat ettiğim en önemli noktalardan biri de bu oldu. Türk ülkelerinden gelen arkadaşlar, çok kısa süre içerisinde sanki birbirlerini yıllardır tanıyormuşçasına kaynaşmaya başladılar. Kısa süre içerisinde birbirlerinin iletişim numaralarını alarak samimi dostluklar kurdular ve gelecekte birlikte yapabilecekleri faaliyetleri konuşmaya başladılar. Bu program istenilen sonucu versin veya vermesin, Türk coğrafyasının farklı bölgelerinden gelen Türk milletini aynı masa etrafında toplaması ve kaynaştırmasıyla bence amacına çoktan ulaşmıştır.

Yazıya, etkinliğe Kırgızistan heyetinden katılan Zulaika (Züleyha) kardeşimizin sözleriyle son vermek istiyorum:

“Türk Dünyası bir olsun, yarınlar güçlü olsun.”

Yazarın Diğer Yazıları